Çarşamba, Mart 19, 2008

Blog Kardeşliği

Dün akşam bir ilki gerçekleştirip bizi bizden başka birilerinin de ka’ale aldığının ispatı http://bankis.blogspot.com/ 'dan Melontheroad'la tanıştık. Kavun Kız’ı al, liseye koy, olur yani. O derece çıtır duruyor bizim Çıtır’dan bile büyük olmasına rağmen. Birbirimize fiziksel olarak hiç benzemiyoruz. O sarışın ve minik, ben esmer ve zebellayım ama hatunla toprak çıktık. Daha bir ısındık. Kütüklerimiz aynı ilçede. Üç beş nesil öncemiz beraber at koşturuyordu Çukurova’da muhtemelen.

Herbert ve Horatio’yla ilgili de müthiş dedikodular yaptık. Ne Herbert’in mavi boncukçuluğu kaldı ne Horatio’nun şoparlığı. Farkında olmadan onlara koyduğum taşların güzelliğinden gözlerim doldu hatta. Girl Power’ın temelleri çoktan atılmış canım. Düella evinde parti verecek yakında. Hepsini davet edip bir röntgenlerini alacağız bakalım. Kavun Kız’ı bu şapşilerle bir başına bırakmaya niyetimiz taze bitti. Düellonun başına gelenler ve diğer blog olay örgülerine dair açıklamaları yaptık, soru işaretlerini temizledik. Başımıza gelenler, blogda bahsi geçen vakalar gerçek efendim. Evet, biz birbirimizle kavga da ediyoruz. Herkes ateş parçası, arada yumruklar kavuşuyor, n'apalım. Yazdığım herşey doğru fakat magazincilerin paragraftan cümle çekip yayınlamasına benzer bir durum olabilir. Genelde olayda takıldığım şey olayın bütünü olmuyor zaten. Bir yerinden yakala ve oradan sündür mantığında ilerlediğim için ve bunu tüm etrafıma da yaptığım için geçmişim arızalarla dolu.

Yalnız kim nerde çalışıyor, nereden mezun, ne iş yapıyor gibi detayları tanışmadan biliyorduk. Blogu yakından takip edip arada geri sarıp okuyunca kimi şeyleri, herşey birbirine bağlanıyor. Bu anlamda tehlikeli bulundu bu blog işleri de kim buna bizden başka bu kadar mesai harcar bilemedim. Hepimiz psikopatız, hepimiz hafiyeyiz valla.

14 yorum:

melontheroad dedi ki...

ben de bu konu hakkında yazı yazayım demiştim ama işler güçler izin vermedi derken bir baktım sen yazıvermişsin.hafiyenin yazısı üzerine yazı yazılmaz,o yüzden bari yorum yazalım.

malum kebapçıda buluştuk baktım kimse yok,bunlar yoksa düellanın evden beni dikizleyip gülecekler ve ben de kimse gelmeyince kalkıp gidicem mi diye düşünmedim desem yalan olur. ben tam bunları düşünürken kapıdan hafiyecan girdi.

ikinci baskı olmasın diye,o kendini anlattı,bana tavsiyeler verdi bazı konularda,düella gelince de ben anlattım durdum işte.

sonra da şövalye teşrif etti,bana acıyarak baktı ama ben çok eğleniyordum.

çok tatlı insanlar,onlar parti vercez diğerleri ile de tanışcaz dese de ben onları kendime saklamayı düşünüyorum.Bizim zillilere kaptıramam valla.

yalnız blackberryleri ile çok oynuyorlar,ben sevmem blackberry merry...ha ama o sayede ruşun da beni sevdiğini ve bana kavun kız dediğini öğrendim iyi oldu:)

ahhh sanal alem ahhh...
neyse son olarak hafiye ile kavga etsem ve bunu yazsa, o yazdıklarına gülmekten kavga mavga her şeyi unuturum ben ayol.

duella dedi ki...

'buyuk bulusma' taraflarından biri olarak bi yorum da ben yaziiim. malumunuz yine hafiye blog'una kaldık. kaybettiğimiz bir duello sonrası kanadımız kırıldı, yumoş'la yıkanmış düella olduk:)

mekana bi gittim, melocan'ı (super yakışan yeni adıyla kavun kızı) hemen tanıdım. sevimli, akıllı, bıcır bıcır, samimi. hafiyecan da süslenmiş, havalı bi bluz giymiş, cancan bi kolye takmış:) mühim bi toplantısı varmışmış.

kebap yedik, kahve falları baktık. blog'larımızda adı sanı geçmiş herkesleri çekiştirdik. güzel bi geceydi:)

Hafiye dedi ki...

Tabii ki de. Blog'u temsilen havalı olmam gerekiyordu. Sen de hiç fena diildin, Düellanım.

Adsız dedi ki...

Komik bisey soyliyim, ben en basindan beri "melontheroad"'i mel--on-the-road seklinde okumaktaydim. Kimdir bu yoldaki
Melanie, neden yollardadir diye dusunmekteydim! :)

Bu arada kebapci Namli mi? Agzim sulandi sabah sabah!

sawyer

melontheroad dedi ki...

Sevgili Sawyer,(Hurley hayranı olmama rağmen)

adım dün de açıkladığım gibi dünya turu yapanlara olan hayranlığım ile blogumuzun açılışının aynı zamana denk gelmesi nedeniyle belki bu adı alırsam ben de yollara dökülebilirim onlar gibi diyerek doğdu.ama nasip evimin kadını olmakmış,dünya turu gene emekliliğe kaldı valla.

adımı,senin gibi mel-on-the-road şeklinde anlayanlar da oldu,kavun yolda diye de ve en son kavun kız'la ruş tavan yaptı.

oysaki ben hem üniversitedeki takma adım melo hem de yukarıda saydığım heyecanla koymuştum o adı kendime,kavunlu sakız olduk valla ağızlara:)

Herbert dedi ki...

mavi boncuk dağıtan zilli, bu mu yani oluşturduğum imaj :)) büyük ihtimalle öldükten sonra anlaşılacak yapıtlarım..

ruty dedi ki...

Algida seciciligin alasi iste. Karnim ac midir surekli nedir, ben hep "melon" kismina dikkat edip gerisi uzerinde hic dusunmedim.. Yok yok, yalan soylemeyeyim, bir kez dusundum, bu nick aslinda "melonontheroad" olmali galiba diye.. O anda kafamin icinde de yollarda bir basina yuvarlanan bir kavuncagiz resmi vardi. O sevimli resim takildi kaldi.

E Tetteh dedi ki...

www.duelloyadavet.blogspot.com adresine yazarlar aranmaktadır. Aranan kişilerde aranan özelliklerin başında akıllı olmaları, egolarına sahip çıkabilmeleri, komplekssiz olmalari gelmektedir. I'd like to move it, move it.

Adsız dedi ki...

ali, kaşınma istersen.

Cltk dedi ki...

isminizi alabilir miyiz isimsiz?

murtaza dedi ki...

net konusmam gerekirse "bi bok anlamadim". kim bu herbert, horatio ve dahi melon?! bu blogu takip etmek yetmiyor galiba yazilanlari anlamak icin, bi de kardes bloglari mi okuycaz? vallahi ben burayi "esmer zebella"dan apdeytler ve fikirler almak icin okuyordum, ortaya kavun mavun girince bir tuhaf oldum... ben de ruty gibi acim, canim beyaz peynir ve raki cekti. kavunun yanina iyi gider.

saygilarimlarla,
2. bolumdeki kutup ayisi

Horatio dedi ki...

horatio benim.

murtaza dedi ki...

karamurat benim.

Adsız dedi ki...

ben de Che Guevera'yım