<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639</id><updated>2012-02-01T19:01:11.053+02:00</updated><category term='çocuk'/><category term='iş hayatı'/><category term='Yonc'/><category term='aşk'/><category term='ev döşemek'/><category term='trafik'/><category term='düşük'/><category term='analiz'/><category term='sevdiğim şeyler'/><category term='sıkıntı'/><category term='hatıralar'/><category term='sinir'/><category term='Çukurova'/><category term='Şövalye'/><category term='doğum'/><category term='Amerikan Tarzı'/><category term='kriz'/><category term='kelimeler'/><category term='tatil'/><category term='bebek'/><category term='rejimbozan'/><category term='modern hayat'/><category term='bakıcı'/><category term='memleketin hali'/><category term='hamilelik'/><category term='Seyahat'/><category term='annelik'/><category term='taşınmak'/><category term='evlilik'/><category term='Hissiyat'/><category term='hastalık'/><category term='güncel'/><category term='kitaplar'/><category term='takıntı'/><category term='ev hali'/><category term='şapşallık'/><category term='evham'/><category term='nostalji'/><category term='Kankalar'/><category term='beyin ameliyatı'/><category term='astroloji'/><category term='Düella'/><category term='dumur'/><category term='televizyon'/><category term='kesin dönüş'/><title type='text'>HAFİYE</title><subtitle type='html'>çalakalem İZ peşinde</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>404</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-1115708421808118551</id><published>2012-01-25T03:15:00.020+02:00</published><updated>2012-01-26T11:55:20.916+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Yemek Seçen Çocuk</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Q7HbjybqiFI/Tx9XOQVGlbI/AAAAAAAAD0o/YOlMhOY-QYw/s1600/20120125+yemek+se%25C3%25A7en+%25C3%25A7ocuk.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" gda="true" height="185" src="http://2.bp.blogspot.com/-Q7HbjybqiFI/Tx9XOQVGlbI/AAAAAAAAD0o/YOlMhOY-QYw/s200/20120125+yemek+se%25C3%25A7en+%25C3%25A7ocuk.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bazen bir şey gugıllarken anne bloglarına rastlıyorum. Anneler annelerin kurduymuş meğer. &lt;em&gt;Ne kadar uzun emzirdilerse o kadar gururlular bir kere.&amp;nbsp;İki yılı geçene madalya takıyorlar. Benim gibi emziremeyenler artık fena rahatsız vicdanlara sahipler.&lt;/em&gt; Anneler devam ediyor yazmaya. Diğer anneler gibi işin kolayına kaçmadıklarından bahsediyorlar, çok&amp;nbsp;eğitimli olmalarına rağmen çocuklarının yemeklerine gerekli özeni göstermeyen anneleri kınıyorlar. Çocuklarına yarım kilo pırasa pişiri pişirivermek neden bu kadar zormuş, diyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Genelde bu tip yazıları okurken çocuk yapınca işini bırakmış eğitimli kadın kokusu alıyorum ben. İşini bırakmışlığının hakkını&amp;nbsp;çocuğuna kimsenin bakamayacağı kadar iyi bakarak veriyorlar. Hadi bu onların psikolojisi de&amp;nbsp;ben kendime bir savunma mekanizması bulamazsam çatlarım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Pırasa pişirmek bana zor açıkçası. Çünkü ben anne olunca işimi bırakmadım. Bırakabilirdim. Kocamın parasıyla da geçinebilirdik elbette ama ben ömrümde babama bile güvenmedim, kocama hiç güvenemem para konusunda. Yoo, bilakis. Süper&amp;nbsp;verici, düşünceli&amp;nbsp;bir adamdır Şövalye. Parayı sevmez. Kim istese parasını ona&amp;nbsp;verir. Ama ben yine de, şimdi çalışmayı bırakırsam 50 yaşına geldiğimde ve ortada kariyer mariyer de kalmadığında adam 20’lik bir çıtırla kaçıp beni de &lt;em&gt;(alıp almayacağımın bile meçhul olduğu)&lt;/em&gt; üç kuruşluk nafakayla ortada bırakırsa diye endişelenmekten kendimi alıkoyamam. Evet, psikoterapi aldım. Hayır, anksiyetemin farkındayım ve onu ortadan kaldıramıyorsam bari kontrol altında tutarak yaşıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Sonra mesela üç haftadır sık aralıklarla seyahatteyim. İstanbul’da olduğum zamanlarda da karlar yüzünden iyice geberen trafik yüzünden eve geliş saatim marketlerin kapanış saatlerine denk geldiğinden pırasa falan alamıyorum. Alsam da evde pişirebileceğim saatlerde Jelibon uyumuş oluyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama asıl sorun bu da değil. Çünkü pırasa pişirebilecek bir teyzemiz var evde. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Teyze pişirmiyor mu? Pişiriyor. Yiyen var mı? YOK!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon cimbiti, psikopatça seçici&amp;nbsp;ve kendi kendine yetmek için&amp;nbsp;paralanan Başak burcu özelliklerini sergilemeye başladı. Kaşıkla beslenmiyor. Çünkü birinin ona yemek yedirmesini sevmiyor. Edilgen olmayı istemiyor. Boşuna yürümedi 9 aylıkken. Adamın kendi işlerini kendi halletmesi gibi bir derdi var çok bariz. Kaşıkla bizzat kendi kendine yemek istiyor ama onu da asla beceremiyor. Kaptaki yemeğin %10’unu dahi ağzına götüremiyor. Yoksa ben razıyım yemeğin %90’ının yeri boylamasına. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon meyve de yemiyor. Çünkü&amp;nbsp;nemli şeylere dokunmaktan nefret ediyor. Elma dilimine uzanıyor mesela ama hemen sonra ıslanan parmaklarından nefret ediyor. Acilen elini bir yere silmek zorunda hissediyor. Özetle, sadece biberon mamaları ve süt içip katı ve kuru şeyler yiyebiliyor&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;. Coco Pops, Cheerios, mısır gevreği, ekmek, kurabiye, poğaça falan yani. Doktora söyledik, aç bırakın alışsın, dedi. Yani ben gaddar, mürebbiye tipli bir insan olduğum için bana tomas, aç bırakırım ama ne Hayriye Teyzesi ne de babası bu disipline sahip insanlar değiller. Bir damla gözyaşı akıtsa Jelibon, babası ona marketin tüm cocolarını alır.&amp;nbsp;Millet etraftan çocuklarına çikolata verilmesin diye kampanya başlatıyor, Şövalye ise bilakis her yediği şekerli cocolu şey için ‘aferim’ diyor oğluna. Neyle mutlu oluyorsa onu yapsınmış çocuk. Tamamen hedonistik bir yaklaşımı var. Ters köşe. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bense doğruyu biliyorum ama ne Şövalye’yle&amp;nbsp;ne de Jelibon’la çarpışmaya üşeniyorum artık. Yaşlandım. Yine de Jelibon’un yediklerini düşündükçe sinirlerimin bozulmasına engel olamıyorum. Adam taze meyve sebze yemeyince IQ’su düşer gibi geliyor, endişe basıyor. Sonra da o endişeyi kontrol etmeye çalışıyorum işte. Hayatım&amp;nbsp;bir çerçeve içinde tutmaya&amp;nbsp;çalıştığım karanlık hislerle dolu. &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Çerçeve de şöyle oluyor: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Aman yahu, diyorum. Tundralarda, çöllerde yaşayan tipler meyve sebze mi gördü? Koca Avrupa patatesle adam oldu, diyorum. Mamalarda da bissürü vitamin var, diyorum. Diyorum ki, çocuğunuz pırasa yediği için o pırasayı pişirebiliyorsunuz. Siz önüne pırasa koyduğunuz için değil işte. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Çocuğunuz sizi emdiği için emzirdiğiniz, uslu olduğu için vaktiniz kaldığından bu boş vakitleri kendinize zorlaştırmak adına kafayı bu sefer de onun hijyenine taktığınız gibi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Mesela Jelibon o kadar kuduruk ki üstü başının temizliğine ya da sokakta yerlerde sürünmemesine dikkat etmek mümkün olamıyor. Mecburen salıyor, mecburen ‘large’ anne oluyorsunuz. Uslu akıllı bir şey olsa cici cici giyinsin, temiz temiz dolansın, antibakteriyel mendilleriyle silinsin&amp;nbsp;diye kasardım heralde. Bu kudurukluk seviyesinde bunlara kasmak fantezi dünyası.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Annelik galiba ne kadar acı çekerseniz o kadar kendinizi değerli hissettiğiniz bir şey. Çocuğunuz melekse kendinize dertler ve emekler yaratıyorsunuz işte. Onu yesin, bunu giysin, şunu oynasın diye kasıyorsunuz. Çocuğunuz&amp;nbsp;azgınsa zaten&amp;nbsp;azgınlık seviyesine göre ekstra dertler ve emekler için&amp;nbsp;hiç vakit kalmayabiliyor. Tüm vaktiniz sadece bari vücudu bütün kalsın diye peşinden koşmakla geçiyor. Pırasayla, hijyenle uğraşacak vakit kalmıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-1115708421808118551?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/1115708421808118551/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=1115708421808118551' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1115708421808118551'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1115708421808118551'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2012/01/yemek-secen-cocuk.html' title='Yemek Seçen Çocuk'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Q7HbjybqiFI/Tx9XOQVGlbI/AAAAAAAAD0o/YOlMhOY-QYw/s72-c/20120125+yemek+se%25C3%25A7en+%25C3%25A7ocuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-1663847083115025041</id><published>2012-01-13T02:13:00.002+02:00</published><updated>2012-01-13T02:21:34.946+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji'/><title type='text'>Sıraya Dizdin Bizi Zaman</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Zdh2IWc4YYg/Tw94dWPyGoI/AAAAAAAAD0Y/-n4m2Td94_g/s1600/20120113+hat%25C4%25B1ralar+ge%25C3%25A7idi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-Zdh2IWc4YYg/Tw94dWPyGoI/AAAAAAAAD0Y/-n4m2Td94_g/s200/20120113+hat%25C4%25B1ralar+ge%25C3%25A7idi.jpg" width="165" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Uzun zamandır içmemiştim. Kafam iyi. Hava güzel. Londra’da hava Istanbul’dan daha iyi. Gençlik ateşleri hala yanan junior kurumsal insanlar aleme aktı. Ben tıpış tıpış otelime yürüdüm. Yürürken düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz alkol alınca insanın aklına daha&amp;nbsp; kötüsünü yapmak geliyor. İki küsür yıldır içmediğim sigara geliyor. En son Amerika’da gördüğüm cigaralık geliyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Bu cigaralık meselesi de kafama takılmış kalmış bir konudur. Şu hayatta üç ya da dört kez denemişimdir. Onlar da üçer beşer fırtlardan ibarettir. Her seferinde de deli bir paranoyanın içinde bulmuşumdur kendimi.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Perdenin arkasında biri var’dan tutun evimdeki misafirin cüzdanımı çalacağına varan manyak manyak fikirler.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Bünyesi anksiyeteye müsait tiplerde bunlar olurmuş diye okumuştum. Bünyemden anksiyete artık çıkmış mıdır diye merak da ediyorum ama artık tecrübe ederek öğrenme yanlısı değilim. Tecrübe etmeden öğrenme yanlısı da değilim. Tam tersine, öğrenmeme yanlısıyım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Bir şeyi de bilmeyeyim. Artık o kadar çok şeyi bilmiyorum ki cehaletim gözlerimi yaşartıyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Yürürken Marks and Spencer’ın önünden geçtim. Bu şehre ilk geldiğimde buradan herkese çamaşır almıştım. Sipariş üzerine. Hey gidi 14 yıl olmuş.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Kısıtlı bütçemle ne alışveriş manyağı olmuştum ama. Üstüne cüzdanımı da çaldırıp beş parasız dönmüştüm Istanbul’a. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Havaalanı taksicilerine Etiler yönüne giden varsa beni de almak ister mi, diye rica etmiştim. İyi adam olmalılardı. Benimki de nasıl bir cesaretse. Şimdi böyle bir duruma düşsem soramam heralde.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Yürürken köprüyü gördüm. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Jelibon’un ‘London Bridge is falling down’ şarkısını çalan BabyTv klipleri geldi aklıma. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Build it up with wood and clay, wood and clay, wood and clay…&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Özledim adamımı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;14 yıl önce ben de gençlik ateşiydim. Yurtdışına çıkmak çok heyecanlıydı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Şimdi yurttaki küçük adam çok heyecanlı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Zaman insana formatlar atıyor hakkaten. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-1663847083115025041?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/1663847083115025041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=1663847083115025041' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1663847083115025041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1663847083115025041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2012/01/sraya-dizdin-bizi-zaman.html' title='Sıraya Dizdin Bizi Zaman'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Zdh2IWc4YYg/Tw94dWPyGoI/AAAAAAAAD0Y/-n4m2Td94_g/s72-c/20120113+hat%25C4%25B1ralar+ge%25C3%25A7idi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-617617225708709333</id><published>2012-01-04T14:37:00.000+02:00</published><updated>2012-01-04T14:37:12.450+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev hali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>Market Alışverişi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:WordDocument&gt;   &lt;w:View&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:Zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:TrackMoves/&gt;   &lt;w:TrackFormatting/&gt;   &lt;w:PunctuationKerning/&gt;   &lt;w:ValidateAgainstSchemas/&gt;   &lt;w:SaveIfXMLInvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:IgnoreMixedContent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:DoNotPromoteQF/&gt;   &lt;w:LidThemeOther&gt;EN-US&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:LidThemeAsian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:LidThemeComplexScript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:Compatibility&gt;    &lt;w:BreakWrappedTables/&gt;    &lt;w:SnapToGridInCell/&gt;    &lt;w:WrapTextWithPunct/&gt;    &lt;w:UseAsianBreakRules/&gt;    &lt;w:DontGrowAutofit/&gt;    &lt;w:SplitPgBreakAndParaMark/&gt;    &lt;w:DontVertAlignCellWithSp/&gt;    &lt;w:DontBreakConstrainedForcedTables/&gt;    &lt;w:DontVertAlignInTxbx/&gt;    &lt;w:Word11KerningPairs/&gt;    &lt;w:CachedColBalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:BrowserLevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathPr&gt;    &lt;m:mathFont m:val="Cambria Math"/&gt;    &lt;m:brkBin m:val="before"/&gt;    &lt;m:brkBinSub m:val="&amp;#45;-"/&gt;    &lt;m:smallFrac m:val="off"/&gt;    &lt;m:dispDef/&gt;    &lt;m:lMargin m:val="0"/&gt;    &lt;m:rMargin m:val="0"/&gt;    &lt;m:defJc m:val="centerGroup"/&gt;    &lt;m:wrapIndent m:val="1440"/&gt;    &lt;m:intLim m:val="subSup"/&gt;    &lt;m:naryLim m:val="undOvr"/&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:LatentStyles DefLockedState="false" DefUnhideWhenUsed="true"  DefSemiHidden="true" DefQFormat="false" DefPriority="99"  LatentStyleCount="267"&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="0" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Normal"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="heading 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 7"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 8"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 9"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 7"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 8"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 9"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="35" QFormat="true" Name="caption"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="10" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Title"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="1" Name="Default Paragraph Font"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="11" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtitle"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="22" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Strong"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="20" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Emphasis"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="59" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Table Grid"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Placeholder Text"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="1" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="No Spacing"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Revision"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="34" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="List Paragraph"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="29" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Quote"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="30" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Quote"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="19" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Emphasis"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="21" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Emphasis"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="31" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Reference"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="32" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Reference"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="33" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Book Title"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="37" Name="Bibliography"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" QFormat="true" Name="TOC Heading"/&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt; /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Table Normal"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0in 5.4pt 0in 5.4pt; mso-para-margin:0in; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri","sans-serif"; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin;}&lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-KPY-jwXLymI/TwRHpovvl-I/AAAAAAAAD0Q/PFDq4uKkTt8/s1600/20120104+market+al%25C4%25B1%25C5%259Fveri%25C5%259Fi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="132" src="http://2.bp.blogspot.com/-KPY-jwXLymI/TwRHpovvl-I/AAAAAAAAD0Q/PFDq4uKkTt8/s200/20120104+market+al%25C4%25B1%25C5%259Fveri%25C5%259Fi.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Biz artık varımızı yoğumuzu marketlere veriyoruz. Kredi kartı harcamalarımın neredeyse %80’ini market alışverişleri oluşturuyor. Tevekkeli değil, bir ara okuduğum ekonomi haberinde Migros’un bir şey başkanı, hedeflerinin bebekli aileler olduğunu söylüyordu. Bizler bebek yüzünden eve mahkum olduğumuzdan daha çok evde yiyip içip, evde tüketmeye başlıyormuşuz. Marketler de bu ev tipi tüketim malzemelerinin satıldığı yer neticede.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Market alışverişinden de nefret ederim ama işi Şövalye’ye de bırakmak istemem. Çünkü o markete gitti mi dönüşte markette janti ambalaja sahip ne varsa alır. Yer miyiz, içer miyiz, kullanır mıyız, düşünmez. Ambalajına, paketine hayran olduğu şeyi fiyat-fayda gözetmeden alır. Bazen çocuk gibi davranmak zorunda kalırım ona. ‘İyi tamam savurganlık yapabileceğin X liralık hakkın var’ derim markette. Yoksa bıdı bıdı bıdı, beynimi yer. Pintiymişim de. Zevksizmişim de. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Yine böyle bir market anıydı. Söyleniyordu. Tuttu bana “Senin yüzünden beş yıldır et yemiyorum”, dedi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Yuh, dedim. Yani iki kıpırdasan geyireceğin şey henüz sindirimi bile tamamlanmamış et olur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Allah kuru iftiradan sakınsın insanları. Bir de bu lafı başkalarına da der. Dediğine duyanı bırakın, kendi de inanır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Yiyorsun, hem de etten başka bir şey yemiyorsun. Asıl beş yıldır sebze yediğini görmedim ben.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Hikayenin aslı şöyle:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Şövalye’nin canı o an canı kasap reyonunda teşhir edilen bifteklerden istemiş. Satın almaya beni ikna etmek için ise iftira atma yöntemini kullandı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Koskoca adam bana sormadan iki biftek alamaz mı, demeyin. Bana sormuyor zaten. İnkarla iftirayla dalıp alıyor. Benim ağzımı açmama fırsat bile kalmıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-t-fY1mBGm8A/TwRHRfTrgZI/AAAAAAAADz8/vky7gjA9l5k/s1600/20120104+be%25C5%259F+y%25C4%25B1ld%25C4%25B1r+et+yemedim.png" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="182" src="http://1.bp.blogspot.com/-t-fY1mBGm8A/TwRHRfTrgZI/AAAAAAAADz8/vky7gjA9l5k/s200/20120104+be%25C5%259F+y%25C4%25B1ld%25C4%25B1r+et+yemedim.png" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ama içten içe yaptığı şeyin mantıklı olmadığını bildiğinden yapıyor bu çirkefliği. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Çünkü o anda evde henüz pişmiş tonlarca yemek vardı. Alırsak buzluğa girecek olan etleri, neden şimdi alalım, diyecektim. &lt;span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;“Dondur-çözdür derdi olmadan taze taze alırız sonra. Evimizin dibinde üç tane kasap var” diyecektim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bazen bana da onunla uğraşmaktan fenalık geliyor. İyi al, bana ne, diyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Sonra o evdeki henüz pişmiş diğer yemekler çöpe gidiyor, biftek pişiriliyor akşama.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Tüketmiyoruz bile. Tüketmeden döküyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Marketlerin canına minnet.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-617617225708709333?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/617617225708709333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=617617225708709333' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/617617225708709333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/617617225708709333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2012/01/market-alsverisi.html' title='Market Alışverişi'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-KPY-jwXLymI/TwRHpovvl-I/AAAAAAAAD0Q/PFDq4uKkTt8/s72-c/20120104+market+al%25C4%25B1%25C5%259Fveri%25C5%259Fi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-3674714253234917197</id><published>2011-12-29T17:41:00.004+02:00</published><updated>2011-12-29T17:46:47.328+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Değişken Disiplin Yöntemleri</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-8vLK1-qgj-c/TvyJjsrXooI/AAAAAAAADzw/mZ9e1rf1ejI/s1600/20111229+%25C3%25A7ocuk+disiplini.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" rea="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-8vLK1-qgj-c/TvyJjsrXooI/AAAAAAAADzw/mZ9e1rf1ejI/s200/20111229+%25C3%25A7ocuk+disiplini.jpg" width="168" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon’un oyuncaklarını doldurduğu bir sepeti var. Aslında o bir oyuncak sepeti değil. Kalabalık odası ilan edilen pencerelenerek kapatılmış balkonumuzda bir gardrop var. O gardrop yetmiyor kalabalığımıza; tepesine taşıyoruz. Taştığımız şeyleri öyle torbaların içinde tutmak yerine şık şık tıkıştıralım dediğimiz için aldığımız koli sepetlerden biri. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon işte sabah gözünü açar açmaz o sepete koşuyor. Sepeti ters çevirerek hepsi en ufak parçalarına ayrılmış lego ve şekilli zımbırtı ağırlıklı oyuncaklarını yere döküyor. Sonra da sepetin içine oturuyor. Kendisi sepetten iri ama bir şekilde sıkışarak içine yerleştiriyor totosunu. Sonra da oturduğu yerde bir ileri bir geri totosu üstünde zıplıyor. Tıpkı şu çuvalların içine girerek zıplayarak ilermeye çalıştığınız oyun gibi. O da totosunu sepete sıkıştırıp zıplayarak ilerlemeye çalışıyor. E, yapamıyor ve sıklıkla sepetle beraber devriliyor. Belden aşağısı da sıkışık olduğundan usturuplu düşemeyip kafasını gözünü vuruyor bir yerlere.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;İşte böyle garip biçimlerde kendini tehlikelere atıyor Jelibon. Ben de bu tarz oyunları yasaklıyorum ona. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;“Hayır, Jelibon. Sakın!” diyorum işaret parmağımı havaya kaldırıp. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Öyle kalıyor bir ayağı havada, sepetin tam üzerinde. Gülümseyerek azıcık içine sokar gibi yapıyor. SAKIIIN, diyorum. Geri çekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Geçen gün Kardeş Hafiye (Şibu) vardı bizde. O zaten Şövalye’yle büyük kafadar. Ne olacakmış canım, ben de amma ota moka hayır diyormuşum. Çocuğun ruhunu sıkıyor, onu gereksiz cenderelere sokuyormuşum. Jelibon’u psikopat yapacakmışım falan, uhuuu, bir dünya bıdıbıdılandılar tepemde. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Mutfağa gitmiştim. Bir döndüm ki salona. Ne göreyim? Arkamı döner dönmez izin vermişler Jelibon’un sepet oyununa. Adam mutlu mutlu zıplıyor sepetiyle. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Aman demeye kalmadan, hacıyatmaz olamadığından sepetle devrilerek kafasını yere gümletti bizim oğlan. Güüüm. İki saniye sessizlik. Sonra tıksırmaya benzeyen bir ses çıkıyor boğazından. Nefes alıyor Jelibon ki bağırmaya güç toplasın. İki saniye kadar daha sonra da uaaaggghh diye ağlamaya giriş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Gerçekten ‘ben demiştim’ demeyi sevmiyorum artık. Ben var ya ben, herhangi bir konuda haklı çıkayım diye sabahlara kadar damarlarımı şişire şişire tartışabilen ben, bu konularda artık haklı çıkmak istemiyorum. Bu tıpkı Kasparov’un ömründe satranç oynamamış biriyle maça oturmasına benziyor çünkü. Adama challenge’ın tadını bile yaşatmıyorsun. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Musibetle konunun vahametini kavrayan Şövalye, ağlayan oğlunu yerden kaldırdı. Jelibon iki dakika sonra sustu. Üçüncü dakikada yine sepete girmeye çalıştı. Bu sefer sadece Jelibon değil, Şövalye’yle ikisi birden onay almak için gözlerini bana çevirdiler. Şövalye’ye ‘yuh artık’ bakışı fırlattım. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şövalye de döndü çocuğa, “Olmaz, Jelibon. Yok. I-ıhh. Şimdi olmaz,” dedi. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Parmak sallama eşliğinde sert bir ‘hayır’dan anlayan Jelibon babasını sallamadan oturdu sepete. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şövalye bu sefer müdahale edip onu sepetten çıkardı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;“Duruma göre, Jelibon. Duruma göre. Zıplamadan oturabilirsin mesela. Anlaştık mı?”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon hiç anlamamıştı. Sadece kafası karışmıştı. Bu da ağlamaya kaldığı yerden devam etmesine yetti. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-3674714253234917197?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/3674714253234917197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=3674714253234917197' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3674714253234917197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3674714253234917197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/12/degisken-disiplin-yontemleri.html' title='Değişken Disiplin Yöntemleri'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-8vLK1-qgj-c/TvyJjsrXooI/AAAAAAAADzw/mZ9e1rf1ejI/s72-c/20111229+%25C3%25A7ocuk+disiplini.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-3789148244194203775</id><published>2011-12-14T11:17:00.002+02:00</published><updated>2011-12-14T11:20:55.956+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>İlk Kelimeler</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-XxwsuMlmAAY/TuhpR2o2MlI/AAAAAAAADzg/AH1XszciEGo/s1600/20111214+bebe%25C4%259Fin+ilk+kelimeleri.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="168" oda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-XxwsuMlmAAY/TuhpR2o2MlI/AAAAAAAADzg/AH1XszciEGo/s200/20111214+bebe%25C4%259Fin+ilk+kelimeleri.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Önce emiyor mu, sonra yürüyor mu, derken şimdi de herkes buna kilitlendi. Jelibon konuşabiliyor mu? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hayır, hala konuşamıyor efendim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;‘Anne’ bile demiyor. ‘Anne’ hadi fonetik olarak zor bir kelime ama ‘baba’ da demiyor. ‘Teyze’ diyor. Onu da ‘Tızee’ gibi bir biçimde söylüyor. Hayriye Hanım’a sesleniyor yani. Hayır, ben de kendimi önce ‘anne’ deseydi, hadi olmadı bari bir an önce diyebilsin diye paralamıyorum. ‘Anne’ demiyor ama adımı biliyor. Parktaki bir arkadaşıyla adaşız. Evde de herkes bana adımla seslendiğinden onu da kaptı gibi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama en komiği ‘Azize’ demesi. Bunu çok net söylüyor. Bu da arkadaşının bakıcısının adı. Yani adamın anlaşılır biçimde telaffuz ettiği ilk kelimesinin ‘teyze’, ikincisinin de ‘Azize’ olması bayağı komik. Hadi ‘teyze’ sorununu çözer de ‘Azize’ ne alaka? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Üzülmeyeyim diye de ‘oğlan çocukları geç konuşur’ diyorlar. Erken konuşsa ne olacak ki? Eninde sonunda (bu yönde bir sağlık sorunu yok gibi hani) konuşacak işte. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Erken yürüdüğü için canıma okundu zaten. 9 aylık yürür mü insan? Akıl 9 aylıkken hareket eden bir insan yavrusu etrafındakilerin totosuna yer yüzü göstermiyor. Erken konuşup bari beynimi şişirmiyor işte. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama konuşursa hareketliliği de azalırmış, konuşabilip derdini anlattığı için rahatlarmış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Pek de derdinden hareket etmiyor sanki bizimkisi. Daha çok keyfinden hareket eder bir hali var. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Mesela, eve biri mi geldi? Antrede tap dance yapar. Sonra koş koş koş. Evi turlar. Bir deliğe saklanır. Sonra ‘cee’ diye çıkar. Sevinirseniz bunu yüz kez yapar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir lokma yemek mi yedi? Koş koş koş. Evi turlar. Tur esnasında gözüne bir nesne kestirir ve onu kemirir. Kapıları çarpar. Evin bütün ışıklarını yakar. Kalkıp söndürürseniz bunu tekrar yapar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Parkta en yüksekteki kaydıraktan kaymak üzere bütün merdivenleri bir çırpıda çıkar. Ama kaymaz. Geri iner. Onlarca çocuğun arasında gövdesi büyük ama aklı küçük ve kalabalığın tersine hareket eden çocuğu ezdirmeyeyim diye siz de onla çıkıp çıkıp inersiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Merdivenlerle bir aşk ilişkisi var Jelibon’un. Gördüğü her merdivene çıkmak ve hepsinden geri inmek ister. Ama takılır işte. Saatlerce bunu yapabilir. Siz de iki büklüm iner çıkarsınız onunla. Düşerse tutmak için.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Pusetinde asla oturamıyor ne zamandır. Sokağa çıktığında hep yürümek istiyor. Pekala. Yürüsün di mi?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Mümkün değil. Düzgün bir hatta yürümediği gibi elinizi de tutmak istemiyor. Ortama bırakılsın ve aranıp sorulmasın istiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Eeeh, yeter artık diyip pusetine bağlamayı başarırsanız da saatlerce bağırabiliyor. Bazen o pusette bağırırken depar atarak onu sürerseniz hızdan hoşlanıp susabiliyor. 35 yaşında bir kadının sokaklarda ciyuuuv miyuuvv diye bağırarak puset sürmesi de tuhafsanıyor haliyle. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;E şimdi ben bütün bu anlattıklarımda bir derdini anlatamamak bazlı bir aksiyon göremiyorum. Adam neşeden içiyor. Kederden değil. Dolayısıyla konuşmayı sökmesinin totosundaki kurtların dökülmesine sebep olacağını sanmıyorum. Bu da alakasız telaffuz edip durduğu ‘Azize’ kelimesi gibi dert bazlı kelam etmediğinin bir başka işareti.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir kere ben anladım ki Jelibon sözlü anlamda muhabbet kuşu gibi. İşine yönelik konuşmadığı gibi en çok ‘ce’ ve ‘ze’ seslerini seviyor adam. Tıpkı kuşlar gibi şarkılar dinlemeye bayılıyor. Bir kelime öğreticem diye öldür allah tekrar edip durursanız tepesinde strese giriyor. Bir şeyi öğrendiğinde de susturamıyorsunuz. Şimdilerde nonstop ‘Azize’ kelimesini duyuyoruz kendisinden. 'Cici' de diyor bazen yerli yersiz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir de cevaben ‘gel’ diyor. ‘Del’ şeklinde söylüyor onu da. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Gel diyorsunuz. O da ‘del’ diye cevap veriyor. Gel. Del. Gel. Del. Böyle uzayıp gidiyor. Geldiği falan yok. Arka odadan ‘gel’inize ‘del’ diye cevap verip duruyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;En azından ses verdiğinde başının belada olmadığını anlıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Böyle tuhaf bir dil geliştirdik işte kendimizce. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-3789148244194203775?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/3789148244194203775/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=3789148244194203775' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3789148244194203775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3789148244194203775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/12/ilk-kelimeler.html' title='İlk Kelimeler'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-XxwsuMlmAAY/TuhpR2o2MlI/AAAAAAAADzg/AH1XszciEGo/s72-c/20111214+bebe%25C4%259Fin+ilk+kelimeleri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-4294131217371964986</id><published>2011-11-21T11:53:00.001+02:00</published><updated>2011-11-21T11:55:36.518+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Seyahat'/><title type='text'>Singapur'da Eğitim</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-8kX3ehcMfV4/TsoeTkkxPKI/AAAAAAAADxQ/xrY7zXYsYO4/s1600/20111121+bookfest+singapur.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="134" src="http://4.bp.blogspot.com/-8kX3ehcMfV4/TsoeTkkxPKI/AAAAAAAADxQ/xrY7zXYsYO4/s200/20111121+bookfest+singapur.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Geçen hafta Singapur’daydım. Konferansımızın olduğu devasa konferans merkezinin içinde binbeşyüz tane daha eşzamanlı&amp;nbsp;konferans vardı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hemen yanı başımızda bir kitap fuarı vardı mesela. Her sene Tüyap’a kitap fuarına Şövalye yüzünden mutlaka gideriz. Ortamını bilirim. Singapur’daki ortam Tüyap'la aynı değildi ama benzer yanları da yok değildi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Mesela her iki fuarda da kitapların çoğu test kitabıydı. Singapur'dakinde 'ders çalışmayı sevmeyen ergeninize nasıl fen çalıştırırsınız', konulu kişisel gelişim kitapları da bolca vardı. Gelişim dertlerinin&amp;nbsp; de hepsi fen ve matematik üzerineydi. Fuar alanında bir platformda uzman eğitmenler de çocuklarınıza fen ve matematiği nasıl sevdirirsiniz diye ahaliyi bilgilendiriyordu. Üşenmedim inceledim. Fuarda tarih, coğrafya, felsefe falan konularında ders kitabı hiç görmedim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Singapur, matematik başarısında dünyada ilk sırada. Eğitim sistemi tamamen sınav, özellikle de matematik ve fen sınavları başarısına dayalı bir sistemmiş. Bu sınavlarda en başarılı olanlar&amp;nbsp;süper eğitimlerine&amp;nbsp;devam ederken normal ya da az başarılı çocukların eğitmenleri onlarla daha az ilgilenerek daha da kötüleşmelerine sebep oluyormuş. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Singapurlular kendi geliştirdikleri Singapur Matematiği isimli matematik öğretme sistemini Amerikan sistemine karşı bayağı pazarlamışlar. Israil de bu modeli örnek aldığında öğrencilerinin matematik başarılarının arttığını gözlemlemişler. Tamam, biz de kafayı test başarısına takmış bir millet olabiliriz ama ona da kimbilir nasıl taktıysak ancak 50. falan geliyoruz sıralamada. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Singapur’daki kitap fuarının Tüyap’la bir başka benzerliği de ortalığın çocuktan geçilmemesiydi. Vıcır vıcır. Çığlık çığlık binlerce çocuk. İşte bu elverişsiz ortamda Singapurluların eğitim sistemi üzerine gözlem yapmaya çalışırken bir ara yakınımda bir pusette duran Hintli olduğunu sandığım bir kız çocuğunu fark ettim. Çocuğun oturduğu pusetin sapına o kadar çok ağırlık asmışlar ki bir süre sonra kızcağız pusetle beraber arkaya doğru devrildi ve ağlamaya başladı. O sırada tesadüfen pusetin yanında duran Singapurlu olduğunu sandığım çekik gözlü kadın çocuğu yerden kaldırırken bana da “Hanım, hanım. Çocuğuna bak” dedi. “O benim çocuğum değil”, dedim. Artık ne solaryum ne de güneş banyosu yapmadığım için uzun zamandır Hintli sanılmıyordum. Ortadoğulu, Kuzey Afrikalı ya da Latin sanılıyordum hep. Singapur ortamlarında Latinle, Ortadoğuluyla az karşılaşıldığından en yakın Hintli yakıştırması yapmış olabilir tabii kadın. Normaldir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama şu hiç normal değil. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Konferansta Amerika’dan bir iş arkadaşımla da karşılaştım. Bana Jelibon’u sordu. Resimlerini gösterdim blackberry’den. Senin eşin Caucasian (beyaz ırktan) mı, diye sordu. Jelibon sarı kafa ya. Ondan merak etmiş. Bu adamla altı sene yan yana çalışmışız. Ona bir dünya şey anlatmışım Türkiye’ye dair. Üstelik ofisimizde kumral olan başka bir Türk de vardı. Kendisi bir de Amerika’nın en iyi üniversitelerinden birinden mezun. Dünyayı dolaştığı bir işi var. Üstelik karısı da Çinli. Hani başka kültürlere maruz kalmamış olsa anlayacağım. Uzatmadım. Evet, dedim. Eşim beyaz. &lt;em&gt;Ben kızılderiliyim. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Orada da kalmadı. Türkiye’ye dair bir şaşkınlığını daha anlattı. Geçenlerde Türkiye’nin üzerinden uçmuş. Uçak penceresinden baktığında ne kadar dağlık olduğunu görmüş. Dağlarda da kar görmüş. Türkiye’yi çöl gibi sanıyormuşmuş. Çok şaşırmış. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Sorun eğitimse, çözüm testlerde de değilse nerede acaba? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-4294131217371964986?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/4294131217371964986/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=4294131217371964986' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4294131217371964986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4294131217371964986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/11/singapurda-egitim.html' title='Singapur&apos;da Eğitim'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-8kX3ehcMfV4/TsoeTkkxPKI/AAAAAAAADxQ/xrY7zXYsYO4/s72-c/20111121+bookfest+singapur.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-3840891385609799051</id><published>2011-11-04T15:19:00.001+02:00</published><updated>2011-11-04T15:20:01.422+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='modern hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıkıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trafik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memleketin hali'/><title type='text'>Trafiğin Yurdum Hali</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-fX3qTORbtbE/TrPmFHcHEYI/AAAAAAAADwc/FN7AlBZfhxo/s1600/20111104+Trafik+Canavar%25C4%25B1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" ida="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-fX3qTORbtbE/TrPmFHcHEYI/AAAAAAAADwc/FN7AlBZfhxo/s200/20111104+Trafik+Canavar%25C4%25B1.jpg" width="181" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Aslında çok şeye uyuzum. Bir heves her birine ayrı ayrı yazılar döşenmek istiyorum ama vakitsizlik ve üşengeçliğe kapılıp sallıyorum. Şurda kısa kısa değineyim bari aklımdan çıksınlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Trafiğe de uyuzum. Ona uyuz olmayan yok gerçi ama benim uyuz olduğumu ifade edeceğim durumlar sandığımız şeylerin sandığımız gibi olmamasına dair şeyler. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yayalar şoförlere uyuzdur ya hep. Bütün ilkokul kitaplarında sokaktan geçerken yayalara su sıçratan pislik şoförler vardı. Bu durum da fakir edebiyatının, ayrımcı, ayrılıkçı zihniyetin şeysiymiş, ben onu anladım. Hoş, artık araç sahibi olmak o kadar da üst sınıf yapmıyor insanı. Hem zenginler de trafikten bayıp yaya takılıyor olabiliyorlar. Şu sosyal bilgiler dünyası suyu kaldırımdaki yayaya sıçratan şoföre uyuzluk belleteceğine sokakta suyun birikmesine takılsa iyi olacak. Bütün sokaklar harita gibi. Dangıl dungul. Suyun sıçramamasına imkan yok. Altyapın düzgünse ne yayanı şoföre ne de şoförünü yayana bileyletmene gerek kalmıyor. Yalnızca eğitim de değil, eğitimin içeriğinin değişmesi de şart.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ben her gün mesai bitiş saatlerinde Mecidiyeköy cehennemini yaşayanlardanım. Bazen evimi görüyorum ama ona ulaşmam 45 dakika sürüyor. Toplam bir kilometre tutmayan bir yoldan bahsediyorum üstelik. Çoğu zaman trafik polisi de oluyor tıkandığım kavşakta ama durum hiç değişmiyor. Tam Mecidiyeköy meydanında, akmayan trafikte araçlar bitişip dururlar ve kavşağı tıkarlar ya. Bu sebepten benim aracıma yeşil yandığında ben karşıya geçemeyebiliyorum. Bana kırmızı yandığında da geçmemeliyim kural olarak ama işte o zaman da arkamdaki ve yanımdaki araçlar cinnet yaptığından, ben de ışığı duruma göre referans alıp sezgisel olarak bir şekilde itiş kakış geçiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama bazen tam da bana 40 saniyelik yeşil yanmışken bunun son beş saniyesinde yol açılıveriyor. Hemen atılıyorum ama bu sefer de karşıma kendilerine kırmızı yandığı halde sallamayıp yolu geçen yayalar çıkıyor. İşte o zaman onların üzerine sürüyorum arabamı. Üstelik hiç de pişmanlık duymuyorum. İçimdeki cadalozla çok barışığım. Çoğu küfrediyor bana dönüp. Ben de onlara küfrediyorum. Benim orada beş saniyemi haksız yere yerseniz on dakikaya kadar beni oraya bağlama ihtimaliniz var. Oysa yayanın ise zaten ona ait olmayan bir beş saniyeciği gidiyor. Ama yaya, yaya olduğu için mağdur sanıp kendini ezik edebiyatı yapıyor. Bana küfür ederken de bu minvalde sözler sarf ediyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Gireceğim sokağı da tıkıyor olabiliyor kırmızıda geçen yayalar. En son yine bir kadının üstüne sürdüm arabamı. Car car car bağırdı. E işte 30 santim ilerlemişmişim hepi topu. Bu kadarcık mesafe için yaptığıma bakaymışım. Dedim kıçım açıkta. Ana caddede. Arkamda da en az on araba. Hep beraber senin toton&amp;nbsp;kırmızıda otuz saniye önce geçsin diye Halaskargazi’yi tıkıyoruz. 30 santim sana 30. Arkama sor bir de. Gerizekalıııı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;En nihayetinde evime gelmişim geçen gün. Tam park ediyorum sokağa. Bir tane adam geldi. Komşum aslında. Tak tak camıma vurdu. Saygısız, diye bağırmaya başladı. Oraya o park edecekmiş de tam, ben yerini kapmışmışım. Ya evet trafik akmıyordu ve park yeri boşluğunun biraz ötesinde bir araçtan bir kadın iniyordu. Ama ne bir dörtlü yakmak ne işaret vermek. Ben sandım ki yolda adam indiriyor. Devam edecek. Üzerine düşünmedim bile. Yok o oraya park edecekmiş meğersem. Dedim işaret verseydiniz. Verdim ya, diyor. Ne verdin? Ben hatırlamıyorum işaret verdiğini. Durmuş olman yeterli değil zira tüm trafik duruyordu. Benim senin oraya park etmek üzere durmuş olduğunu sandığımı sandın. Sandığımı sandığın şeyi sanmadım ben. Lambalar, işaretler bunun için var. Salak. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Tamam, sezgisel bir durum var Istanbul trafiğinde ama bu kadarını sezmek müneccimlere bile nasip olmaz. Hayır bir de bu Istanbul’da park yerini kapan kapana. Otoparklarda bile işaretini verdiğin halde senden daha hızlı davranmaya çalışıp göstere göstere hiç mi park etmediler senin olacağını sandığın yere? Sen üstelik de komşun olan bir kadının penceresini tıklatıp sandığını sandığın şeyi sanmadığı için saygısızlıkla suçlarsan o da avazı çıktığı kadar sana ‘sen’ diye hitap edip üstüne sana ‘salak’ da der. Hiç yapmadığı şeyleri yapar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yani bu kadar ağır tahrik altında içimizdeki trafik canavarını uyandırmamaya çalışmak zor. Ben kendisiyle barıştım. Seviyeli seviyesiz. Her türlü beraberiz. Mecburen. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-3840891385609799051?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/3840891385609799051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=3840891385609799051' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3840891385609799051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3840891385609799051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/11/trafigin-yurdum-hali.html' title='Trafiğin Yurdum Hali'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-fX3qTORbtbE/TrPmFHcHEYI/AAAAAAAADwc/FN7AlBZfhxo/s72-c/20111104+Trafik+Canavar%25C4%25B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-1798180237190122545</id><published>2011-10-25T14:53:00.012+03:00</published><updated>2011-11-04T15:23:33.409+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='televizyon'/><title type='text'>Behzat Ç'nin Filmi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-0l3r6DdXkgY/Tqai8HM2iQI/AAAAAAAADsM/CkQtuIxrDHI/s1600/20111025+Hafiye+ve+Hayalet.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" ida="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-0l3r6DdXkgY/Tqai8HM2iQI/AAAAAAAADsM/CkQtuIxrDHI/s200/20111025+Hafiye+ve+Hayalet.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Medyada yönetici kankalar sağ olsun, Behzat Ç’nin sinema filmi, Seni Kalbime Gömdüm’ün galasına gittim dün. Daha önce hiç galaya gitmemiştim. Türk işi milyon tane organizasyon problemi yaşadık ama olsun. Hayalet, Akbaba ve Harun’la janti pozlar çektirdim mi? Çektirdim. Bu bana yetti de arttı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Behzat’a ulaşmak çok zordu. Bin gazeteci ve kameranın arkasında ona ulaşması çok dertliydi. Zaten ben en çok sevdiğim karakterlerle kareleri kapmıştım. Gerisine kasmadım. Hayalet ve Akbaba gerçekte de süper şeker tiplerdi. Harun ve Cevat ise ukalalardı. Cevat o kadar ukalaydı ki kendisiyle resim çektirmekten bile vazgeçtim. Halbuki kendisine acımayla karışık hisler besliyordum. Bundan sonra hiç acımam.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Filmden&amp;nbsp;pek etkilenmedim açıkçası. Dizide filmden daha iyi bölümler seyretmiştim. Filme biraz daha çok para harcamışlar sadece. Bir araba parçalamışlar. Olay&amp;nbsp;yerinin yeni amiri olaraktan Cansu Dere’yi falan oynatmışlar. Behzat’ı&amp;nbsp;homme-fatal&amp;nbsp;adam yapmaya çalışıp Cansu’yu ondan hoşlanır hale getirmişler. Olmamış ama. Yani ne Cansu polise benziyor ne de Behzat böyle kadınların uğruna kendini parçaladığı bir tip olabilir. Zorlamaya gerek yok.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-LlptMKXmR4I/TqaminXjHwI/AAAAAAAADss/m6aGiYspfok/s1600/20111025+Harun+ile+Hafiye.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" ida="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-LlptMKXmR4I/TqaminXjHwI/AAAAAAAADss/m6aGiYspfok/s200/20111025+Harun+ile+Hafiye.jpg" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Filmde dizinin dayattığı kısıtlamalardan kurtulunmuş. Behzat böylece devamlı rahat rahat sigara içiyor. Ofiste zulasından votkalarını çıkarıyor. Daha çok küfür ediliyor. Behzat daha kafayı yiyik bir tip olmuş. Ölmüş kızı Berna’ya dair halüsinasyonları daha sık görüyor. Evinde aslında var olmayan bir tavşanı besliyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Filmi diziyi sevdiğim için mutlu mesut seyrettim ama açıkçası bu filmin amacını anlayamadım. Anlayabildiğim kadarı ise çok ticariydi&amp;nbsp;. Televizyondan alamadıkları parayı filmden toplamaya çalışmışlar. Böylece diziyi hiç izlememiş olanlar da filmi izleyebilir kılınarak yeni dizi seyircisi yaratılmış olur. Diziyi inadına beleş mecra internetten takip eden ciddi fan kitlesinden bari üç beş kuruş para da toplanabilir. Dizinin ikinci sezonunun başlangıcı filmin gişesi için iyice uzatıldı. Bu durumda diziyi çok özleyen fanları filme illa gidecektir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Filmin ticari olmasından yana hiçbir şikayetim yok. Liboşum ben. Şu hayatta neredeyse her şey ticari olmalıdır zaten ama daha adil ticaret adına, bari diziden daha değişik, daha görsel şenlikli, festival tadında bir şey olsaydı. Mesela Sex and the City’nin de filmleri çekildi ama film çekildiğinde dizi biteli kaç yıl olmuştu. Millette karakterlerin hayatlarında neler olduğuna dair bir merak oluşmuştu. Dizi karakterlerinin günümüzdeki halleri ele alınarak bir merak giderilmiş oldu. Behzat ise henüz sonlanmamış, iki sezon arasında kalmış bir dizi. Millet daha ilk sezon finalinde pikte bırakılmış merakını giderememişken bu film dizi izleyicisinin merakını gidermediğinden sadece diziyi izlememiş, dolayısıyla merakı da olmayan sinema izleyicisine anlamlı gelmiştir heralde. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-CwYUzJyH2zU/TqamcbEUk8I/AAAAAAAADsk/8agXunTDFPs/s1600/20111025+Akbaba+ile+Hafiye.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" ida="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-CwYUzJyH2zU/TqamcbEUk8I/AAAAAAAADsk/8agXunTDFPs/s200/20111025+Akbaba+ile+Hafiye.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Sex and the City'de,&amp;nbsp;metropolitan kızlarımızın giydikleri, gezdikleri hep fenomendi. Filmde modanın, tasarımın, alemin doruklarına çıkıldı. Baktılar ticari başarı akıyor. İkinci filmde Abu Dhabi’ya gidildi. Değişik egzotik ortamlar sunuldu. Beğendik, beğenmedik, o ayrı ama dizisinden değişikti işte. Dizinin iki bölüm uzantısı olsa evinden kalkıp sinemaya gitmiş, kızları görmek için bir çabaya girmiş insanlara haksızlık olacaktı. Yapımcısı, yönetmeni, oyuncusu, tüm ekibi halihazırda süper bir lezzeti hali hazırda dizide sunarak seyircilerini şımartmışlardı belki. Ama şımardı işte seyirci. Sinemada ya daha değişik ya da aynı lezzetin daha grand halini ister. Yoksa kırdığın hayalle kalırsın. Dizi bitmeden devam filmlerini de çekemezsin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-1798180237190122545?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/1798180237190122545/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=1798180237190122545' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1798180237190122545'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1798180237190122545'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/10/behzat-cnin-filmi.html' title='Behzat Ç&apos;nin Filmi'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-0l3r6DdXkgY/Tqai8HM2iQI/AAAAAAAADsM/CkQtuIxrDHI/s72-c/20111025+Hafiye+ve+Hayalet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-5243426034409148573</id><published>2011-10-24T17:00:00.011+03:00</published><updated>2011-10-24T17:09:48.533+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Yeterince İyi Anne</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Q_w4ZVdqMxs/TqVwCCDoKLI/AAAAAAAADsE/auoGZBVYPH4/s1600/20111024+M%25C3%25BCkemmel+Anne.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" rda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-Q_w4ZVdqMxs/TqVwCCDoKLI/AAAAAAAADsE/auoGZBVYPH4/s200/20111024+M%25C3%25BCkemmel+Anne.jpg" width="197" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Geceden sabaha gugıllıyorum. Ha bire etrafımdaki annelerden dinliyorum. Her bilgi birbiriyle çelişiyor. Bu bebek/çocuk deneylerinin kanıtlanmışı var mı allah aşkına? Duruma göre, bebeğe göre, aileye göre, çevreye göre, ona göre, buna göre değişip duran bilgiler ve yorumlar silsilesi her biri.&amp;nbsp;Birine uysan diğerinden gol yiyebileceğin endişesiyle vicdan azabına sürüklenirsin. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Evkadını olsaydım çocuğumla daha çok vakit geçirebilirdim, diyorum. E, bakıyorum. Kendini dünyanın en iyi annesi sanan evkadını annem beni her gün bir sebepten mutlaka pataklardı. Mantık yürütürsek keşke çalışsaydı da evden uzak durmak zorunda kalıp beni dövecek vakti bulamasaydı. Belki benden uzak kalmak zorunda kaldığı için&amp;nbsp;suçlanır hiç dövemezdi. E, o zaman acaba ben daha iyi bir insan mı olurdum? Burada yazacak hezeyanım kalmaz mıydı?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bazı adamlar tanıyorum. Dokuz kardeşiyle iki göz odada büyümüş. Çamurun içinde yarı aç yarı tok. Dayaksa&amp;nbsp;alası var. Gel zaman git zaman bu adamlar kocaman patronlar olmuşlar. Anne babalarının resimlerini odalarına asmışlar. Hala anacım babacım der gözler doldururlar. O zaman acaba bu adamlarda Stockholm Sendromu mu vardır?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tamam, benim annem çalışsaydı ya da o adamlar sendromsuz olsalardı belki daha daha daha olurduk. Ama kim ne derse desin ben buna inanmıyorum. Çocukluk travmaları hayata tutunma metodlarınızı keşfetmenizi sağlıyor. Örneğin, ben dayaktan ve akabinde sözlü tacizden&amp;nbsp;kurtulmak için mutlaka evden ayrılmalıydım. Bu da ancak iyi bir üniversitede, uzak bir şehirde olabilirdi. Tek çıkışım oydu. Sevgi dolu bir ev hayatım olsaydı belki daha mutlu olurdum ama belki de&amp;nbsp;şimdiye kadar aldığım yolu alamazdım. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şimdi devir de akıllar da değişti. Ben de Jelibon’a motivasyon olsun diye bilinçli travmalar yaratamam. Cezadan kaçınma yerine mümkün olduğunca ödül sistemine geçicez mecburen. Ama bunun da günümüz şartlarında motivasyon değerinin düşük olduğunu sanıyorum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hem okuduğum her şey birbiriyle çeliştikçe kendime daha sakin şeyleri örnek almaya başladım. &lt;a href="http://blogs.wsj.com/ideas-market/2011/04/11/twin-lessons-have-more-kids-pay-less-attention-to-them/"&gt;Serenity Parenting&lt;/a&gt; denen şey mesela. Tembel tarafımı okşadığından belki de tam bana göre. Koy gitsin demek değil bu elbette ama iki yaşından önce televizyon seyretse, az sebze yese, cinnetini çok sallamasam, sümüğü akarak dolaşsa, sayıları saymayı biraz geç öğrense Harvard’a gideceği varsa gidemez olmaz heralde. Sanki günümüz ebeveynleri olarak marjinal fayda katacak şeylere fazlaca yoruluyoruz gibi geliyor bana. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;‘Mükemmel anne’ olma yerine ‘yeterince iyi’ olmak da iyi bir seçim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.psychologytoday.com/blog/prescriptions/200902/what-happened-the-good-enough-mother-she-s-slacker"&gt;Yeterince iyi anne&lt;/a&gt;:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;• Çocuğunu sever ama bütün davranışlarını tasvip etmek durumunda değildir&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;• Çocuğu her istediğinde yanında olmak durumunda değildir&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;• Çocuğunun bütün kötü mod ve hislerine engel olamaz&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;• Kendisinin de birtakım ihtiyaçları vardır ve bu ihtiyaçlar bazen çocuğununkilerle çakışabilir&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;• Bazen kendini kaybeder&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;• Durumu tartar ve kendine göre iyi kötü kararlar alır&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;• İnsandır ve hata yapabilir &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;• Hatalarından dersler alır&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aslında tüm bunlara isim verip kategorilendirmek bile kafa yorgunluğu. Annemler, anneannemler gibi olmak vardı. Sorgusuz sualsiz. Tartmadan biçmeden ebeveyn olmak. Rahatla biraz’a bile kural koymuş modern dünya. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-5243426034409148573?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/5243426034409148573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=5243426034409148573' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5243426034409148573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5243426034409148573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/10/yeterince-iyi-anne.html' title='Yeterince İyi Anne'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Q_w4ZVdqMxs/TqVwCCDoKLI/AAAAAAAADsE/auoGZBVYPH4/s72-c/20111024+M%25C3%25BCkemmel+Anne.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-2811734785327246779</id><published>2011-10-18T14:09:00.004+03:00</published><updated>2011-10-18T14:20:25.805+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><title type='text'>Ağlatma Metodu</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Q959RuFGIGk/Tp1eCz4d5pI/AAAAAAAADYY/ZLTCAIW9kHc/s1600/20111018+A%25C4%259Flatma+Metodu.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" oda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-Q959RuFGIGk/Tp1eCz4d5pI/AAAAAAAADYY/ZLTCAIW9kHc/s1600/20111018+A%25C4%259Flatma+Metodu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Beş gündür Jelibon’u ağlatma (Ferber) metodu ile uyutuyoruz. Daha doğrusu ben yapıyorum bunu. Bunu yaparken ortamda Şövalye varsa Jelibon’un kapısında nöbet tutuyorum. İçeri girip Jelibon’u psikopat annesinden kurtarmaya yeltenen babasına set çekmek için. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Daha evvel de ağlatma metoduyla uyku düzeni getirmeye çalıştım Jelibon’a. Adam neredeyse 14 aylık. Koca adam oldu. Biz hala her akşam iki saatimizi uyutma çabalarına harcıyoruz. Yeter artık diyip evde sıkıyönetim ilan ederek bir kez daha metodu denemeye karar verdim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Önceki denemelerimde Jelibon’un odasının önünde Şövalye’yle deve güreşi bile yapmıştık. Şövalye benden uzun ve iri tabii. Bir de zaten içeride ağlayan çocuğa ‘Geliyorum Jeliboncuuum’ diye bağırıp durduğundan içeri girmese de metodun içine ediliyordu. Direnmek faydasızdı. Her seferinde çabalarım heba olduğu bir yana Jelibon da 'yeteri kadar ısrarlı bağırır ve ağlarsa babasının geleceğini ve yatağından çıkarılıp kendisiyle kaç-kovala oynanacağını' öğrenmiş olarak daha yaramaz ve şımarık bir şekilde sahnelere geri&amp;nbsp;dönerek&amp;nbsp;uyku saatini 23:30'lara kadar çekti.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şövalye, Jelibon’un her istediğini yapma üzerine kurduğu ebeveynlik felsefesini bana da kabul ettirmeye çalışıp duruyor. Şövalye gibilere &lt;strong&gt;müsamahakar ebeveyn&lt;/strong&gt; deniyor. Çocuğun isteklerine karşılık veren ve fakat ondan hiçbir şey talep etmeyen bir babadır kendisi. Bu tip ebeveynler çok sefkatli ve bağıra basıcıdır. Çocuğun istek ve ihtiyaçlarına hemen karşılık verirler ama onlara disiplin aşılamaz ve düzgün davranış modelleri göstermelerini desteklemezler. Bu da bildiğiniz şımarık çocuklara sebep olur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;İyi güzel, bu da bir yöntemdir, diyebilirsiniz ama Şövalye ebeveynlik felsefesine uygun bir yaşam da sürdürmez. Şımarttığı çocuğa benim saçımı süpürge edercesine koşuşturmamı bekler. Çünkü maalesef kendisi müsamahakar olduğu kadar müsait değildir. Akşam 9’dan önce nadiren eve gelir ve haftasonları da çalışır. Evde olduğu kısa anlarda da benim uygulamaya koyduğum disiplin ve kuralları yerle bir edip üstüne beni despotluk, psikopatlık ve kötü annelikle suçlamakla meşgul olur. Artık Jelibon’un kabarmış taleplerini karşılamak bana kalmıştır. Çünkü benim çok rahat, keka bir işim vardır. İşyerinde bütün gün blog yazıyor, dizi seyrediyor, alışveriş sitelerinde ve facebook’ta dolaşıyorumdur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ağlatma metodunun arızalı bireyler yetiştirdiği iddiası ufak da olsa bu riski almak istememenize neden olmasın. Popüler televizyon doktorlarından olan Dr Sears (nam-ı diğer Dr Bill) bu metoda tu kaka, yapanlardan. Çocuk ağlayarak uyuduğunda travma geçiriyormuş da, stress hormonları zekasını küçültüyor, ağır depresyon ve dikkat bozukluğuna meyilleniyormuş, gibi şeyler iddia ediyor. Bu büyük iddialara ben katılmıyorum. Bir kere adı üstünde: iddia. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Deney yapılmış ve kesin sonuçlara ulaşılmış bir durum yok. İddiaların kökeni de zaten akşam uyuyabilsin diye 10-15 dakika ağlatılmış çocuklarla yapılmış deneylere değil, uzun süreli ilgilenilmemiş çocuklarla yapılan deneylere dayanıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yani aynı çocuğu geriye döndürüp ağlatmadan uyuttuğumuzda üstün zekalı, duygu durumu sağlam, sosyal ve çalışkan bir birey olacağını söyleyemeyiz. İkiz çalışmalarının sonuçları da ha bire değişip duruyor. Fal gibi bir şey&amp;nbsp;bu araştırmalar. Biri diğerini tutmuyor. O zaman en iyisi bana en çok uyanıdır diyip devam ediyorum.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Kendi durumumuza baktığımda Jelibon iki gündür&amp;nbsp;üç beş&amp;nbsp;dakikayı geçmeyen ağlamalarla uykuya dalıp bütün gece de deliksiz uyudu. Gün içinde de daha dingin şimdiden. Bu durumun sürekliliğinden başka bir şey istemem. Tabii ki Şövalye durumu her an sabote edebilir diye bu akşamki iş yemeğime Jelibon uyuduktan sonra gidebilmek için diye ekstra trafik kasarak Jelibon yerine ben ağlayacağım ama olsun. Sonuca bu kadar az kalmışken&amp;nbsp;meydanı&amp;nbsp;boş bırakmak olmaz.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;﻿&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-2811734785327246779?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/2811734785327246779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=2811734785327246779' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/2811734785327246779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/2811734785327246779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/10/aglatma-metodu.html' title='Ağlatma Metodu'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Q959RuFGIGk/Tp1eCz4d5pI/AAAAAAAADYY/ZLTCAIW9kHc/s72-c/20111018+A%25C4%259Flatma+Metodu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-72123598983524417</id><published>2011-10-17T11:41:00.000+03:00</published><updated>2011-10-17T11:41:18.814+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='modern hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıkıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memleketin hali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düella'/><title type='text'>Kuaförlere Uyuzum</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-WdJpuJGXZEI/Tpvp4uS3fyI/AAAAAAAADYQ/hvmX6CGn4r8/s1600/20111017+Kuaf%25C3%25B6rlere+uyuzum.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="145" oda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-WdJpuJGXZEI/Tpvp4uS3fyI/AAAAAAAADYQ/hvmX6CGn4r8/s200/20111017+Kuaf%25C3%25B6rlere+uyuzum.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Böyle bloguna uzun süredir yazı yazmamış insanların mazeretlerini belirtip yazılarına kaldıkları yerden devam etmelerine uyuz oluyorum. Sanki çok da merak edeni varmış gibi. O yüzden nerelerdeydim diye anlatmıyorum. Buralardaydım. Başka blog işlerimle uğraşıyorum. Burayı ektim. Derken yine de açıklamış oldum. Öff.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bu aralar herşeye uyuzum. Uyuz olduklarımın listesini çıkarıp içimdeki kaşıntılı huysuzluğu atabilmek adına yazıyorum. Yazmak sorunları karşına koyup eni konu irdelemek adına iyi bir araç. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Kuaförlere uyuzum.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Kuaföre gitmeye çalışıyorum tam üç haftadır. Kaşlarım çalı gibi oldu. Saçlarım uzadı. Yıkamaya üşenir duruma geldim. Evin dibindeki kuaföre neredeyse her iş çıkışı ve haftasonu uğradım. Hep ama hep uzun sıralar vardı. LAnet olsun diyerek hiç bilmediğim bir kuaföre dalarak 30 dakikanız var. Saçımı kesin. Kaşlarımı alın, dedim. Yaptılar. Fena da olmadı. Zaten beklentim sadece hız olduğu için yeti de arttı bile. Ama o üç haftalık kuaföre gitmem lazım hissi ve biteviye çabası beni bitirdi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir de ne zaman bir kuaföre gitsem, o meşum soru mutlaka gelir. Bu sefer de geldi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Aşağılayıcı bir ses tonuyla sorulan saçlarımı neyle yıkadığım sorusu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Markette satılan şampuanlarla yıkıyorum, anasını satayım. Elidor, Pantene, Dove. Hangisinde kampanya varsa onu alırım. Normal saçlar için olanını. Hepsi de aynı yapıyor saçlarımı. Saçlarım gayet normal çünkü. Ne yağlı ne kuru. Üstelik kalın telli. Kırılmaz. Dökülmez. Gür. Parlaklığı da yeterli. Saçlarım iyi benim, tamam mı? Hatta o kadar gürler ki ara makası denen şeyden attırmak için burdayım. Eksilt diye saçlarımı. Daha neyle yıkamalıymışım ki?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Maksadı o antin kuntin şişesi milyar olan serumlardan, bakım zımbırtılarından falan satmak. Bunun için de en ucuz yol saçlarımı aşağılamaktan geçiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ya bir bak saça. Ara makasa gelmiş. Kırığı yok. Gür. Ne diye destek ürün kasarsın. Ben farkında değil miyim saçlarımın yeterince iyi olduğunun?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;İkinci fazda da mutlaka saçımın rengini açtırmam, balyajlar, gölgeler attırmam için öneriler gelir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir kere kara kaşlı, gözlü birine bu bahsettiklerinin yakışma ihtimalini geçtim. “30 dakikan var. Başla”, diye sana gelen bir müşteri oturup saatler süren ve devamlı rötüş gerektiren bu işlemleri yaptırır mı sence? Bu kadar mı okuyamazsın karşındakinin ihtiyacını? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Düella da tesadüfen aynı gün saçlarını kestirip boyatmış. Semtimizin iyi sayılan bir kuaförüne gidiyor. Lokasyonu rahat. Yeterince temiz, şık bir yer. Ne istediği konusunda da brief vermiş. Az bakım gerektiren, ne cici kız gibi ne de mürebbiye gibi olmayan. Rahat, kullanışlı. Rengi de kendi saç rengime yakın, efendi bir şey. Sana bırakıyorum, demiş. Tabii kuaförün yorumu kendince olmuş. Yani kötü değildi saçları ama briefe uygun da değildi sanki yeterince. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Kuaför tayfasına brief verip işi kendi yorumuna bırakmamak gerekiyor sanırım. Ya da gerçekten bir ameliyat parasını kuaförde bırakıp işin piri birkaç yerden başkasına gitmemek. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama yani hiç moda peşinde tarz peşinde değiliz biz. Saçımızın yapısı izin verdikçe az çabayla toplum içinde saygın bir ifadeyle çıkabilir bir şey neticesinde. Bu kadar basit bir ihtiyaç için de milyarlar mı dökmek gerek?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Aslında bu memlekette herşey öyle. Oturduğun ev de öyle. Aldığın her türlü hizmet de öyle. Makul fiyatlıysa kesinlikle moktan bir şeydir. En pahalısı ise en iyi ihtimalle idare eder. Özel okul mesela. ‘Yeterince iyi’ bir şey için bile servet bırakmak gerek. Ya moktan bir ortamda allaha emanet eğitim alacaksın ya da varını yoğunu bırakıp idare eder bir şey. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Öff.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-72123598983524417?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/72123598983524417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=72123598983524417' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/72123598983524417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/72123598983524417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/10/kuaforlere-uyuzum.html' title='Kuaförlere Uyuzum'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-WdJpuJGXZEI/Tpvp4uS3fyI/AAAAAAAADYQ/hvmX6CGn4r8/s72-c/20111017+Kuaf%25C3%25B6rlere+uyuzum.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-714361893170430739</id><published>2011-09-29T17:23:00.023+03:00</published><updated>2011-09-30T11:25:05.929+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='televizyon'/><title type='text'>Behzat Başka, House Başka</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-2cqlkpZWPS8/ToR08EjhV8I/AAAAAAAADYE/5xeYQwiWP6Q/s1600/20110929+Behzat+ve+Ekibi" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" kca="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-2cqlkpZWPS8/ToR08EjhV8I/AAAAAAAADYE/5xeYQwiWP6Q/s200/20110929+Behzat+ve+Ekibi" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Behzat Ç, en sevdiğim&amp;nbsp;yerli dizidir. Geçen sene&amp;nbsp;yeni ekrana&amp;nbsp;geldiği dönem&amp;nbsp;lohusalığıma denk gelmişti de izleyememiştim. Fragmanlarında kara kılıklı&amp;nbsp;öcü gibi hırpani adamlar küfredip durmaktalardı. Bu yüzden diziyi&amp;nbsp;Kurtlar Vadisimtrak bir şey sanmış, ıyy olmuştum. Postpartum depresyonumla ve saat başı yirmişer dakika ağlayan gazlı bir bebekle cebelleşirken Öyle Bir Geçer Zaman Ki’de ağlayıp durmak bana daha iyi gelmişti. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Zaman içinde Behzat’ı o kadar çok dinledim ki etraftan -ve hatta Kurtlar Vadisi'ni hiç&amp;nbsp;sevmeyen&amp;nbsp;insanlardan- bu işte bir iş olmalı diyip bir süre önce Behzat’ı internetten izlemeye başladım. Bu günlerde uzay mekiğinde (eliptik kondüsyon aleti) spor yaparken karşıma internet ekranını koyup izliyorum Behzat'ı. Yerli dizi yersiz uzun olduğundan 45’er dakikadan iki sporda 90 dakikalık bir bölümü izleye izleye 16 bölüm bitirdim. Dizinin sezon finaline gelmeme&amp;nbsp;daha 22 bölüm var ama&amp;nbsp;içimdeki Behzat aşkı böyle büyümeye devam ederse&amp;nbsp;sezon sonunda holiganı falan olabilirim dizinin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Geçenlerde kardeşim Behzat’ın House’a benzediğini, diziyi o yüzden sevdiğimi söyledi. Bu benzetmeyi de gazetelerde okumuş. Bir baktım gugıla, Behzat’ın Ekim sonunda vizyona çıkacak sinema filminin afişinin House’un yeni sezon afişine benzemesinin etkisiyle&amp;nbsp;iki dizinin benzerliğiyle ilgili milyon şey yazılmış. Herkes bir ağızdan House’a benzetmiş Behzat’ı. Yok efendim her ikisi de bir olayı aydınlatıyormuş, ikisi de aykırı tiplermiş, aşk hayatları benziyormuş falan. Bir yazı işi o kadar ilerletmişti ki House’un takıntılı eksiği bacak kasıymış, Behzat’ın da ölen kızıymış diye yazmıştı. Ona bakarsan&amp;nbsp;House’un da Behzat’ın da saçları var. Gözleri var. İkisi de insan falan diyebilirlerdi. Dememişler, eksik kalmışlar. Benzerlikleri bence ancak da o kadardır. House da zaten Sherlock Holmes uyarlaması olduğundan o da Behzat Ç gibi bir polisiye sayılabilir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bütün polisiyelerde kurgu zaten aşağı yukarı aynıdır:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;* Kurban, seyircinin bilmediği bir ortamda bir şeyler yaparken görülür. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ffV5emAYXDk/ToR_N9doQSI/AAAAAAAADYM/e0AZe-5TKqg/s1600/20110929+Behzat+vs+House" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="146" kca="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-ffV5emAYXDk/ToR_N9doQSI/AAAAAAAADYM/e0AZe-5TKqg/s200/20110929+Behzat+vs+House" width="200" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;* Kurban öldürülür.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;* Polisler cinayet hakkında bilgi toplar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;* Polisler faili aramaya başlar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;* Polisler, görgü tanıkları ya da kurbanın yakınlarıyla konuşmaya başlar, ipuçları toplar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;* Polisler muhakkak yanlış bir ipucuyla bir ara ters bir yöne sapar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;* Sonra doğru ipucu ve fail bulunur&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;* Fail hapse girer&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;* Bazen failin yanlış olduğu anlaşılırsa soruşturma başa döner.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;* Bazen de yetersiz delil yüzünden aslında gerçek suçlu serbest kalır&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bütün polisiyelerde polislik mesleğinin içyüzünü görürüz. Bir dünya kural ve yönetmelik vardır. Sadece polisi değil, departmanının işleyişine de tanık oluruz. Ne kadar büyük angaryaları olduğunu görürüz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Polisiyelerde polisin (dedektifin) zorlandığı alanlar mesleğiyle alakalı değildir. Cinayetleri çözmek ona vız gelir tırıs gider. Zorluklar psikolojiktir. Bazı dedektifler dahidir ama sosyal ilişkileri zayıftır, kişilik problemleri vardır. Zeki ama tembel ve sorunludur yani. Bazı dedektifler ise dahi değildir ama çok çalışkandır. O kadar işkoliktirlerdir ki işten ailelerine vakit ayıramadıklarından aile hayatları kötü gider. Mesela Law &amp;amp; Order SVU polisiyesindeki Elliot ve Olivia isimli dedektif karakterleri çalışkan ama aile hayatları aksayan tiplerdir. Criminal Intent’teki Dedektif Goren ise zeki&amp;nbsp;ama sorunludur. Behzat da, House da, Goren gibi ‘zeki&amp;nbsp;ve sorunlu’ grubuna girer. Herhangi bir polisiyede arızası olmayan herhangi bir dedektif bulmanıza imkan yoktur. Hatta televizyon literatüründe bu arızalı&amp;nbsp;kahramanlara&amp;nbsp;‘defektif dedektif’ denmektedir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yani ne Behzat ne House ne de diğer polisiyelerin kurgusu birbirinden çok da farklı değildir. Onları farklı kılan şeyler karakterlerin ve diyalogların derinliği, gerçekliği, samimiyeti gibi şeylerdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Polisiyelere bayılırım. Adım üstümde. Hafiye'yim ben.&amp;nbsp;Lakabım bile ipuçları toplayıp soruyu çözme oryantasyonum üzerine takılmıştır.&amp;nbsp;Polisiyeler arasından Behzat Ç’yi ayrıca sevmemin sebebi dizinin karakterlerinin, ortamının, diyaloglarının gerçekçiliği, oyunculukların sağlamlığıdır. Türklerin de polisiye tarzında doğru kurguyu, gerçekçi karakter ve durumları ilk kez bu denli iyi yakalamış olmasının Behzat’ın fenomenleşmesine sebep olduğunu sanıyorum. Hikayeler lokal. Anadolu’dan hem de. Alt-orta ekonomik segment grubu insanların gerçek hayatından izler taşıyor.&amp;nbsp;Gecekonduda yaşamalarına rağmen&amp;nbsp;manken fiziğine ve duruşuna haiz,&amp;nbsp;havalı kılıklarda dolaşan&amp;nbsp;sahte karakterler yok. Neredeyse herkes&amp;nbsp;bakımsız. Herkes hırpani.&amp;nbsp;Herkes gerçek. Bu sebeple de aslında maalesef sadece olması gerektiği gibi olan dizi, diğerleri olmaması gerektiği gibi olduğundan 'farklı'.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Behzat’la House ise yazılanların aksine, birbirlerinden oldukça farklı karakterlerdir. House sırf uyuzluğuna birileriyle uğraşabilir. Sempatisi de empatisi de yoktur. Derinlerde bir yerde varsa bile biz bunu bilemeyiz. Behzat ise tamamen vicdan adamıdır. Hak edenle didişir. Durduk yere hır çıkarmaz.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;House, fahişelerle takılır. Beraberliklerle dalga geçer. Sevgilileri birbirine düşürmeye bayılır. Cuddy’i sever ama onunla birlikte olmayı beceremez. Behzat ise sever ama gönül işlerini beceremez. Evlenmeye bile kalkışmıştı hatta da reddedildi adamcağız.&amp;nbsp;Behzat ve House'un&amp;nbsp;benzerliğine dair çıkan yorumlarda Cuddy ile Savcı Esra da birbirine benzetilmiştir. Olabilir. Koca kafa, çata çata konuşan otorite kadınlar anlamında benzerler ama yani bu da aykırı adamlara mürebbiye hatunların yazıldığı tipik bir zıt karakterli çiftler kurgusudur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Behzat’ın ekibi derinlikleri olan karakterlerden oluşur. Hayatlarını daha yakından tanırız. House’un ekibinin hayatlarını ise üstünkörü biliriz. Sadece hırslı doktorlukları ve gönül işlerinde başarısızlıkları vardır bilinen.&amp;nbsp;House'un ekibi&amp;nbsp;aslında çok çalışkan ve fakat özel hayatları aksamış tiplerdir. Behzat’ın ekibini ise işkoliklikleri ya da zekaları üzerinden tanımlamak zordur. Zeka anlamında pek bir pırıltı göremediğimiz ekip elemanlarının kendilerine has ilginç yetenekleri vardır. Akbaba ölüleri koklayarak bulur. Cesede bakar bakmaz nasıl ve ne zaman öldürüldüğünü anlar. Hayalet’in ise kayıp bulmakta üstüne yoktur. Benim dizide en sevdiğim karakterler de bu ikisidir. Hele Akbaba’nın tipi ve tavırları rolüne on numara oturmuştur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;İnsanların bu iki diziyi birbirine benzetmelerini afiş benzerliği talihsizliğine bağlamak istiyorum. Belki de yeterince polisiye izlememiştik de bu çok tutmuş iki diziyi görür görmez birbirlerine yakıştırıverdik. Yine de her iki dizinin de ayrı ayrı hastası olmama rağmen Behzat’ın House gibi&amp;nbsp;anlaşılmasına kızıyorum. Her ikisi de o kadar farklılar ve seyirciyi o kadar farklı yerlerden yakalıyorlar ki birbirlerine benzeterek sanki her ikisini de yanlış anlıyorlar gibi geliyor bana. Buna da o kadar kızıyorum ki ‘siz gidin sadece soap opera seyredin’, diyesim geliyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-714361893170430739?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/714361893170430739/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=714361893170430739' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/714361893170430739'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/714361893170430739'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/09/behzat-c-baska-house-baska.html' title='Behzat Başka, House Başka'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-2cqlkpZWPS8/ToR08EjhV8I/AAAAAAAADYE/5xeYQwiWP6Q/s72-c/20110929+Behzat+ve+Ekibi' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-8910480746652257307</id><published>2011-09-22T15:56:00.000+03:00</published><updated>2011-09-22T15:56:18.119+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='modern hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memleketin hali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dumur'/><title type='text'>Tarz Sahibi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-F4DQXrdlaNY/TnstXfBwkvI/AAAAAAAADXw/ouWqnA0bI-Q/s1600/20110922+Tarz+K%25C4%25B1yafetler+2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" hca="true" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-F4DQXrdlaNY/TnstXfBwkvI/AAAAAAAADXw/ouWqnA0bI-Q/s200/20110922+Tarz+K%25C4%25B1yafetler+2.jpg" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ben halka pek karışmıyorum. Bu yüzden Java bana ‘küçük burjuva’ derdi. Alt gelir grubundan insanların takıldığı ortamlara aşina olmayışımı kast ediyordu. Ama Java’nın anlamadığı şey şuydu ki ben üst gelir grubundan insanların ortamına da, orta gelirlilerinkinin de takılmıyorum. Kimler neler yapar bilmem. Yeni açılan, kapanan yerleri bilmem. Yüz yıldır aynı restorana, kafeye gider dururum. Bildiğiniz uyuzum ben.&amp;nbsp;Yerimden kalkmadan&amp;nbsp;dünyayı öğrenmeye meraklıyım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Fakat geçen hafta halka karışmam gerekti. Hem de alt, orta, üst, Anadolu, Avrupa hepsine birden. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Önce üst orta’dan başlayan yüksek-çe sosyete izlenimlerimi anlatayım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Fashion Night Out’u İstinye Park’ta geçirdik. Otoparkına varıncaya kadar ve otoparkından çıkıncaya kadar birer saat geçirdiğim ve toplasan ancak üçüncü defa geldiğim bu alışveriş merkezinin izdihamından nefret ettim. Alışveriş de mi yapmıyorsun, demeyin bana. Yapmıyorum. AVM’lerden yapmıyorum. Senelerdir internetçiyim. Daha sene 98’de Migros sanal marketten eve bakliyat, ekmek, kola falan alan bir tiptim ben. Üstelik o zamanlar ne ürün bilgileri ne de fotoğrafları yüklü olurdu sitede. Kafalarına göre getiriyorlardı bir şeyler. Ben de bozmuyordum onları. Zaten sonra Amerika’ya gittim ki online alışverişin dibini gördüm. Ev bile düzdüm online. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Neyse işte ofisten kızlara söz vermiştim bir kere. Söz bozamazdım. Yine kızlar sayesinde sırada yüzlerce insanın beklediği, İstinye Park’ta kokocambo Masa Restaurant'ta boş bir yere oturduk. Kimse de kalkın, demedi. Sonra gelsin drinkler. Gelsin milyarlık hesaplar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;O değil de, ben neredeyse bir hikikomori &lt;em&gt;(Japonya’da kendini&amp;nbsp;odasına hapsedip senelerce çıkmayan tiplere verilen isim)&lt;/em&gt; gibi yaşarken herkes ikoncan olmuş meğer. O ne tuhaf ayakkabılar, takılar, floresan renkler, ya rabbim. Millet yıkılıyor. Herkes moda tasarımcısı ya da tasarımcı yakını olmuş. Pes, dedim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Mesela anneannemin elinde işlediği gibi duran bir siyah beyaz puanlı kazağın altına mavi-beyaz pötikareli şort giymişti kızın biri. Şortun beline de kırmızı kemer takmış. Rengarenk pabuçlar ve portföy çantayla tamamlamış olayı. Gelmiş fashion gecesine. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;O akşam anladım ki ‘tarz’ dedikleri şey aslında özgüvenli bir duruştan ibaret, zira özgüven sayesinde sırtına geçirdiğin her türlü uyumsuz saçmalık ‘tasarım’ muamelesi görüyor. Yeter ki özgüvenli dur ama. Yoksa ne bulursa onu giyen varoş kadınlar da&amp;nbsp;'tarz sahibi'&amp;nbsp;kategorisine girerdi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-8910480746652257307?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/8910480746652257307/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=8910480746652257307' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/8910480746652257307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/8910480746652257307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/09/tarz-sahibi.html' title='Tarz Sahibi'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-F4DQXrdlaNY/TnstXfBwkvI/AAAAAAAADXw/ouWqnA0bI-Q/s72-c/20110922+Tarz+K%25C4%25B1yafetler+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-976565770663353505</id><published>2011-09-13T12:32:00.007+03:00</published><updated>2011-09-13T16:00:24.946+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev hali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rejimbozan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>Tam Buğday Ekmeği</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-wGJyIGTBuQM/Tm8joRSLaOI/AAAAAAAADXs/iJx1jCRizzY/s1600/20110913+Tam+Bu%25C4%259Fday+Ekme%25C4%259Fi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="130" rba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-wGJyIGTBuQM/Tm8joRSLaOI/AAAAAAAADXs/iJx1jCRizzY/s200/20110913+Tam+Bu%25C4%259Fday+Ekme%25C4%259Fi.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bayram seyran bitti. Evlerimize döndük. Yani eve dönmüş de olsak ben daha çok kendi içime dönmüşüm, onunla uğraşıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir kere zayıflamaya taktım. Hamilelik öncesi kilomdayım. Yani toplam kilom aynı ama dağılımlarda sıkıntılar var. Göbeğim hamur gibi. Hem de mayası iyi tutmuş olanından. Görünce ellerimle yoğurasım geliyor. Hatta bunu pantolonun üstünden pörtlemiş yağlarım üzerinde sık sık uygular buluyorum kendimi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Diyetisyene gittim. Ama süper ucuzuna. Zaten hayatım diyet olmuş. Bana üç beyazdan uzak dur,&amp;nbsp;spor yap&amp;nbsp;vs diyecek birine milyarlar dökmeye ihtiyacım yok. Ha, şurda üç beş hafta Kelebek’te Osman Müftüoğlu’nun sayfasını okuyan bir insanın bile ihtiyacı yok. Ama çalışkan da olsa çocuğunuza özel ders aldırmak gibi bir şey bu. Hem tanımadığınız birinin karşısında her hafta tartılma korkusu ve performans endişesiyle disipline olursunuz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Diyetisyen BMI'mı çarptı çurptu. Normalsiniz, dedi. E, o zaman ben sıska olmak istiyorum, dedim. Zaten o kollu tartı aletinde normal olmadığım da anlaşıldı. Göbek çevrem obez. Kollar bacaklar falan normalin alt sınırlarına yakın. Pilatesi artırın dedi diyetisyen de. ‘Bölgesel zayıflama diye bir şey yoktur. Toptan kilo verirsin. Göbeğin de nasibini alır işte’, demedim. Ama tartışmadım. Hıı, dedim. Saat 10’da şunu ye, 13’te bunu ye, diye bir liste de çıkardı. Benim hayatım böyle planlı değil ki. Toplantıyı bölüp kendime meyve bulamayacağıma göre bu işler yaş. Ben yine bildiğim gibi diyet yapıyorum. Maksat beni tartsın. O alete çıkayım haftada bir, tamam.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yine de son market alışverişinde diyetisyenin dediği üzere tam buğday ekmeği aldım. Eskiden light alırdım. Onu da süründüre süründüre bitiremezdim. Ben ekmek yemiyorum sayılır ki artık. Güya diyetteyiz. Ekmek yiyecekmişiz.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şövalye ise 25 tanelik dev boy sandviç ekmekleri, tost ekmekleri, kepekliler, dürümler, evde pişirimlik dondurulmuş ekmekler; kısacası ekmek namına ne bulsa aldı. Ertesi sabah bir baktım, benim tam buğdaydan yiyor. Napıyorsun, dedim. Kendi ekmeklerini yesene. Benim tam buğday daha güzelmişmiş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hayır, dedim. Kendi ekmeklerini ye. 5 kilo ekmek aldın. Buna sulanma. Şurda zaten diyetimde yazanlar etrafta olmadığından aç kalıyorum. Bir tanecik ekmeğim bari tükenmesin şıp diye.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Aa, bir baktım, arkamda Jelibon. O da yiyor tam buğdayımdan. Yese iyi. Döke saça mıncıklıyor. Ben ona mineralli vitaminli bebek ekmeklerinden alıyordum halbuki. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon’un son dönemlerdeki olayı sofraya sinsice yaklaşıp sofradan bir şey kapmak. Ne olursa. Kaptığı an ortadan kayboluyor. Bildiğiniz kapkaç. Kolay kapsın diye sofra kenarlarına kendi yiyebileceği şeyleri bırakıyorum. Bebek bisküvisi, ekmeği, erik, devam sütü gibi. Hem bir iş başardı sanıyor hem de yaşına göre beslenmiş oluyor. Ben böyle hesaplar yaparken Şövalye sen tut önünde ne varsa ver adama. Yese, ne ala. Yiyemiyor ki pütürüklü ekmek. Boğazının deliği ufak sanırım. Yutamıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Dedim baba-oğul olayları beni delirtmek üzerine programlanmışsınız. Bir Allahın kulu da hayatımı zorlaştırmasa. Nerdeeee?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-976565770663353505?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/976565770663353505/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=976565770663353505' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/976565770663353505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/976565770663353505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/09/tam-bugday-ekmegi.html' title='Tam Buğday Ekmeği'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-wGJyIGTBuQM/Tm8joRSLaOI/AAAAAAAADXs/iJx1jCRizzY/s72-c/20110913+Tam+Bu%25C4%259Fday+Ekme%25C4%259Fi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-9153176192730019249</id><published>2011-09-03T19:55:00.000+03:00</published><updated>2011-09-03T20:20:21.027+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Anneliğin Güzel Anları</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="90" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Annelik tuhaf bir hal. Bildiğiniz delilik. Başınıza gelecekleri bile bile bir ihtimal farklı bir şey olacağını beklemenin gerizekalılığı resmen.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Mesela, iş gününün özellikle sonlarına doğru Jelibon’u özlüyor buluyorum kendimi. Bir an önce eve koşup onu kucaklamayı istiyorum. Her ama her gün bu umutla koştura koştura eve dönüyorum. Her ama her gün aynı hüsranla bitiyor bu koşturuş. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_q7o3jq="2275" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Adam heyecanla koşuyor kapı açılınca. Sırf meraktan ama. Anne düşkünlüğünden değil. Bana doğru koşan Jelibon'u&amp;nbsp;hoppala yapıp göğe atarak&amp;nbsp;kucaklıyorum. Bağıra bağıra yüzümü tırmalayıp saçlarımı çekip kendini kucağımdan yere atıyor. Kıçını dönüp uzuyor. Anne-oğulun kavuşması böyle sıcak anlarla üç saniyede tamamlanıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Buna rağmen umut fakir annenin ekmeği sanırım. Israrla kucaklaşmamızın on saniye falan olsun süreceği, akabinde öpücüklere geçilen bir faslın hayalini kuruyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="89" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bütün o facebook’lara yüklenen, bloglara yapıştırılan sevimli fotoğraf kareleri de o kadar anlık ki. Zaten dijital kameralar çıktı, mertlik bozuldu. Jelibon’un 10 bin tane falan resmi vardı en son. Taramalı gibi şaka şuka resimlerini çekince on binde yirmisi falan süper sevimli çıkıyor. Onları da alıp herkese gösteriyorsunuz işte. Gören de mutlu anne, mutlu çocuk anlamları çıkarıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="89" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="89" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_q7o3jq="957" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Gerçekler çok kötü ve pişmanım, diye demiyorum. Anneliğin kimi zorlukları var, da demek istemiyorum. Annelik sürecinin büyük kısmı azap. Güzel anları&amp;nbsp;DA&amp;nbsp;olabiliyor, demek istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_q7o3jq="1279" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Örneğin Jelibon’un ilk yaş gününde telefonumla çektiğim şu karelerin ilkini facebook’a yükledim. Ne şeker falan diye yorumlar kaptım. Geri kalan arıza anlarını normalde delete ederim. Kimse görmez ama gerçekler&amp;nbsp;saklı kalmasın&amp;nbsp;isterim. Bütün resimler yedi dakikalık bir sürede çekilmiş. Neymiş? Bir dakikalık şekerliğin karşılığında altı dakika arıza yaşamışız.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="1226" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;﻿ &lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="1130"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-tsFZx49uYgk/TmJareYhilI/AAAAAAAADXI/tl6K3solRN8/s1600/IMG00060-20110831-2109.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-tsFZx49uYgk/TmJareYhilI/AAAAAAAADXI/tl6K3solRN8/s200/IMG00060-20110831-2109.jpg" width="200" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="1129"&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="1336"&gt;Resim 1: Doğumgünü pastasını &lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="1336" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;sevimli sevimli mıncıklarken&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;﻿ ﻿﻿ &lt;/div&gt;﻿ &lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-FIYlXqJ4F9w/TmJatPWoC4I/AAAAAAAADXM/N8pLXKO6Kcg/s1600/IMG00062-20110831-2113.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-FIYlXqJ4F9w/TmJatPWoC4I/AAAAAAAADXM/N8pLXKO6Kcg/s200/IMG00062-20110831-2113.jpg" width="200" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" closure_uid_q7o3jq="1253" style="text-align: center;"&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="1392" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Resim 2: Kıllanmaya başlıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;﻿ &lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="1280" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;﻿﻿﻿ &lt;/div&gt;﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿ &lt;br /&gt;﻿ &lt;br /&gt;﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿ &lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-dnD-6kWJCC4/TmJav9R_qPI/AAAAAAAADXU/vt-8YRyA3Hk/s1600/IMG00064-20110831-2113.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://1.bp.blogspot.com/-dnD-6kWJCC4/TmJav9R_qPI/AAAAAAAADXU/vt-8YRyA3Hk/s200/IMG00064-20110831-2113.jpg" width="200" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" closure_uid_q7o3jq="2232" style="text-align: center;"&gt;Dikkatli okuyucuya not:&lt;br /&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="2233"&gt;Arıza sebebi pastasının kaldırılması değil, &lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="2233"&gt;sadece gelmiş olan eşref saati&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿﻿ ﻿ &lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;﻿﻿﻿ ﻿﻿﻿﻿﻿﻿ &lt;/div&gt;﻿﻿ &lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;﻿ &lt;/div&gt;﻿ &lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-A79vi_G6onw/TmJauXf1_0I/AAAAAAAADXQ/Zf7dd3CZFWo/s1600/IMG00063-20110831-2113.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-A79vi_G6onw/TmJauXf1_0I/AAAAAAAADXQ/Zf7dd3CZFWo/s200/IMG00063-20110831-2113.jpg" width="200" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;div closure_uid_q7o3jq="2273"&gt;Bu ve diğer resimler yorumsuz&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;﻿ ﻿&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-uFfuKMa_cCs/TmJay1lbpjI/AAAAAAAADXc/OKHxuFHnZ8g/s1600/IMG00066-20110831-2114.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-uFfuKMa_cCs/TmJay1lbpjI/AAAAAAAADXc/OKHxuFHnZ8g/s200/IMG00066-20110831-2114.jpg" width="200" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" closure_uid_q7o3jq="397" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;﻿﻿&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-OvCoH4n-4es/TmJaz-gT7bI/AAAAAAAADXg/AluTRKHI480/s1600/IMG00068-20110831-2115.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-OvCoH4n-4es/TmJaz-gT7bI/AAAAAAAADXg/AluTRKHI480/s200/IMG00068-20110831-2115.jpg" width="200" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-2HVvI9BnjEg/TmJaxf9oB9I/AAAAAAAADXY/YUfk55q15X0/s1600/IMG00065-20110831-2114.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://1.bp.blogspot.com/-2HVvI9BnjEg/TmJaxf9oB9I/AAAAAAAADXY/YUfk55q15X0/s200/IMG00065-20110831-2114.jpg" width="200" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Film kopar&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;﻿﻿&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-9153176192730019249?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/9153176192730019249/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=9153176192730019249' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/9153176192730019249'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/9153176192730019249'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/09/guzel-anlar.html' title='Anneliğin Güzel Anları'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-tsFZx49uYgk/TmJareYhilI/AAAAAAAADXI/tl6K3solRN8/s72-c/IMG00060-20110831-2109.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-4345693410400901719</id><published>2011-08-15T10:49:00.007+03:00</published><updated>2011-08-15T23:02:03.660+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='modern hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düella'/><title type='text'>Yok, Benim Ruhum Yaşlı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-PmDx0I2L3VE/TkjO5J_lKfI/AAAAAAAADWY/SsVZnEb6GA8/s1600/20110815+bo%25C4%259Fazl%25C4%25B1+kazak.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" naa="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-PmDx0I2L3VE/TkjO5J_lKfI/AAAAAAAADWY/SsVZnEb6GA8/s200/20110815+bo%25C4%259Fazl%25C4%25B1+kazak.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div closure_uid_o86g4s="160"&gt;&lt;span closure_uid_o86g4s="162" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ya valla izlemiyorum ama Hayriye Hanım izlerken arada odasına gire çıka gözüm takılıyordu Fatmagül dizisine. Dizideki korkunç yengeye yılbaşı hediyesi alıyorlardı. Boğazlı bir kazak. Kadın höff pöff oluyordu. Şöyle açık yakalısından yok mu bunların, varsa değiştirsek, demişti. Gelemiyormuş öyle kapalı şeyler giymeye. Sıkıntı basıyormuş. Ama&amp;nbsp;yakalı kazak giyemeyişini&amp;nbsp;sanki kadının şımarıklığı gibi ifade etmişlerdi. Hiç beğenmemiştim bu senaryo tutumunu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_o86g4s="160"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span closure_uid_ayf04x="230" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Birkaç yıldır ben de hiç kapalı yakalı bir şey giyemiyorum. Daral geliyor. Kapalı yaka bir yana uzun kollu şeyler bile sinirlerimi bozuyor. Allahtan artık konfeksiyonda çeşit bol. Kışın bari ¾ kol dedikleri, bilekle dirsek arasında biten kollara sahip üst baş bulabiliyorum. Ya da gömlek kolu çemirleme işlemine girişiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_5f2v33="160" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Sanırım bunlar yaşlanma işaretleri. Ya da menapoz. Kadınların hayatı dört haftalık periyodların üçüncü haftası darlanmayla, dördüncü haftası kanama ve krampla geçiyor. Yetişkin ömrün yarısında bir hadise var yani. Yaşlılık döneminde de menapoz derdi. Ama yani bu darlanmalarla menapoz sanki 20 yıl öncesinden geldim geliyorum diyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span closure_uid_5f2v33="162" closure_uid_ayf04x="180" closure_uid_o86g4s="163" closure_uid_w4uqur="160" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Öğrenciyken Ruş ve Pelinat’la kadının yaşlanma işaretlerinden biri olarak da&amp;nbsp;ten rengi iç çamaşırları giymeye başlamaları olarak belirlemiştik. Geçende bir baktık hepimizin içi pamuklu ve bej. O dantelleri, o renklileri nasıl giymişiz, belli değil.&amp;nbsp;Ten rengi çok fonksiyonel. Her renk kıyafetle giyebilirsin, içerden kendini belli etmez. Pamuklular da rahat işte. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span closure_uid_5f2v33="163" closure_uid_ayf04x="180" closure_uid_w4uqur="160" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir yandan bu da ruh meselesi sanırım bu. Genç de kalabilirsin. 55’lik bakıcımız Hayriye Hanım’ın dantelleri, çingene pembeleri falan var. Gündeliğe gelen kadın çamaşırları yerleştirirken benim&amp;nbsp;ten renklileri&amp;nbsp;onun çekmesine, onun rengarenk dantellilerini de benim çekmeceme koyuyor mesela. Uyuz bir durum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span closure_uid_ayf04x="175" closure_uid_o86g4s="164" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Topuklu ayakkabı da giyemiyorum artık. Ancak dolgu topuk olur ve ayağıma da bir numara büyük olursa. &lt;em&gt;Allahtan babetler çıktı da demode gözükmüyorum,&lt;/em&gt; desem de babetler de bütün o dümdüzlüğüyle çok rahatsız edici aslında. Ufacık bir topuk şart. Öyle hafif topuklu ya da mini platformlu babetlerden arıyorum hep. Onlar da bildiğiniz anneanne ayakkabısı. Hani bej ve kalın bantlarıyla bileğe doğru ilerledikleri dakika 80’lik misin 30’luk mu belli olmaz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span closure_uid_o86g4s="165" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hay&lt;a closure_uid_eibgo7="208" closure_uid_zc5t7k="192" href="http://2.bp.blogspot.com/-ylLnrUWqmLY/TkjPBPA1CdI/AAAAAAAADWc/mp0QtFVqfvw/s1600/20110815+anneanne+sandaleti.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" naa="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-ylLnrUWqmLY/TkjPBPA1CdI/AAAAAAAADWc/mp0QtFVqfvw/s200/20110815+anneanne+sandaleti.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;at büyük bir koşuşturmaca içinde geçiyor. Bu hız ve panik içinde bir de rahatsız kılıklar hızımızı kesiyor. Demek ki gençken zaman daha yavaş akıyordu. Toplum anlayışla karşılasa Düella çırılçıplak dolaşacakmış. Onun gardrobu bile zamanla sadeleşip azalıyor. Benim hala moral düzeltmek amaçlı üst baş alışverişlerim oluyor. Onları da denemeye üşendiğimden internetten yapıyorum gerçi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-4345693410400901719?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/4345693410400901719/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=4345693410400901719' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4345693410400901719'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4345693410400901719'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/08/yok-benim-ruhum-yasl.html' title='Yok, Benim Ruhum Yaşlı'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-PmDx0I2L3VE/TkjO5J_lKfI/AAAAAAAADWY/SsVZnEb6GA8/s72-c/20110815+bo%25C4%259Fazl%25C4%25B1+kazak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-5407545787665334905</id><published>2011-08-11T12:45:00.003+03:00</published><updated>2011-08-12T11:38:26.005+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev hali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Anne-Kızın Bitmeyen Draması</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-5vfuJSDPm2o/TkOjcWsUbiI/AAAAAAAADWU/FEQ6ikzb8zI/s1600/20110811+sinir+anneanne.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" naa="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-5vfuJSDPm2o/TkOjcWsUbiI/AAAAAAAADWU/FEQ6ikzb8zI/s200/20110811+sinir+anneanne.jpg" width="166" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_gpw0ug="139" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_gpw0ug="200" closure_uid_vtsm5e="177" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Annemle kavga dövüş giden&amp;nbsp;ve bir türlü de huzura eremeyen bir aşk-nefret ilişkimiz var. Sanırım çoğu ‘anne-kız’ ilişkisi böyle. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Aslında sanırım her 60 yaş civarı anne biraz tuhaf. Ben daha arkadaşlarımın anneleri arasında normal anne görmedim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span closure_uid_gpw0ug="183" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Annemin etrafıyla iyi geçinme konusunda çeşitli handikapları var. Kendine zarar vereceğini bilse bile bir şeye tepkisini koymalıdır mutlaka. Ettiğim laf nereye gider, bu işin sonu ne olur, diye düşünmez. Adanalılıktan belki de. Kanı kaynıyor, delleniyor. Adana adliyesinin ünü boşuna değil. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_gpw0ug="184" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Zamanla anneme mesafe koyaraktan aramızı seviyeli tutmayı başarsam da yakın geçmişte lohusalığın ve taze anneliğin verdiği naif ve depresif ruh haline girmemle annem tüm fırsat boşluklarını doldurmakta gecikmedi. Kendine en ihtiyacım olan dönemde bana yardım etmek yerine evde otorite olmaya çalıştığından depresyonuma bir de cinnet karıştırdı. &lt;/span&gt;&lt;span closure_uid_gpw0ug="266" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Haliyle mecburen bir süre yine uzak kaldık birbirimizden. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_gpw0ug="266" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Eskiden de ilişkimize molalar vermişliğimiz olmuştu ama Jelibon doğduğundan beri o molaları vermemiz çok zorlaştı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Anne Hafiye adeta torunuyla beraber büyülendi. Torununu çok özlüyor, özlediği için depresyonlara giriyor, ağlıyor. Sık sık bize gelmek istiyor. Gelsin, eyvallah ama her geldiğinde ev huzurunu bozmaya yönelik hareketlerini gözeterek olaylar büyümeden kontrol altına alma çabalarım beni yoruyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_gpw0ug="185" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Geçen geldiğinde, Jelibon’u kucaklayıp bağrına bastırırken, “Ahh yavruuuuum. Böyle sevgisiz&amp;nbsp;şefkatsiz bakıcı ellerinde büyüyor kuzuuum” demesin mi?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Üstelik Hayriye Hanım’ın yanı dibinde.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_6v1pi0="162" closure_uid_gpw0ug="186" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hayriye Hanım da “Ben Jelibon’u seviyorum”, dedi itiraz ederek.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span closure_uid_6v1pi0="163" closure_uid_gpw0ug="188" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Annemi bir köşeye çekip neden böyle şeyler söylediğini sordum. Amacı ne? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Torununa bir bakıcının bakmasını istemiyorsa çözümü ne? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_gpw0ug="189" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ben işi bırakıp çocuğumu mu büyüteyim? Kendisi bize yerleşip Jelibon’a mı baksın?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_gpw0ug="190" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ne amacı vardı ne de çözümü. Ortada ettiği laf var. Kırdığı kalp var.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_gpw0ug="193" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_gpw0ug="191" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Vay sen misin kalp kıran? Al sana ne diyeceğini değil, ne duyacağını düşün türünden bir geri dönüş. Ben de az değilim. Geçmişin tozunu hemen alırım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_gpw0ug="193" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span closure_uid_6v1pi0="161" closure_uid_ahdckb="160" closure_uid_gpw0ug="194" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Dedim sen sanki bizi o çok önem verdiğin sevgiyle büyüttün. Bir gün kucağına alıp bağrına bastığını hatırlamam. Ne masal okundu bana ne benimle gurur duyuldu. Her gün azar, her gün dayak kötekti benim çocukluğum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_ahdckb="163" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;Hayır, bir de akıllı uslu çocuktum. Jelibon gibi kuduruk olsam heralde annemle üçüncü sayfalara çıkardık.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hiç bile, dedi annem. Bana ve kardeşime fiske vurmamışmış. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_gpw0ug="265" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_gpw0ug="264" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şimdi de geçmiş çarpıtıldı, iyi mi?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_gpw0ug="195" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Keşke zamanında işkenceyi belgeleseydim. Hafıza değil, somut belge lazım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_gpw0ug="195" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_gpw0ug="195" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Trebuchet MS;"&gt;'Anasına bak, kızını al' lafından çok korkuyorum. Ben de ilerde annem olur muyum acaba?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_gpw0ug="195" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-5407545787665334905?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/5407545787665334905/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=5407545787665334905' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5407545787665334905'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5407545787665334905'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/08/anne-kzn-bitmeyen-dramas.html' title='Anne-Kızın Bitmeyen Draması'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-5vfuJSDPm2o/TkOjcWsUbiI/AAAAAAAADWU/FEQ6ikzb8zI/s72-c/20110811+sinir+anneanne.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-4085559984350881744</id><published>2011-08-10T15:39:00.003+03:00</published><updated>2011-08-10T15:41:49.739+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>Bebek Dili</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" closure_uid_peuqx4="198" closure_uid_pssnni="197" closure_uid_sfi6ww="160" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-rWMNnsFro5Q/TkJ7WEdrs0I/AAAAAAAADWM/m8CqfPoiVQI/s1600/20110810+Erken+Konu%25C5%259Fan+Bebek.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="198" naa="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-rWMNnsFro5Q/TkJ7WEdrs0I/AAAAAAAADWM/m8CqfPoiVQI/s200/20110810+Erken+Konu%25C5%259Fan+Bebek.jpg" width="200" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span closure_uid_pssnni="185" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şövalye, Hayriye Hanım’ın Trakya şivesinden şikayetçi. Geçen gün Jelibon’u salıncağına koyalım, demek isterken salıncak’a ‘sallangaç’ dedi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_peuqx4="191" closure_uid_x01tf9="149" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_pssnni="181" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Tıpkı Hayriye Hanım'ın&amp;nbsp;konuştuğu&amp;nbsp;gibi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_peuqx4="190" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;span closure_uid_pssnni="234"&gt;Avamlığa asla tahammülü olmayan Şövalye kelimeyi yanlış söylediği için kendinden nefret etti. &lt;/span&gt;Bu hatasıyla(!) farkında olmadan kullanmaya başladığı diğer kelimeleri de fark etti. ‘Diğeri’ yerine ‘öbürsü’, ‘halen’ yerine ‘elan’, gibi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Özetle, Jelibon konuşursa Trakya aksanı kapacak diye endişelenen Şövalye, çocuktan önce kendi kaptı o aksanı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_pssnni="182" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_pssnni="182" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon sadece yürüyor, koşuyor ve çığlık atıyor. Yaşına girmesine 20 gün kalmasına rağmen ne bay bay yapıyor ne öpücük atıyor. Bir ara atar gibiydi ama artık yapmıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Herhangi bir kelimeyi bebekçe bile olsa söyleyemiyor. Dıgıl dugul bir şeyler diyor devamlı ama nedir, bilemeyiz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_pssnni="183" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir yaşımdayken ben bir dünya kelime söylermişim. Annem, Jelibon’un bu geriliğinden(!) pek şikayetçi. Senin çocuğun şimdiye kadar bülbül gibi konuşmalıydı, diyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bebeklerin gelişimlerinin kendilerine has olduğunu, erken yürümenin ya da konuşmanın bir şey demek olmadığını ona tekrar tekrar anlatmak istemiyorum. Anlatsam da inanmıyor. İnansa da unutuyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" closure_uid_peuqx4="154" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a closure_uid_peuqx4="178" closure_uid_pssnni="284" closure_uid_sfi6ww="221" href="http://2.bp.blogspot.com/-CYr15J8lLnw/TkJ7lx1fr9I/AAAAAAAADWQ/0zhNJgEctCs/s1600/20110810+konu%25C5%259Fmayan+bebek.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="142" naa="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-CYr15J8lLnw/TkJ7lx1fr9I/AAAAAAAADWQ/0zhNJgEctCs/s200/20110810+konu%25C5%259Fmayan+bebek.jpg" width="200" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_peuqx4="154" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_peuqx4="154" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_pssnni="184" closure_uid_sfi6ww="202" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Onun yerine, “Sadece benim çocuğum olsaydı, evet dediğin olurdu ama o Şövalye’nin de çocuğu işte”, diyorum.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_x01tf9="159" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;span closure_uid_pssnni="184"&gt;İstisnasız h&lt;/span&gt;er gün telefonda annemle bu geyiği yapıyoruz. O hep Jelibon'da bir arıza çıkar diye kafasında kuruyor&lt;/span&gt;. Ben de böylece endişelerini bertaraf ediyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_peuqx4="180" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-4085559984350881744?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/4085559984350881744/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=4085559984350881744' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4085559984350881744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4085559984350881744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/08/bebek-dili.html' title='Bebek Dili'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-rWMNnsFro5Q/TkJ7WEdrs0I/AAAAAAAADWM/m8CqfPoiVQI/s72-c/20110810+Erken+Konu%25C5%259Fan+Bebek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-4863720936339851274</id><published>2011-08-05T12:14:00.003+03:00</published><updated>2011-08-05T13:28:16.844+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><title type='text'>Kılıbık-mış Gibi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-O5_UZ4qIcYA/TjuzuzwTKzI/AAAAAAAADWE/GyrTpPOJ4Rk/s1600/20110805+k%25C4%25B1l%25C4%25B1b%25C4%25B1k+film.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-O5_UZ4qIcYA/TjuzuzwTKzI/AAAAAAAADWE/GyrTpPOJ4Rk/s200/20110805+k%25C4%25B1l%25C4%25B1b%25C4%25B1k+film.jpg" t$="true" width="140" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_vy2uz6="209" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div closure_uid_1jg6qu="169"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Erkeklerin katılmak istemedikleri bir organizasyona kendilerini davet eden erkek kankalarına ‘hayır’ diyemeyip bahane olarak da yengenin cinnet ve cehennemini ileri sürmelerine alışkınım. Babam da yapardı aynını. ‘İstemiyorum’ yerine ‘valla Yenge Hanım istemiyor’ lafını sıklıkla ederdi . Oysa annemin istemediği ne çok şeyi gayet göstere göstere yapan bir adamdı kendisi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Alışamadığım şey ise karıları güya totolarını gezdirirken kendilerinin ofis işlerinin yanı sıra ev işlerini de yüklenmiş, mecburen kılıbık olmuş mazlum ayağına yatmaları. Hayır efendim. İşte bunu kabul edemem.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_ye8qx0="160" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hayriye Hanım’ın acil bir bürokratik işi çıktı. Memleketine gitmesi gerekti günübirlik. Gittisi geldisi, iş saatlerinde orda olması derken hafta ortası iki gün yoktu. Jelibon’a bakmak için işlerimizden izin almalıydık. Hesapta günleri birer birer bölüşecektik Şövalye’yle. Tabii ki onun çok acil işleri bu sözünü yedirdi ona. İlk gün ofisten bırakın erken çıkmayı gece yarıları, çocuk uyurken döndü. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Söylemesi ayıp, bu antidepresanlar beni feci uyutuyor. Top patlasa uyanamıyorum. Jelibon gece bazen uyanıyor. Su içiriyorsun geri yatıyor. Şövalye de Jelibon’un uyanmasına uyanmış, beni dürttü. Kalk, uyandı, diye. Kendisi su içiremez çocuğa çünkü. Jelibon’a suyunu içirdim, geri yattım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_6b4yxv="160" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ertesi gün&amp;nbsp;de izin alamazdım. Ofiste acil bitmesi gereken bir işim vardı. Jelibon’u öğlene kadar ofise götürecektim. Sonra da Şövalye işten erken çıkıp çocuğun bakıcılığını üstlenecekti. Jelibon’u ofise getirdim. Ortamdaki kablo ve bilgisayar yoğunluğu yüzünden kafayı yedi. Bağıra bağıra ortamı terörize edince topladım götürdüm. İşlerim kaldı. Şövalye’ye dedim ki erken gel mutlaka. İşim var.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şövalye akşam 8’de geldi. Gün içinde az uyuyan Jelibon’un gece uykusuna ramak kala geldi yani. Hem de gelirken markete uğramış. Evdeki sağlıklı yemekleri beğenmediğinden kendine evde goralı sandviçler yapabilmek için alışveriş yapmıştı. Gelir gelmez goralı yapımına girişti. Üstüne de telefonu çaldı. Aaa. Senelerdir görmediği yurtdışında yaşayan bir kankasına meğer söz vermişmiş akşam için. Kankası bize gelecekmiş o akşam, Jelibon’u ilk kez görmeye ve bizi tebrik etmeye. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ev nasıl terelelli, tarif edemem. Ortalıkta Jelibon’un milyon oyuncağı. Jelibon yürürken çarpmasın diye sağa sola gelişigüzel çekilmiş mobilyalar. İçinde sadece on kilo olduğu için kesmeye üşendiğimiz bir karpuz olan tamtakır bir buzdolabı. Mühim bir ihale için sabaha mutlaka fedexe verilmesi gereken yarım kalmış bir iş planı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şimdi işin yoksa çocuğu giydir, ortalığı topla, birkaç pasta börek, kola bira falan sipariş et ve eminim çok iyi bir insan olan ve fakat yarım kalmış işin yüzünden bir türlü muhabbetine konsantre olamadığın tanımadığın biriyle iki saat muhabbet et. Neden? Şövalye’nin kendi işini benim işimden daha çok önemsemesinin yanı sıra kritik şeyleri de unutup hiç de haber vermemesi yüzünden. Oldu canım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Topladım laptop’ımı. Evi ve Jelibon’u bıraktım Şövalye’ye. Ne halin varsa gör, dedim. Mamasını pişirdim. Mutfakta. Yedir ve uyut zaten çok uykusu var, dedim. Yürüdüm Starbucks’a. İki saat kadar çalıştım. Tabii Şövalye zırt pırt beni arayıp tezgahın üstünde nal gibi duran mamasının nerede olduğunu, hangi biberona neyi, ne kadar koyacağımızı, hangi bezi takması gerektiğini, yatarken hangi body’sini giyeceğini falan da sordu. Ömründe yapmadı bunları tabii. Nereden bilsin? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div closure_uid_6b4yxv="162"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Starbucks kapandığında işim daha bitmemiş olmasına rağmen mecburen eve döndüm. Misafirin gitmiş ve Jelibon’un uyumuş olacağını sanıyordum. İkisi de olmamıştı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_6b4yxv="162"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon adeta sarhoştu. Yüzünü nereye bulsa oraya sürtüyordu (uyku hareketidir bu). Uyumamıştı. Çünkü babası onu uyutmamıştı. Üstü değişilmemişti. Maması çok geç verilmişti.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Misafirle tokalaştık. Bana ne dese beğenirsiniz?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;“Dünya tersine dönmüş, Hafiye Hanım. Adam kaç yıldır görmediği arkadaşıyla iki laf edemiyor, evde çocuk bakıyor, kadın dışarda”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Vay sen misin bunu diyen? Misafir bunu kendi başına bu şekilde diyemez. Kesin Şövalye attı tuttu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;“Valla maalesef 21. yüzyılda bile dünya aynı kalmış. Tersine döndüğü falan yok. Bilakis kadın hem dışarda hem evde çalışıyor. Adam hala sadece dışarda”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;E adam tabii dışarda olacakmış. Türk kadınının masraflarını karşılaması kolay mıymış. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şövalye de misafiri onaylayan gevreklikte bir güldü. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-a2Go2RFx_Qs/Tjuz8FyJgBI/AAAAAAAADWI/QIn1eLvmAOw/s1600/20110805+k%25C4%25B1l%25C4%25B1b%25C4%25B1k+karikat%25C3%25BCr.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="193" src="http://4.bp.blogspot.com/-a2Go2RFx_Qs/Tjuz8FyJgBI/AAAAAAAADWI/QIn1eLvmAOw/s200/20110805+k%25C4%25B1l%25C4%25B1b%25C4%25B1k+karikat%25C3%25BCr.jpg" t$="true" width="200" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Niyeeeaaah. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_vy2uz6="218" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Senelerce çalışmayıp çalıştığı üç beş günün de parasını apır sapır seyahatlerde, zihni sinir girişimcilik projelerinde heba eden, ben değil, Şövalye. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Masraf çıkaran ben değil, Şövalye.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;İki gündür işini yapamayan ben. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_vy2uz6="220" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Çocuğa iki saat bakamayan Şövalye. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_vy2uz6="219" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yine tuttum kendimi. Misafire uyuz uyuz konuştum. Kalktı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_vy2uz6="162" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;O gider gitmez Şövalye’nin beynini yedim. Bir kulağından girdi, öbüründen çıktı kesin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ben çok iyi anneymişmişim. Falan filan dedi. Günü kurtardı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-4863720936339851274?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/4863720936339851274/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=4863720936339851274' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4863720936339851274'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4863720936339851274'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/08/klbk-ms-gibi.html' title='Kılıbık-mış Gibi'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-O5_UZ4qIcYA/TjuzuzwTKzI/AAAAAAAADWE/GyrTpPOJ4Rk/s72-c/20110805+k%25C4%25B1l%25C4%25B1b%25C4%25B1k+film.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-8101807986786973736</id><published>2011-08-03T12:49:00.000+03:00</published><updated>2011-08-03T12:49:16.470+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><title type='text'>Kaynayan Kurtlar</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-FHPVwe96SNQ/TjkZcL7H2-I/AAAAAAAADV8/IbcBJqE60nc/s1600/20110803+yuruyen+bebek.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-FHPVwe96SNQ/TjkZcL7H2-I/AAAAAAAADV8/IbcBJqE60nc/s200/20110803+yuruyen+bebek.jpg" t$="true" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_sk0ivm="218" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir yere gittiğimizde gözüm hep başkalarının bebeklerinde. Milletinki pusetinde oturuyor bütün gün. İki tane oyuncakla takılıyor. Üstelik bu kadarcık aktivite ile çocuklarının hareketli olduğunu iddia ediyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_sk0ivm="186" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Oysa Jelibon hareketliden de öte, kuduruk bir oğlan oldu çıktı. Bir saniye yerinde durmuyor. 9 aylıkken, daha akıl yokken yürüdüğü yetmediği gibi hala akıl yokken, 11. ayında da merdiven tırmanmaya başladı. Hatta merdivenler onun en büyük obsesyonu artık. Bu da yetmedi, özellikle önü açık asfalt yol buldu mu uzun soluklu koşuyor da. Kondüsyonu şahane ama yurdumun girintili çıkıntılı asfaltlarında sık sık düşüyor. Dizleri kan içinde kalıyor. Bir dur, bir ağla, di mi? Yok, kalkıp koşmaya devam ediyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Artık bebeklerde hiperaktivite var mıdır, diye gugıllamaya başladım. Yokmuş. Bebekler zaten doğaları gereği hareketli olurlarmış. Benim kendimi bunun ‘normal’ olduğuna ikna etmem gerekiyor yani. Baktıkları bebeklere öksürük şurubu verip sakinleştiren bakıcıları anlamaya başladım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon, Baby TV’yi bari beş dakika kadar seyredebiliyor. Bu yüzden bir mola istediğimde koyuyorum adamı televizyonun önüne. Bir nefes olsun almak için. Çocuklarınıza TV seyrettirmeyin diyenlerin çocuğu yok kesin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hareketliliği bir yana, istediği olmadığında da ciyak ciyak bağırıyor Jelibon. Ben bir höt diyorum, ağlıyor. Sonra susuyor. Ama babası. Ah, o babası. O oldu mu bağırması, ağlaması asla bitmiyor. Çünkü babası eninde sonunda ne istiyorsa yapıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şövalye, diyorum. Yapma. Şımartma. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama çok seviyormuş Şövalye. Dayanamıyormuş. Öyle dudaklarını büzüp titretip gözyaşlarını akıttığında içi kıyılıyormuş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ben bütün bu ‘vicdansız’ duruşumla aslında çocuğumu sevmiyormuşum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Tabii Jelibon babasında işe yaradığını çok iyi bildiği titrek dudaklar eşliğinde gözyaşlarını sıklıkla akıtıyor. &lt;/span&gt;&lt;span closure_uid_sk0ivm="294" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bana da aynından yapıyor ama işe yaraması umuduyla o kadar uzatıyor ki artık yirmi yedinci kez üstü üste babaanne yazlığının yola çıkan bahçe merdivenlerine tırmanmasına izin vermediğim için on beş dakika katıla katıla ağladığında, ‘yeter, Jelibon yeter’, diyip çaaat diye eline vurdum bir tane. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-zrBpqX5zLPY/TjkZixxccWI/AAAAAAAADWA/3JKwK4G3nTo/s1600/20110803+merdiven+c%25C4%25B1kan+bebek.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-zrBpqX5zLPY/TjkZixxccWI/AAAAAAAADWA/3JKwK4G3nTo/s200/20110803+merdiven+c%25C4%25B1kan+bebek.jpg" t$="true" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_sk0ivm="265" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_sk0ivm="196" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;İlk dayağını yedi bizimki. Ben de zamanında şiddete maruz kalmış herkes gibi şiddet uygulamaya başladım. 11 ay sürdü kendimi tutmam. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama&amp;nbsp;Jelibon bunu da bir oyun sandı ve şimdilerde bana koşturup vurmam için elini uzatıp duruyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_sk0ivm="190"&gt;&lt;span closure_uid_sk0ivm="188" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;PS. 'Maaşallah' diyin tabii. Herkes öyle diyor Jelibon'a. Bence de hareket edebilmesi ne güzel ama bu kudurukluk seviyesindeki aktiviteye neden 'maaşallah' dendiğini inanın ben de anlamıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div closure_uid_sk0ivm="189"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-8101807986786973736?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/8101807986786973736/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=8101807986786973736' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/8101807986786973736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/8101807986786973736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/08/kaynayan-kurtlar.html' title='Kaynayan Kurtlar'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-FHPVwe96SNQ/TjkZcL7H2-I/AAAAAAAADV8/IbcBJqE60nc/s72-c/20110803+yuruyen+bebek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-8022381930240735695</id><published>2011-07-23T18:12:00.010+03:00</published><updated>2011-07-23T18:24:32.108+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıkıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düella'/><title type='text'>Çocuklu Tatil</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/--TgTP84k4NA/Tirj-W-ttbI/AAAAAAAADVw/hbCcBqpwsp8/s1600/20110723+torun+nine.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="120" src="http://2.bp.blogspot.com/--TgTP84k4NA/Tirj-W-ttbI/AAAAAAAADVw/hbCcBqpwsp8/s200/20110723+torun+nine.jpg" t$="true" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_f0cfbb="175" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bodrum’da, Şövalyegiller’in yazlığında tatildeyiz. Ayarsızca bağırıp duran, hala katı gıdaları yiyemeyen ve aklı henüz yokken erken yürüyerek kendini oraya buraya atan bir bebekle ancak bir 'ev'e gidilebilirdi. Her sene iş değiştirdiği için yaz tatili de olamayan Şövalye&amp;nbsp;sayesinde ve torunlarını çılgınca özlediklerinden kendilerine misafir gelmemiz için adeta yalvardıkları için bu 'ev' de büyükannelerin evi olsa daha iyi olurdu.&amp;nbsp;Sanki.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_f0cfbb="175" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_f0cfbb="175" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bodrum'a arabayla geldik. Birincisi çocukla tatile çıkınca park yatakmış, oyuncaklarmış, mamalarmış derken 150 kiloluk malzeme çıktı. Bu kadar çok eşyayla uçağa binmek hem zor hem masraflı.&amp;nbsp;İkincisi ise kuduruk Jelibon’un daracık uçak koltuklarında bir saat de olsa totosunu kırıp durmasına imkan olmamasıydı. Ama arabada kendi oto koltuğunda durabiliyor. Eline oyuncak falan veriyoruz. Kendi kendine ninni söyleyip dalıyor çoğunlukla. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div closure_uid_tnsm7y="162"&gt;&lt;span closure_uid_tnsm7y="161" closure_uid_vrboep="170" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama Jelibon’un sabahın köründeki Bandırma feribotunda çıkardığı arıza fenomendi. Koooskoca feribotta avaz avaz bağıran tek çocuk bizimkiydi. İki saat boyunca da feribotu baştan aşağıya sırayla hepimiz döndük. Jelibon’u da döndürdük. Bana mısın, demedi. Nonstop bağırdı. En azından tek bölgedeki insanların kulaklarını tırmalamamış olduk. Azar azar herkes işkenceden bir parça tattı. İlk haftasonunun sonunda tatilsiz Şövalye Istanbul’a döndü. Biz kalmaya devam ettik.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_tnsm7y="162"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_yghp35="161" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şövalyegiller’in evinin bahçesi var. Ama bahçe de ev de cehennemden kopup gelmiş gibiler. Buna rağmen Anne Şövalye, çocuğu üşütecek oluruz diye kapıyı pencereyi kapatıp Jelibon’u içerde tutmaya çalışıyor. Klimanın da insanı, özellikle de küçük çocukları, hasta edeceğine inanan tipik bir Türk kendisi. Saunaya dönmüş evde tutmaya çalışıyor Jelibon'u. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_3w800p="161" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bahçeye çıkmaya vakıf olursak Jelibon'u salıncağa koyduğumuz dakika&amp;nbsp;babaanne yanımızda bitiyor. Sallanarak Jelibon'un midesinin bulanacağını iddia ediyor. Kendisi sallanınca içi çekilirmişmiş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bahçedeki şişme çocuk havuzuna koyunca da yine çocuğun üşütme ihtimaline dikkat çekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Oyuncaklarıyla yere oturup oynayan Jelibon’a ‘pis’ baktığımız ima ediliyor. Yan komşu teyze de ‘aaa, çocuk yerlerde sürünüyor ayol’ diyerek bizi ayıplayınca daniska oluyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_f0cfbb="170" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_f0cfbb="170" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_xhcmgq="161" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yere düşen oyuncakları ağzına almasına kızıp ‘hayır’ demediğimiz için bu herşeyi ağzına atma huyunun asla geçmeyeceğini söylüyor. Mesela kendi çocukları Jelibon yaşındayken bırakmışmış oyuncakları ağzına götürmeyi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_f0cfbb="174" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_lu7qhm="161" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon sadece sahildeki kafede mutlu. Derin bir gölgede, denizden esen tatlı rüzgarla sakinliyor. Ama dev brandaların altındaki derin gölgeyle de yetinmeyip 50+ korumalı güneş sütleri sürmemize rağmen çocuk yansımayla yanar diye Anne Şövalye oraya gitmemizi de istemiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span closure_uid_wp67ns="161" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Çocuk hala dingildek yürüdüğü için sıklıkla kazaya da uğruyor. Bu da haliyle sorun oluyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span closure_uid_mo1i8k="170" closure_uid_wp67ns="161" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Özetle, Anne Şövalye, kafasını gözünü patlatmasın, üşütmesin, yanmasın, pis yerlerde oturmasın&amp;nbsp;diye klimayı da açmadan, sadece yönü tavana çevrilmiş bir küçük vantilatörün bulunduğu on metrekarelik bir odada Jelibon’u pusetine bağlayıp kibar bir çocuk da olabilsin diye&amp;nbsp;çocukla 'sakin-sessiz' konuşuyor. Durumdan hiç de hoşnut olmayan Jelibon avaz avaz bağırıyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span closure_uid_mo1i8k="170" closure_uid_wp67ns="161" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Anne Şövalye,&amp;nbsp;çocuğun bağırma huyunu da biraz gür sesli olan Hayriye Hanım’a bağlıyor. Hayriye Hanım da ben de tüm&amp;nbsp;olan bitene&amp;nbsp;sadece seyirci olabiliyoruz. Hadi o çalışan bir insan. Ben&amp;nbsp;de huzur kaçmasın diyerek kendi huzurumdan yiyorum. Tatilin bitmesi için saatleri sayıyorum. &lt;span closure_uid_63t5p="161" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Arada Düella çıktığı mavi turdan sakin manzaraların resimlerini mesaj atıyor. İçim gidiyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_63t5p="163" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Her şeye rağmen Jelibon’u Anne Şövalye’nin cıkcıkları eşliğinde birkaç saat önce sahildeki kafeye getirdim. Adam normale döndü. Ben de. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_f0cfbb="171" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div closure_uid_63t5p="164"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_f0cfbb="171" style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-P4F4VydjOAc/Tirkr485PZI/AAAAAAAADV0/KBxicVXkRNM/s1600/20110723+tatilde+%25C3%25A7ocuk.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://3.bp.blogspot.com/-P4F4VydjOAc/Tirkr485PZI/AAAAAAAADV0/KBxicVXkRNM/s200/20110723+tatilde+%25C3%25A7ocuk.jpg" t$="true" width="200" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_f0cfbb="252" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Güya bakıcımız Hayriye Hanım ve babaanne ikilisiyle Jelibon’u sadece arada bir severek ve onunla oynayarak ama şuradaki ağaçların altında göbeğimi kaşıya kaşıya, yanıma aldığım beş kitabı birden bitirerekten bir tatil geçirecektim. Kriz büyümesin diye Hayriye Hanım ve Jelibon’u evden uzaklaştırmaya çalıştığım için her daim yanımda dolaşan Jelibon’un beni görünce aklına gelen türlü şaklabanlıkları yaparak geçti bir hafta.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div closure_uid_f0cfbb="169" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Offf. Yoruldum valla. Pazartesi olsa da işe gitsem.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-8022381930240735695?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/8022381930240735695/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=8022381930240735695' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/8022381930240735695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/8022381930240735695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/07/cocuklu-tatil.html' title='Çocuklu Tatil'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/--TgTP84k4NA/Tirj-W-ttbI/AAAAAAAADVw/hbCcBqpwsp8/s72-c/20110723+torun+nine.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-2195620564315238007</id><published>2011-07-12T16:26:00.006+03:00</published><updated>2011-07-12T16:35:28.874+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıkıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Seyahat'/><title type='text'>Göteborg'la Eşleşmek</title><content type='html'>&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/ipWBhP5arIo" width="425"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Geçenlerde Göteborg’daydım. Türkler arasında ismi hep komedi unsuru olarak kullanılan bu şehir hakkaten komik. Trajikomik. Daha da gitmem Göteborg’a. Allah göndermesin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bizim bir konferans vardı orada. Sabahın köründe başlayan toplantılarım oluyordu. Şehrin en büyük otelinde, konferans salonundaydık. Hadi atıştırmalıklar olmasın salonda. Çayın kahvenin olmadığı gibi su bile yoktu. Parasıyla satın da alamıyordunuz. Kafeteryası, restoranları kapalıydı otelin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Sadece sabah 10:30’da ve öğleden sonra 15:00’te kahve geliyordu orta bir yere. O da bir fıçı bir şey. Hop diye bitiyordu. İkinci kahve fıçısı gelmiyordu. Toplantın varsa yanıyordun. Bitip de kahve mekanına gidinceye kadar yerinde yeller esiyordu. Bir gün 10:30’da toplantım vardı. Ama bir baktım kahve 10:15’te gelmişti. Koşa koşa koştum. Kupayı elime aldım, tam fıçıdan doldurucam, fıçı başındaki yaşlı garson, “Hayır”, dedi. “Saat 10:30 olmadan alamazsınız”. Ama gelmiş kahve. Toplantım var 10:30’da. Lütfen, dedim. Nooolur, dedim. I-ıhh. Izin vermedi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Otelin dışına çıkayım, yanı başından bir yerden yiyecek içecek alayım da olamıyordu. Şehirdeki her ama herrrrr yer kapalıydı. Konferans otelinden kaldığım otele yürüyordum kilometrelerce. Taksi olmuyordu. Üşüyordum. Soğuktu da lanet yer. Bir Allahın kulu geçmiyordu sokaklardan. Güya meskun alanlardan yürüyordum. Balkonlarında çocuk bisikletlerinin, bahçe tipi sandalyelerin durduğu bildiğiniz apartmanların olduğu yerlerden geçiyordum. Bütün pencereleri kapalıydı dairelerin. Hiçbir hayat belirtisi yoktu. Şehir adeta acilen terk edilmişti. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;İkinci gün dersimi alıp otelde sıkı bir kahvaltı yapmadan çıkmadım. Bütün gün tek öğünüm olacaktı çünkü. Cebime de resepsiyon masasının ucunda duran geniş cam kaselerdeki elmalardan, muzlardan doldurdum. Öyle gittim konferansa. Ama millet açlıktan kırılıyorken elmamı paylaşmam icap etti. Bir katılımcı firma dondurma arabası getirmiş, dondurma dağıttı sağ olsun. Hayrat niyetine, iyi geldi. Duacısı olduk.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-9DMmzeZbr8c/ThxLRTK6UYI/AAAAAAAADU8/WV9cTP3mQJs/s1600/20110712+Bo%25C5%259F+G%25C3%25B6teborg+Caddeleri.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Akşama bir müşterimizi yemeğe götürecektim ama açık yer bulabilene aşk olsun. Konferans otelinin çatısındaki restoran akşam 9’a kadar açığım dedi bari. Olsun dedik rezervasyon yaptırdık sabahtan. Akşam 7’de gittik. Toplam 13 kişiydik. Rezervasyonumuz da o kadardı. Sonradan artmadık. Ama bizi restorana almadılar. 13 kişiye iki saat içinde yemek çıkaramazlarmış. Ya daha erken gelmeli ya da önden ne yiyeceğimizi bildirmiş olmalıymışmışız. Bizim ekipten biri arıza çıkarır oldu. Ama hiç oralı olmadılar. Ya bara gidip oturacaktık ya da otele dönecektik. Müşteriye de rezil olduk o ayrı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bara oturup soğuk sandviç yeriz bari, dedik. N’apalım. Müşteri de durumu kabullenmiş. O da günlerdir aç. Halden anladı. Ne varsa yeriz, dedik. Tam oturduk, hiç var olmadığını sandığımız bir otel personeli çıkageldi. Montla oturamazsınız barda, dedi. Ya takım elbise ceketi&amp;nbsp;ya da gömlekle oturabilirmişiz. Yani üstümüzdeki kılık ‘spor’ olamazmış. Barın raconu buymuş. Hava buz gibi diye millet yanına ince montlar almış. Gömlek üstü takılıyor. Çıkarsa üşüyecek. Ekipteki kızgın eleman ‘ya Allah bismillah’ dedi kalktı personelin üzerine yürüdü. “Iz dis a cok, haaa?” diye.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ekip arkadaşımıza engel olduk ama montları da tıpış tıpış vestiyere verdik. Kurallar ülkesi buralar. Maazallah. Bir de karakolluk olmayalım diyip üşüyerek bara tünedik. Bar da bar değil. Güneş batmıyor. Ortalık hep aydınlık. Elimizde&amp;nbsp;kulüp sandviçler. Halimize acıyoruz. Memleketi özlüyoruz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-52d-vSdNFvo/ThxMu__G56I/AAAAAAAADVA/XbYgXAbleMA/s1600/20110712+Bo%25C5%259F+G%25C3%25B6teborg+Caddeleri.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" m$="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-52d-vSdNFvo/ThxMu__G56I/AAAAAAAADVA/XbYgXAbleMA/s200/20110712+Bo%25C5%259F+G%25C3%25B6teborg+Caddeleri.jpg" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Meğer yaz ortası festivalleri varmış. O hafta ful tatillermiş. Garsonlar, aşçılar dahi tatil olduğundan kahve bile çıkmıyormuş otelde. Yani bayramda seyranda bizim iller de boşalır ama bu kadar aç bilaç kalındığını bilmem. Marketler illa açık olur bari bir gofret alır yersin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;O kadar sefil oldum ki ben de her gittiği yerde memleketinin nostaljisini yaptığı için uyuz olduğum Türk turistlere benzedim. Zaten memlekete döneli 5 yıl geçti. Ben bayağı, basbayağı Türk oldum artık. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-2195620564315238007?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/2195620564315238007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=2195620564315238007' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/2195620564315238007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/2195620564315238007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/07/goteborgla-eslesmek.html' title='Göteborg&apos;la Eşleşmek'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/ipWBhP5arIo/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-8318296665029402352</id><published>2011-06-29T11:14:00.006+03:00</published><updated>2011-06-29T11:21:00.468+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kankalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yonc'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='televizyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düella'/><title type='text'>Ne Nefret Et Ne De Acı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4yb5Ew2nPvk/TgrgKRqdOKI/AAAAAAAADU4/dDGdc7xH94w/s1600/20110629+survivor+nihat.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="151" i$="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-4yb5Ew2nPvk/TgrgKRqdOKI/AAAAAAAADU4/dDGdc7xH94w/s200/20110629+survivor+nihat.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Survivor Ünlüler ve Gönüllüler’in finalini izledim ve keşke tamamını dönüp izlemiş olsaydım diye düşündüm. Nihat Doğan’I seyretmek çok keyifliydi. Oturması, konuşması, kurnazlığı, çirkefliği, konuşurken yanındakini elleyip durması. Harika bir elemanmış. Hatta ona oy sms’i bile atacak oldum. Şövalye kızdı. Derya daha efendiymişmiş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bu efendilik yarışması mı ki? oldum. &lt;em&gt;Survival &lt;/em&gt;yarışması idiyse Nihat daha çok yarış kazanmış dendi. O daha survivor yani zaten Derya’dan. O zaman zaten Nihat kazanmalıydı. Ha, bu fasulyeden hayatta kalma mücadelesiydiyse ve bir şovdan ibarettiyse Nihat Doğan beni bayağı eğlendirdi. O zaman yine onun kazanması gerekti. &amp;nbsp;&lt;em&gt;I loved to hate him,&lt;/em&gt; yani. Bülent Ersoy gibi. Paris Hilton gibi. Hiç tasvip etme ama bak ve eğlen. Eğlendirmek de bir başarı. Efendilik’in ne mücadeleyle ne şovla ilgisi var.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-CsHz5xesNG4/Tgrfoh55_kI/AAAAAAAADU0/xQv9Rl9nWYs/s1600/20110629+survivor+derya+nihat.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Konuyu Düella’ya getireceğim hemen. Kanka bu sene de seyahat bursu verdi gençlere. Seyahat bursuna başvurma şartları genç olmak, öğrenci olmak ve seyahat etmek istemekten ibaret. Ama kazanmak için seyahat etmenin hayatındaki anlam ve önemini belirtmen, idealindeki seyahati tanımlaman ve bunları düzgün ve düzenli bir şekilde yazılı olarak bir blogda tutman gerekiyor. En iyi ifadeler, planlar bursa katkıda bulunan çeşitli seyahatsever tarafından puanlanarak değerlendiriliyor. Toplanan miktara göre artık en iyi 3-5-10 kişi seyahate çıkıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Başvurular arasında ajitasyonu bol tutanlar kimi jüri üyelerinden yüksek puanlar alabiliyor . Hiç seyahatin anlamına, önemine bakılmaksızın ‘yazık, bu çocuğun parası yokmuş’, ‘yazık bu sürünmüş’, ‘yazık bu çocuk bu seyahate çıkamazsa ömründe seyahate çıkamaz zira düşük gelirli olmaya pek müsait’ vs gibi sebeplerle başvuran gencin seyahat olanaklarına bakarak değerlendirebiliyorlar. Oysa bu burs, seyahat etmeye maddi engeli olanlara el uzatma amaçlı ortaya çıkmadı ki. Amacı gençlere özellikle salaşından sırt çantalı seyahati sevdirmek, tek başına uzaklarda olmaya alıştırmak ve bunu az miktarda parayla pekala yapılabildiğini, niyet etmenin yettiğini duyurmak. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-CsHz5xesNG4/Tgrfoh55_kI/AAAAAAAADU0/xQv9Rl9nWYs/s1600/20110629+survivor+derya+nihat.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" i$="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-CsHz5xesNG4/Tgrfoh55_kI/AAAAAAAADU0/xQv9Rl9nWYs/s200/20110629+survivor+derya+nihat.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Seyahatin anlamına varmış, bunu da çok güzel ifade etmiş ve büyük kitlelere de duyurma imkanı yaratmış gençler daha doğrulardı bence ve onlar için &lt;em&gt;kolej mezunu bu, zaten seyahat eder, &lt;/em&gt;demek aslında ortaya çıkarılmaya çalışılan şeyin daha geniş kitlelere yayılmasına engeldi. Zaten aslında bizim ‘imkan’dan kastımız istek, azim ve ifade gücüydü. Bunlar imkanlara sahip kişiler aynı zamanda maddi güce de sahiptiyse bile bu durum jürinin ka’ale almaması gerekirdi. Tıpkı Derya’nın efendiliğiyle hayatta kalma becerisinin alakasızlığı gibi. Pek bahsi geçmese de muasır medeniyetler seviyesine gelememizde de bu amacımızdan kopup duygularımızla hareket etmemiz de geliyor bence. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Düella’ya bundan bahsettim. O da aynı benim gibi düşünüyormuş. Bunu da oylarımızın benzerliğinden anlayabiliyormuşuz. Bir de Nurçin bize benziyormuş. Rasyonel arkadaşlarım benim, dedi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yonc, mesela, direk en gözü yaşlı olana basmış puanları. Halbuki bir yandan en acımasızımız da odur. Duygu dediğin şey her yöne gidiyor işte. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-8318296665029402352?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/8318296665029402352/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=8318296665029402352' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/8318296665029402352'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/8318296665029402352'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/06/ne-nefret-et-ne-de-ac.html' title='Ne Nefret Et Ne De Acı'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-4yb5Ew2nPvk/TgrgKRqdOKI/AAAAAAAADU4/dDGdc7xH94w/s72-c/20110629+survivor+nihat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-1909563825714880187</id><published>2011-06-20T14:31:00.002+03:00</published><updated>2011-06-20T14:34:32.789+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Huysuz Bebek</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-k234YUWPfWE/Tf8veTwsE3I/AAAAAAAADUo/fHrL31cGp7Q/s1600/20010620+huysuz+bebek.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="152" i$="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-k234YUWPfWE/Tf8veTwsE3I/AAAAAAAADUo/fHrL31cGp7Q/s200/20010620+huysuz+bebek.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hayriye Teyzemiz haftasonu bir gün yok. Dolayısıyla o gün Jelibon’a full-time biz bakıyoruz. ‘Biz’ derken, çoğu zaman ‘ben’ tabii ki. Şövalye Cumartesi-Pazarları bile çalışır oldu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ben Jelibon'a tek başıma bakarken artık&amp;nbsp;o kadar da zorlanmıyorum. Jelibon’un taleplerinin makul olanlarını karşılıyor, makul olmayanlarını duymazdan geliyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Duymamak büyük çaba elbette. Adam öyle bir ciyaklıyor ki bütün apartman titreşiyor. Başlarda şşşştt falan diyordum, aman komşular duyar da rezil oluruz diyordum ama artık sanki kulağıma tıpalar tıkamışlar kadar kayıtsız kalabiliyorum. Kim duyarsa duysun. Ben de kötü anneyim. Bu bebe de huysuz. Napiym.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon her türlü sabrımı deniyor tabii ki. Öyle kitaplardaki gibi bırakın üç gün ağlasın, bağırsın; dördüncü gün bağırmamayı öğrenir gibi bir durum yok elbette. Bir şey öğrendiği yok. Bağırmaya devam ediyor. Ben duymamayı öğrendim sadece.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şövalye'nin ise duyması davranması bir yana, Jelibon’un uykusu gelse ‘yazııık’ diyor. Ya niye yazık? Uyusun işte. Biz de uyuyoruz. Tüm insanlar uyuyor. Hepimize yazık o zaman. Yani uykuda geçirilen zamana fikren acıyorsan o ayrı ama adam uyumadığında da Hayriye Hanım ne zaman gelecek diye saatler bakmaktan helak olmuş bir adamın söyleyeceği laf değil ‘yazık’.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon ona sınırsız şefkatle ve her talebine daha gık demeden karşılık veren bir babaya sahip olduğu için onunlayken şımarıklığın ve huysuzluğun zirvesini yaşıyor. Şövalye, Jelibon'un her huysuzlanmasında bana dönüp ‘bu çocuk sana benzedi’ demekten de geri kalmıyor. Dönüp bebeyi terbiye edeceğine bana çamur atıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon da tuhaf bir oğlan. Gelişiminde sıra bozukluğu var. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Beş aylıkken kaşıkla beslenir olmuştu. Şimdi ısırılarak yenen katı gıdaları yiyor. Kaşığı reddediyor. Besinlerini ya ısırarak yiyor ya da biberonla içiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Dokuz aylıkken emeklemeden yürüdü. On ayına yaklaşırken emeklemeye başladı. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Kafasına göre takılıyor. Yarın ne yapar bilinmez. O yüzden bence bana değil, babasına benzedi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-1909563825714880187?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/1909563825714880187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=1909563825714880187' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1909563825714880187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1909563825714880187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/06/huysuz-bebek.html' title='Huysuz Bebek'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-k234YUWPfWE/Tf8veTwsE3I/AAAAAAAADUo/fHrL31cGp7Q/s72-c/20010620+huysuz+bebek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-1076621523442827322</id><published>2011-06-16T17:01:00.001+03:00</published><updated>2011-06-16T17:02:00.808+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevdiğim şeyler'/><title type='text'>Kapak</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-BmwiPpzhgvU/TfoMB_GXigI/AAAAAAAADUk/OgKU31GD-3o/s1600/20110616+berlusconi+economist+kapa%25C4%259F%25C4%25B1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-BmwiPpzhgvU/TfoMB_GXigI/AAAAAAAADUk/OgKU31GD-3o/s200/20110616+berlusconi+economist+kapa%25C4%259F%25C4%25B1.jpg" t8="true" width="160" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bu aralar vaktim oluyor da biraz bir şeyler okuyabiliyorum.Yaşasın.&amp;nbsp;İşler yoğun değil. Şövalye yoğun. Bu yüzden devamlı aktivite isteyen biri eksik tepemden. Jelibon da mütemadiyen parkta. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;The Economist’in geçen haftaki kapağı o kadar iyiydi ki sonradan dönüp bakmak için sakladım. Gevşek gevşek gülen bir Berlusconi fotoğrafının üstünde &lt;em&gt;The Man Who Screwed an Entire Country&lt;/em&gt; yazıyordu. Bu kapak beni açıkçası çok eğlendirdi. Oldukça ciddi ve fakat mizahı da bırakmayan bu&amp;nbsp;dergide Berlusconi döneminin bu şekilde özetlenmesi kısa ve öz olmuş. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir yandan da bu ‘screw’ kelimesi tercümede kaybolan bir kelime. Ben bu cümleyi Türkçe'ye 'Koca Ülkenin İçine Eden Adam' diye çevirirdim heralde. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;‘Ülkeyi kandıran adam’, ‘ülkeyi aldatan adam’, ‘batıran adam’, ‘ .iken adam’ diye de çevirebilirsiniz. Ama o zaman çok etkili olmuyor. Screw kelimesi sanki hepsini içeriyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Berlusconi kendisiyle sıklıkla uğraşan The Economist’e ‘The Ecommunist’ diyor. On yıl önce dergiyi dava da etmiş ama kazanamamış. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-1076621523442827322?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/1076621523442827322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=1076621523442827322' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1076621523442827322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1076621523442827322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/06/kapak.html' title='Kapak'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-BmwiPpzhgvU/TfoMB_GXigI/AAAAAAAADUk/OgKU31GD-3o/s72-c/20110616+berlusconi+economist+kapa%25C4%259F%25C4%25B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-1935493856696424793</id><published>2011-06-07T12:18:00.004+03:00</published><updated>2011-06-07T16:39:03.247+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Erken Yürüyen Bebek</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ZfuFjHWTKEY/Te3swND7NgI/AAAAAAAADUg/Tqdc9CCZj6U/s1600/20110607+ilk+ad%25C4%25B1m+bebek.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-ZfuFjHWTKEY/Te3swND7NgI/AAAAAAAADUg/Tqdc9CCZj6U/s200/20110607+ilk+ad%25C4%25B1m+bebek.jpg" t8="true" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Jelibon yürümeye başladı. Aman nazar değmesin. Daha 9 aylık. Tu tu tu’lar da başladı. Siz de rica ediyorum nazarınızı değdirmeyiniz. Nazarınıza yazık. Değdiğine değmez.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Jelibon küçük bir herkül olur. Belki de azman demek daha doğru. Boyu da kilosu da %97’lik eğrinin üstünde. Adamı pusetinde görenler onu 1.5 yaşında sanıyor ve neden onu yürütmediğimizi soruyordu. Neyse, bundan sonra yürütürüz de gerekirse.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Jelibon iri ya. Böyle atletik tipli. Çok da hareketli. E, erken de yürüdü. Ben de sanıyordum ki kendisinde profesyonel sporcu kumaşı var. O kadar ki spor bursuyla &lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=ivy%20league"&gt;ivy ligde&lt;/a&gt; üniversite okur. Aynı zamanda erken yürümek zekanın da göstergesidir de üstüne bir de Fulbright olsun Tübitak olsun hepsinden burslar alır, Harvard’a mı gitse, Yale’e mı diye ikilemlerde kalırız.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çocuklarda yürüme konusunda biraz okuyunca anladım ki bunların hiçbiri yok elimizde. Her çocuk kendi hızında büyüyor, gelişiyor, aşamaları farklı farklı zamanlarda geçiyor. &lt;a href="http://www.cbsnews.com/stories/2009/05/07/uttm/americanbaby/main5000241.shtml"&gt;Erken yürümesiyle sadece risk alabilen bir bebeğimiz olduğunu düşünebilirmişiz&lt;/a&gt;. Bebeklerin çoğu aslında fiziksel olarak bu yaşta yürümeye müsait ama totoları yemiyor, denge kaybedip düşmekten korkuyormuş. Erken yürüyenler atılgan tipler. Düşmeyi düşünce düşünenler yani. İhtimalini dert etmeyenler.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hatta halk arasında ‘erken yürüyen geç konuşur’ diye bir laf da var. Jelibon da hiiiç kelimelere hevesli değil. Onunla istediğin kadar konuş. Göz hizasında şarkılar söyle. Üç saniye bakarsa iyi. Dördüncü saniyesinde sıkılıyor, kendini yere atıp zıplatılmak falan istiyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Düella’ya dedim ki bizimki cesur yürek çıktı. Risk alan tonti. O da dedi ki, iyi işte. İş adamı kodaman patron olur, bize bakar.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dedim risk bu. Her yöne gider. &lt;a href="http://www.brillbaby.com/teaching-baby/physical-development/baby-crawling.php"&gt;Bizimki sadece aksiyon olsun diye atılıyor.&lt;/a&gt; İşleri batırıp emekliliğimizde başımızı sokacağımız küçük sayfiye evimize de yerleşebilir. Sonra ben sigorta emeklisi maaşımdan üç lira biriktirmeye kasıp onun girişimlerine katkıda bulunucam diye ömrümün kışını da totom açıkta geçiririm. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Babasının kayalardan düştüğü, ormanlarda kaybolduğu, paraşütünün yırtıldığı, ıssız ülke sınırlarında soyulduğu, motosikletle taklalar attığı, epeyce ölüm tehlikesi atlattığı, binbeşyüz tane iş değiştirip birkaç girişimi de batırdığı düşünülürse Jelibon’un kime çektiği belli. Teknik olarak yüzde ellisi benden olmasına rağmen katrandan şeker yapamadık maalesef. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-1935493856696424793?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/1935493856696424793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=1935493856696424793' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1935493856696424793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1935493856696424793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/06/erken-yuruyen-bebek.html' title='Erken Yürüyen Bebek'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ZfuFjHWTKEY/Te3swND7NgI/AAAAAAAADUg/Tqdc9CCZj6U/s72-c/20110607+ilk+ad%25C4%25B1m+bebek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-2583030331431052454</id><published>2011-06-06T16:47:00.002+03:00</published><updated>2011-06-06T16:48:54.267+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev hali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>Yaramaz Bebek, Meşgul Ortam</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-OSZFzq2OEo8/TezZ0gfhknI/AAAAAAAADUc/-ZC_lMIFVKA/s1600/20110606+yaramaz+bebe.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-OSZFzq2OEo8/TezZ0gfhknI/AAAAAAAADUc/-ZC_lMIFVKA/s200/20110606+yaramaz+bebe.jpg" t8="true" width="156" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Dün Elyanla Levo geldi bize. Yarım saat olmadan karı koca birbirlerine kaş göz yapmaya başladı. Hadi kalkıp gidelim, manasında. Haklılardı gitmek istemekte. Jelibon ortalıkta kıpır kıpır kıpırdanıyordu. Elimden tutun, yürütün, uçtu uçtu yapın, zıplatın, topu atın, topu tutun, gezdirin, hoplatın istedi durdu. Arada acıktı. Kaşıkla yemeyi reddetti. Eliyle yesin diye patates haşlandı. Muzlar soyuldu. Onları bin kez yere attı. Bin kez yıkayıp eline geri verdik. Akabinde ortalık temizlendi. İstedikleri&amp;nbsp;elbette cingarla ifade ediliyordu. Ha bire bir hareket, bir düşmesin bağırmasın stresi. Yordu ortamı. Düella da zaten bu yorulma ihtimali yüzünden sarmısaklı köftelere rağmen bize gelmedi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon'la&amp;nbsp;bağımızı kuvvetlendirici fiziksel kontak söz konusu değil. Kucağıma aldığımız saniye itiyor, tepiyor. Yere inmek, yürümek, kaçmak istiyor. Geçen gece uyandı bir ara bağırarak. Kalkıp kucağıma aldım. Başını omzuma dayadı. Mırıl mırıl yaptı. İnanılmazdı. Nadide bir an olduğundan adamı koymadım yatağına. Öyle tuttum dakikalarca. Öptüm. Kokladım doya doya.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Öğlen uykusuna yatmadğı için Jelibon gözünü ovdu durdu. Doktoru, sevmediği birisinin onu yatırmasını söyledi. O kişi de tahmin edebileceğiniz gibi ben oluyorum. Götürüp yatağına koydum. Bir saat boyunca bağırdı, uyumadı. O saatten sonra kaldırmak istemem. Bağırarak iş becerebileceğini sansın istemem. Ama annem ve Şövalye zorla odasına girip onu benden kurtarmaya çalışırken ben de yoruldum. Anneme göre çocuğu sinir hastası yapacaktım. Şövalye’ye göre psikopat. Oysa ben sadece kendi kendine uyusun, oynasın, yemek yiyebilsin istiyorum. Ona bağımsızlığını vermeye çalışıyorum. Elyan da zaten Anne Hafiyeler ve Şövalyeler yüzünden Türk çocuklarının asla uslu Batılı çocuklara benzemeyeceğini açık bir şekilde ifade etti. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Sonra Elyanlar akşama sinema sözü verip gittiler. Gidiş o gidiş. Biz de arkalarından bir daha bize hiç gelmeyeceklerini düşündük. Yani gelip ne yapsınlardı ki? Oturduk Jelibon. Kalktık Jelibon. Başka bir şeye odaklanılamadığından başka bir şey konuşulamadı. Elyan’ın çocuk konusundaki kuşkularını besledik sadece.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt; Sosyal aktivitelerimiz&amp;nbsp;de Şövalye'nin uçurtmalarına, müzelerine, festival ve sergilerine kaldı. Onun canına minnet tabii.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-2583030331431052454?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/2583030331431052454/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=2583030331431052454' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/2583030331431052454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/2583030331431052454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/06/yaramaz-bebek-mesgul-ortam.html' title='Yaramaz Bebek, Meşgul Ortam'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-OSZFzq2OEo8/TezZ0gfhknI/AAAAAAAADUc/-ZC_lMIFVKA/s72-c/20110606+yaramaz+bebe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-3625085443498284115</id><published>2011-06-02T15:27:00.003+03:00</published><updated>2011-06-02T15:29:37.013+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kankalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='takıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şapşallık'/><title type='text'>Kamp Tatili</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-rHs_bnVWOWU/TeeBHQvGMGI/AAAAAAAADUU/iRkdwMKZkzs/s1600/20110602+%25C3%25A7ad%25C4%25B1rda+aile.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="158" src="http://4.bp.blogspot.com/-rHs_bnVWOWU/TeeBHQvGMGI/AAAAAAAADUU/iRkdwMKZkzs/s200/20110602+%25C3%25A7ad%25C4%25B1rda+aile.jpg" t8="true" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Artık biz de tüm haftasonunu alışveriş merkezlerinde geçirir olmasak da birkaç saatimizi olsun oralarda harcar olduk. Tıpkı suburban Amerika gibi, diyorum. Sanki alışverişten başka yapacak bir şey yok. Üstelik çoğu zaman alacak satacak bir şeyimiz de yokken bir bagaj dolusu malla dönebiliyoruz eve. Yine de alışveriş konusunda Şövalye’ye göre daha kontrollüyüm. Elbette.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Geçen haftasonu n’apsak n’apsak, dedik dedik, Bayrampaşa Forum’a gittik. Hesapta IKEA’da dolaşacaktık. IKEA’ya ayda bir kez olsun yoklama vermezse Şövalye’nin hayat damarı kesiliyor çünkü. Ama IKEA’ya uğramadık bile. Forum’un bahçesindeki Decathlon’da kurulmuş onlarca çadır vardı. Şövalye ateşe uçan pervane misali adeta gözleri kamaşarak soluğu Decathlon’un bahçesinde aldı. Çadır almaya kalktı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Hafiye:&lt;/strong&gt; Ya n’apıcaz çadırı? Deli misin?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Şövalye&lt;/strong&gt;: Ya bak ama kocamanlar. 4 kişilik bir aile bile rahatlıkla kalabiliyormuş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Hafiye:&lt;/strong&gt; İyi. Biz 4 kişi değiliz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Şövalye:&lt;/strong&gt; Ama bak şimdi bu çadırı alırız. Kırlara kurarız. Bir de kızımız olur. O çadırın önünde Barbie bebeğinin saçını tararken Jelibon da bisikletine biner. Ben mangal yaparım şu köşede cıs cıs, pirzola.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Hafiye:&lt;/strong&gt; Ben? Kov sürünüp bulaşıkları mı yıkayacağım? Senin kafandaki şu resimleri çıkarıp arşiv yapsalar&amp;nbsp;bütün reklamcılar peşine düşer.&amp;nbsp;Yoo. Yo. Ben bu resimde olamam. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Şövalye:&lt;/strong&gt; Ya bebim. Nütfeeen. Almalıyız. Çok güzel. Ben dağcıyken yoktu böyle çadırımız.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Hafiye:&lt;/strong&gt; Ben çadır tatili yapmam, Şövalye. Adam gibi otele ya da yazlığa gideriz. O kadar. Böyle dağa taşa tuvaletimi nasıl yapacağımı düşünüp gece bir kumaş parçasının arkasında ayılara karşı yatamıycam. O kadarlık konforum olsun artık bu saatten sonra.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Beni ikna edemeyen Şövalye son kozu olarak Yonc ve Düella’yı kullandı. Onlar da gelirmiş bizle.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;"Hah", dedim. "Doğru dedin. Düella da bayılırdı dağ bayır dolaşıp totosuna diken bata bata uyumaya. Yonc beceriksiz. Düella söylengeç. Bulaşığın üstüne servise de çıkarım artık. Şahken şahbaz olurum.Ya hadi yürüü gidelim buradan artık".&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ne yaptım ettim, olmadı. Adam orada kaldı. Ben onu yalnız bırakıp gidip karşıdaki kafede oturup dergi okudum. Aradan 1.5 saat geçmesine rağmen mağazadan çıkamayan Şövalye’ye bir şeyler mi olduk yoksa diye&amp;nbsp;yanına gittim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yedinci çift&amp;nbsp;yürüyüş ayakkabısını almış. Dedim ayağındakilerden ne farkı var bunların? Rengi bile aynı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Şövalye:&lt;/strong&gt; Ama bunlar eski.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Hafiye:&lt;/strong&gt; Ama gayet iyi durumdalar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Şövalye:&lt;/strong&gt; Ama sen bunları çok ucuza almıştın&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-q5aPiQt7Y5c/TeeBKsQi2mI/AAAAAAAADUY/9LnkYO70Gbo/s1600/20110602+%25C3%25A7ad%25C4%25B1rda.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Hafiye:&lt;/strong&gt; Evet çünkü Amerika’dan ve outletten aldım ama iyi bir marka bu. Burada ucuz değil. Hem ucuza almış olmak bir çift daha aynısından almayı mı gerektirir?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-q5aPiQt7Y5c/TeeBKsQi2mI/AAAAAAAADUY/9LnkYO70Gbo/s1600/20110602+%25C3%25A7ad%25C4%25B1rda.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://1.bp.blogspot.com/-q5aPiQt7Y5c/TeeBKsQi2mI/AAAAAAAADUY/9LnkYO70Gbo/s200/20110602+%25C3%25A7ad%25C4%25B1rda.jpg" t8="true" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir de uçurtma almış. "Mecidiyeköy’de, Maslak’ta uçurursun artık", dedim. Ne diyim? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Antidepresan etkisi var bünyede, fazla üstelemedim. Varsın çarçur etsin bütçemizi. Ne istiyorsan yap diyip uzaklara baktım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bari kano almamış. Çadırdan sonra onu tutturmuştu. Neyse, bu da bir şey.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-3625085443498284115?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/3625085443498284115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=3625085443498284115' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3625085443498284115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3625085443498284115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/06/kamp-tatili.html' title='Kamp Tatili'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-rHs_bnVWOWU/TeeBHQvGMGI/AAAAAAAADUU/iRkdwMKZkzs/s72-c/20110602+%25C3%25A7ad%25C4%25B1rda+aile.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-5588987515990899248</id><published>2011-05-31T16:10:00.003+03:00</published><updated>2011-06-01T13:36:36.302+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Antidepresan Kafası</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-OqlI3C8yCII/TeToLSgQ7vI/AAAAAAAADUM/AT4p6h68TIs/s1600/mutluluk+hap%25C4%25B1.gif" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="173" src="http://1.bp.blogspot.com/-OqlI3C8yCII/TeToLSgQ7vI/AAAAAAAADUM/AT4p6h68TIs/s200/mutluluk+hap%25C4%25B1.gif" t8="true" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Acıklanmalarım ve öfkem çoğalınca çevremin baskılarıyla doktora gittim. Postpartum depresyon tanısı konuldu ve antidepresana başlatıldım. Önce hemen başlamadım. Bekledim. Bir kere ben makul olan şeyler söylüyordum. Siz benim sesimi kesmek istiyordunuz. Bu ilaçlar, bana yapıştırılan yeni etiketler doğrultusunda yaşamamı ve evde oturmaktan zevk almamı mı sağlayacaktı? Ben ilaç içince babası çocuğunun bakımını da üstlenebilecek, annem yumuşayacak ve yardımsever bir insana mı dönüşecekti? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yooo.&amp;nbsp;Hiçbiri olmadı. Ben her ikisine de burnumdan gelen lohusalığın acısını çıkarttım. Her fırsatta da çıkartmaya devam ediyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Kocamın salladığını sanmıyorum. Ne yapmaya çalıştığımı anladığını sanmıyorum bir kere. Bir kinaye varmış, kafasına kakılan bir şey varmış. Fark etmiyor. Anlasa da unutuyor on dakika içinde. Cache memory’si çok zayıf onun.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Annemin üstüne gidersem ağlıyor, duygu sömürüyor. Sustuğum dakika ama aslında haklı olduğunu anlatmaya başlıyor ki cinnetim çoğalıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Öyle böyle derken Lustral bende kafa yaptı. Tam bir koy totosuna modu. Herkesi tolere ediyorum. Böyle bir ‘senin ne mal olduğunu biliyorum ama hiiiç uğraşamıycam’ hali.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Trafikte bir saati geçirdiğimde bu ‘çok merkezi’ evimizden de bu hayattan da nefret ettiğimi bağıra bağıra ağlarken şimdi üç saat geçirsem bana mısın demiyorum. Trafiğin yumak haline geldiği Mecidiyeköy cehenneminde arabalarımızın sürtünmesine ramak kalmış halde yan yana durduğum şoförlerin süzgeç bakışlarına ‘Neye bakıyorsun, kardeşim? Al bak, kol’ diyip kolumu uzatarak cevap veriyorum. Sonra da kahkidi gülerek burunlarını sokamasınlar diye önümdeki aracı kılı kılına takip ediyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Artık şu kamyon gelse bana çarpsa da bütün bu eziyet sonlansa diye düşünmüyorum. Bilakis, onu bunu yemeyip 120 yaşına kadar yaşama yöntemlerini okuyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Eğleniyorum da. Canım aleme çıkmak istiyor. İçim kıpır kıpır. Beni de aleme çağırsınlar diye Düella ve Yonc’un ağzının içine bakıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Akşam yemeğinde Şövalye yine yemek yapamadığımdan dem vuruyor. Ehhhh, çekiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Tepkime kızıyor. Benimle de hiç konuşulmuyormuş canım. Ne varmış, yemek yapmayı neden aşağılıyormuşum, neden öğrenmeye çalışma ihtiyacı duymuyormuşum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Diyorum ki senelerdir oturuyoruz yemek yapmadın, kalkıyoruz yapmadın. Bıkmadın mı? Aç mı kaldın? Maaşallah semirip duruyorsun. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Hem aşağılamıyorum. Bilakis, yemek yaptım. Yaparım da. Ama sen benim pişirdiğim sebze yemeklerini yemeyip yine her halükarda sosisli sandviç yiyorsun. Ben de bu durumda yemek yapmayı gereksiz buluyorum.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Kaldı ki yapmazsam da yapmam. İhtiyaç duymadığım şey bir tek bu değil ki. İsveççe de öğrenme ihtiyacı hissetmedim mesela şu hayatta. Neden her akşam bana neden İsveççe öğrenmediğimi sormuyorsun da yemek yapmadığımı soruyorsun?&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bu mantığa hiç girmedi. Onun yerine duygularından bahsetti. O bir şey diyormuş, ben bir şey. İkinci iletişim paslaşmamızda ben mutlaka öfkeleniyormuşum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;İlacımı almayı mı unutmuşum yoksa?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Aile içi şiddete karşı anlayış göstermek üzereyim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yürü git ama di mi?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yok. Oturup açıklıyorum ısrarla.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/--eUXc7fx9yY/TeTof0dCPkI/AAAAAAAADUQ/Zj0QpCUMo4Y/s1600/b%25C4%25B1d%25C4%25B1+b%25C4%25B1d%25C4%25B1.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/--eUXc7fx9yY/TeTof0dCPkI/AAAAAAAADUQ/Zj0QpCUMo4Y/s200/b%25C4%25B1d%25C4%25B1+b%25C4%25B1d%25C4%25B1.jpg" t8="true" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;İlaç beni irrasyonel yapamıyor maalesef. Ortada makul olmayan bir şey varsa hala makul olmadığını anlayabiliyorum. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Sen antidepresanı afyonla karıştırdın herhal. Beni de zaten depresyona sokan sensin.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Bıdı bıdı. Vıdı vıdı... &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-5588987515990899248?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/5588987515990899248/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=5588987515990899248' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5588987515990899248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5588987515990899248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/05/antidepresan-kafas.html' title='Antidepresan Kafası'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-OqlI3C8yCII/TeToLSgQ7vI/AAAAAAAADUM/AT4p6h68TIs/s72-c/mutluluk+hap%25C4%25B1.gif' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-4235255320091267854</id><published>2011-05-26T16:43:00.001+03:00</published><updated>2011-05-26T16:43:38.896+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev hali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şövalye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şapşallık'/><title type='text'>Babasının Oğlu</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-KRouMFkceyE/Td5Yyk3ZJhI/AAAAAAAADUI/ctg2_nYgiQc/s1600/baba+ve+o%25C4%259Flu.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="171" src="http://2.bp.blogspot.com/-KRouMFkceyE/Td5Yyk3ZJhI/AAAAAAAADUI/ctg2_nYgiQc/s200/baba+ve+o%25C4%259Flu.jpg" t8="true" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Geçen yazıma yorum bırakan Adsız’dan çocuğumu anne bağımlısı yetiştirmemem üzerine bir yazı sipariş geldi madem yazıyorum:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon anne bağımlısı bir çocuk değil zaten. Teknik olarak bu pek mümkün de değil. Ne ben onu ‘yavruuum’ yapıp bağrıma basıyorum ne de uyurken ağlamasın diye değişik usullerle sallıyorum. Gerekirse uyumak için ağlıyor. Cicibebeli mamasını talep ediyor fakat aç kalmaktan bıkınca sebzesini yiyor. ‘Hayır, Jelibon!’ diye bağırıyorum. Put oluyor. Kabloya yaklaşmıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ben ne zaman bunları yapsam Şövalye ortalıktaysa yetişip bana küfür kıyamet dalıyor. Oğluşunu benden ‘kurtarıyor’. Allahtan işini değiştirdi, yeni işi de çok meşakkatli de işkolik olmak zorunda kaldığından evde fazla dolanmıyor. Yine de ortamdaysa Jelibon’un her isteğini yerine getirmek misyonundan pek ödün vermiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Sonuç: bilinenin tam aksine, babasına düşkün bir oğlan. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon babasının sesini dahi duyduğunda elektrik çarpmış gibi hareket etmeye başlıyor. Bağırıp çağırarak sese ulaştırılmayı talep ediyor. Her ne pahasına olursa olsun babasının sesine doğru emekliyor ya da sürünüyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Geçen gün yorgun argın işten dönen Şövalye, akşam yemeğini kucak tepsisine koymuş, salonda yemek yemeye koyuldu. O ana kadar salondaki oyun alanında sakin sakin oynadığım Jelibon psikopata bağlanıp Şövalye’ye doğru emekledi. Şövalye’nin dibine gidip ayaklarına kapandı. Yeri yumruklaya yumruklaya ağlamaya başladı. İstiyordu ki Şövalye onunla oynasın. Onu yürütsün, zıplatsın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Çok aç olan Şövalye ne yapacağını bilemedi.&amp;nbsp;Yardım isteyen gözlerle bana&amp;nbsp;baktı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;“Ben anlamam” dedim. “Sen yaptın bunu böyle. İlgilenmek de sana düşer ”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Komik bir ciddiyet takınıp baş parmağını tıpkı benim Jelibon’a yaptığım gibi salladı. “Hayır Jelibon” dedi. Üstüne de kahkaha attı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon da çok anladı. Avazını artırdı. Şövalye Jelibon’u kucağına aldı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama Jelibon’un derdi kucak değildi. Kanepenin bir ucuna bırakılmış kucak tepsisindeki yemeği mıncıklamak istiyordu. Şövalye kıyamadı, tam yemeğini Jelibon'a mıncıklatacaktı ki kaptım oğlanı elinden, yatak odasına götürdüm.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Koridor boyunca bağırdı ama önünde iki oyuncağı birbirine vurdum. Nay, dedim. Noy, dedim. Sustu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Babası da yemeğini yedi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Benim aslında iki çocuğum var diye size de söylemiş miydim?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-4235255320091267854?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/4235255320091267854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=4235255320091267854' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4235255320091267854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4235255320091267854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/05/babasnn-oglu.html' title='Babasının Oğlu'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-KRouMFkceyE/Td5Yyk3ZJhI/AAAAAAAADUI/ctg2_nYgiQc/s72-c/baba+ve+o%25C4%259Flu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-7190058963853590167</id><published>2011-05-25T12:10:00.012+03:00</published><updated>2011-05-25T13:52:38.353+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kankalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yonc'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düella'/><title type='text'>Deli Eder Adamı Bu Denge</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-n14MQcOE_ds/TdzHcac7bEI/AAAAAAAADUE/fJa2Yn90zB0/s1600/Denge.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="132" src="http://1.bp.blogspot.com/-n14MQcOE_ds/TdzHcac7bEI/AAAAAAAADUE/fJa2Yn90zB0/s200/Denge.jpg" t8="true" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon büyürken neyi nasıl yaparsak adamın karakterine katkısı, etkisi olur diye konuşurken hep kendi çocukluklarımızdan örnekler çıkarıyoruz Düella ve Yonc’la. Baskılardan özgürlük isyanları ve düşkünlükleri, serbestlikten de topluma aykırı haller tavırlar çıkmış anlaşılan. Hep denge gözetmek şart. Hayat dengede kalmaya çalışmak üzerine yorulmaktan ibaret. Dengeli beslen. Dengeli davran. Dengeli çalış, evine de işine de vakit ayır. Say say, bitmez.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yonc küçükken yaşadıkları lojman kampüsünde adeta yabani bir kuş misali yaşamış. Salınmış çayıra. Gündüz çalışan ebeveynler akşamları da alemci olunca bizimki tek başına ve fakat bir o kadar da kural tanımaz oluvermiş. Bütün yazını sahilde geçirirmiş mesela. Ya da ağaç tepelerinde. Bazen sabaha kadar bahçede, sokakta. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Oysa Düella denize gidemez; ancak zar zor komşularının 20 yaşındaki aklı başında kızıyla, kısıtlı&amp;nbsp;vakitlerde gidebilirmiş. Hava kararmadan evde olmak zorunda kalır, karanlıkta dışarıda olabildiği tek gün olan Hıdırellez’i iple çekermiş. Düella bu yüzden kapalı ortamlarda tek başına yapılan faaliyetlere yönelmiş. Kitap okumuş, düşünmüş, felsefe yapmış. “Ben de denizde olsam Yonc olurdum. Oturup kitap okuduğum için ben oldum,” diyor bugün. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ben Yonc’a imreniyorum. Düella da öyle.&amp;nbsp;Yonc kadar iştahlı yaşıyor ki yaşadıklarını. Tıpkı Erol Taş’ın filmlerinde koca bir kuzu budunu eliyle evirip çevirip hapır hupur yiyişi gibi hazla geçiriyor günlerini. İlla mutluluk olmak zorunda değil. Yaşadığı öfkeyse öfke, nefretse nefret. Öyle sulu sulu ısırıyor ki duygularını, kan kırmızı karpuz gibi. O kadar ki, benim de canım öyle öfkelenebilmeyi çekiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Arabasını cart diye park ediyor bir kapının önüne mesela. Pasaja girip işini halledinceye kadar dursun, ne var, modunda. Kapının önündeki dükkan sahibi aracını bekliyormuş meğer. Kendi özel yeriymişmiş. Ne fark eder, Yonc&amp;nbsp;kendisini ikaz eden adamın&amp;nbsp;yüzüne dahi bakmadan yürüyor gidiyor. Döndüğünde bir bakmış benzin kapağı kırılmış ama bizimkinin inadından bir şey yitmemiş. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Nüfus dairesinde yeterince hızlı çalışmayan memurların müdürüne şikayet edip bütün ofisi karmaşaya boğuyor. Onun işini mecburen yapmak zorunda kalan taze zılgıt yemiş memurun yangınına da körük tutuyor. "Hemen basma. Önce bir örnek çıkart bakalım, bakıcam. Öfkeli olduğundan hata yapabilirsin. Doğru yazdığına emin olmalıyım" diyor. Sinir krizi geçiren memur, kaşı gözü oynayarak&amp;nbsp;eline veriyor yeni nüfus cüzdanının metnini. Soy adında bir harfi fazladan yazmış. “Hah”, diyor Yonc. “Bu yanlış. Demedim mi sana? Hadi düzelt bakiym”. Memur düzeltip tekrar uzatıyor. Olmuş mu, diye sorarak. Yonc da “Aferin. Demek önüne konan şeyi yaza da biliyorsun” diye cevap veriyor. Neyse ki dayak yemeden uzaklaşabiliyor ortamdan. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Patronuna hönkürdeyerek cinnet yapıyor düzenli olarak. Adamcağız gözümün önünde ona ‘biz seni çok seviyoruz Yonc’ diyor. Sonra dönüp bana açıklıyor. Düzenli bunu ifade etmesi gerekirmiş Yonc’un gazını almak için. &lt;em&gt;Herkes onun huzuru için seferber.&lt;/em&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Geçen gün bir ufak hadise daha çıkardı. Yonc ve Düella beraber bir uzak ülkeye seyahat etmek üzere anlaşmışlardı ama birçok kişiden o uzak ülkenin aslında bir numarası olmadığını duyan Düella vazgeçsek mi diye konuşurken Yonc ayağa kalkarak yıldırım hızıyla ortamı terk etti. İstediği şeyden mahrum kalma ihtimali de neyin nesiydi? Düella zaten terso tipleme. O da ona highway çekti. Önce dövdü, sonra sevdi. Ertesi gün gönlünü aldı. Oysa Yonc bana 19 Mayıs’ı uzun tatil haline getirip beraber bir yerlere gitme vaadi vermişti. Bakıcımızı bile buna göre ayarlamıştım. Bir yere gitmediğimiz gibi Yonc telefonlarımı bile açmadı. Benim tepkim birkaç cümlelik sakin sitemle kaldı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Özetle, dengeli bir tip olunca da sıkıcı oluyorsunuz. İtirazınız bile tepkilerinizin makullüğü yüzünden kayda alınmıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-7190058963853590167?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/7190058963853590167/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=7190058963853590167' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/7190058963853590167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/7190058963853590167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/05/deli-eder-adam-bu-denge.html' title='Deli Eder Adamı Bu Denge'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-n14MQcOE_ds/TdzHcac7bEI/AAAAAAAADUE/fJa2Yn90zB0/s72-c/Denge.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-1595112409191774153</id><published>2011-04-22T10:24:00.002+03:00</published><updated>2011-04-22T10:28:20.614+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><title type='text'>İnsanlık Ölse Ya</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UYh_fLn_6zo/TbEt0feL2NI/AAAAAAAAC_E/sTSmfS1zDL0/s1600/g%25C3%25B6n%25C3%25BCll%25C3%25BC+insan+%25C4%25B1rk%25C4%25B1+soyunu+t%25C3%25BCketme.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="131" i8="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-UYh_fLn_6zo/TbEt0feL2NI/AAAAAAAAC_E/sTSmfS1zDL0/s200/g%25C3%25B6n%25C3%25BCll%25C3%25BC+insan+%25C4%25B1rk%25C4%25B1+soyunu+t%25C3%25BCketme.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;İnsanlık öldü mü tartışmaları yaşanırken tekrar aklıma geldi. &lt;strong&gt;Voluntary Human Extinction Movement (VHEMT)&lt;/strong&gt; adı verilen, insan ırkının gönüllü yok oluşunu savunan bir akım var. Öyle hadi hep beraber intihar edelim ya da birbirimizi öldürelim demiyorlar. Onun yerine üremeyerek insanoğlunun sonunun gelmesini hedefliyorlar. Onlara göre dünya insansız daha güzel bir yer. Amaçları doğrultusunda da insanlara çocuk doğurmamayı tavsiye ediyor, bu yolda çeşitli kampanyalar düzenliyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;İnsanların neden doğurduklarına dair öne sürdükleri sebepleri tek tek inceleyip bu sebeplerin ardındaki gerçek motivasyonları tespit ederek çözümlerini&amp;nbsp;de listemişler. Buna göre:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;1.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Karşı konulamaz biyolojik bir dürtü bu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Yeterince araştırılmamış istekler &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Biyolojik dürtülerine sahip olamayanlar için çeşitli tedavi merkezlerinde veya hapishanelerde kapılar açık &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;2.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;Annemlere torun vermek istiyorum &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Hala annenin onayını almaya çalışan bir çocuksunuz &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Kendi hayatınızı yaşayın. Annenize de hayatını yaşamasını söyleyin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;3&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;Çocukları çok seviyorum &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; İçinizdeki çocuğa da, etraftaki çocuklara da uzaksınız &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Evlat edinin. Ana okulu öğretmenliği yapın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;4 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Üstün genlerim var. Boşa gitmemeli. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Ya bu cümleyi söylerken ortaya çıkan oksimoronu anlamamışsınız ya da megalomansınız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Üstün genlerinizi devredip sizden sonrakilerin yapmasını beklemek yerine siz kendiniz bizzat onlarla harika işlere imza atabilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;5 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Tarlanızda ya da aile işinizde yardıma ihtiyacınız var &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Ücretli yardım almak konusunda cimri olmayın. Çocuk işçi kanunları da pek uygun değil. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Mekanize olmak ya da teknolojik aletlerden faydalanmak yatırımınızı daha hızlı kara çevirir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;6 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Yaşlandığımda biri bana bakmalı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Yaşlanma korkunuz ya da bağımlı kişilik bozukluğunuz var. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Para biriktirip emekliliğini garantiye al. Etrafına da nazik davran ki seni ziyarete gelsinler. Sosyal destek ağını genişlet. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;7 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Hamilelik ve doğum harika yaşam deneyimleridir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Hayatınızı yaşama seçenekleri sosyal anlamda beyin yıkamasıdır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Hamilelik simülatörü alın. Farklı yaşam deneyimlerine kasın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;8 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Aile kurmak kariyerinize ve toplum içindeki saygınlığınıza hizmet eder. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Sosyal güvensizliğiniz var. Sosyal statünüzü güçlendirmek için göstermelik olarak çocuk istiyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Bir cast ajansından gerekli zamanlarda çocuk kiralayın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;9 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep&lt;/strong&gt;: Eşimle aşkımızın simgesi olarak bir can yaratmak istiyoruz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Ego x 2 – hayal gücü = (3+) kişi &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Bahçevanlık yapın. Hayvanları koruyun. Aşkınızın adına okul yaptırın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;10 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Henüz var olmayan çocuklarımın benim sahip olamadığım şeylere sahip olmalarını istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Çocukluk dönemi isteklerinin karşılanmamış olması &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Pişmanlığınızla barışın. Keşkelerle yaşamayın. Mevcut çocuklara yardım edin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;11 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Aile ismini devam ettirmek istiyorum &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Babamı memnun etmek istiyorum. Kanın devamı safsatasına inanıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Dayanıklı bir şey yaratın ve aile isminizi ona verin. Kanınızın devamı için Kızılay’a kan verin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;12 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Küçük bir ‘ben’ görmek istiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Kendinle fazla meşgulsün. Egonu tatmin edememişsin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Kendine sana benzeyen bir oyuncak bebek yaptır. Kendinden memnun olmaya çalış. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;13 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Allah böyle istiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Daha büyük sürülere ihtiyacı olan dogmacılara körü körüne inanıyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Tanrıdan ne algılıyorsan, onun gerçeğini araştır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;14 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Eşim bebek istiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Partnerinizi kaybetme korkusu yüzünden o ne isterse onu yapıyorsunuz &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Gerçek istekleriniz hakkında eşinizle konuşun. Eşiniz belki de tam aksine, sizin bebek istediğinizi sanıyordur. İkna için bebek simülatörü alın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;15 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Kendi kanımdan bir çocuk istiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Egonuz ve ırk bilinciniz yüksek. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Farklı genetik kombinasyonlara sahip insanlara değer verin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;16 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Ruhani bir şey bu benim için. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Başka sebepler kolaylıkla çürütülebiliyor çünkü. Böyle üfürük bir sebep söylemenizin başka açıklaması olamaz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Gerçek ruhani deneyimler bulun. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;17 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Hep çocuk istedim. İnsanlar bunu yapar zaten. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Sorgulanmamış kültürel şartlanmalara sahipsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Alternatifleri araştırın. Beklentileri sorgulayın. Evlat edinin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;18 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep: &lt;/strong&gt;Çocuk, ilişkimizi kuvvetlendirir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Başarısız evlilik korkusu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; İlişkinizi kuvvetlendirmek için eşinizle iletişimi sık ve sağlıklı tutun. Evlilik terapilerine katılın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;19 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Bebekleri seviyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Gerçekleri göremiyorsunuz. Bebekler kısa sürede çocuklara dönüşür. Onlar da yetişkinlere.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Oyuncak bebek alın. Bebek bakıcılığı yapın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;20 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Anne olmak bir kadın için en yüce mertebedir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep&lt;/strong&gt;: Biatınızın özgür tercihiniz olduğu konusunda kandırılmışsınız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Annelik ya da babalık üremeden de yapılabilir. Evlat edinin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;21 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Belki de benim çocuğum dünyayı kurtaracak? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek&amp;nbsp;Sebep:&lt;/strong&gt; Buna psikolojide Tanrının Annesi kompleksi deniyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Eğer bir şeyi düzeltmek/kurtarmak istiyorsanız kendiniz yapın. Kurtarıcıyı doğurmanız gerekmiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;22 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Bu sefer erkek/kız istiyoruz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek&amp;nbsp;Sebep:&lt;/strong&gt; Yüksek egonuz var. Cinsel kimlik güvensizliğiniz var. Mevcut çocuklarınızla ilgili hayal kırıklığınız var. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Elinizdekilerin kıymetini bilin. Mevcut çocuklarınız cinsiyeti kendilerininkine tercih edilmiş olan kardeşlerine arıza çıkarabilir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;23 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Ne biliym. Sadece istiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Sadece istiyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Üremeyi seçerseniz ‘sadece istediğiniz’ birçok diğer şeyi yapamayacaksınız. . &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;24 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Beni hep sevecek ve asla terk etmeyecek olan biri olacak. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Reddedilme korkunuz var. İlişkinizde problemler söz konusu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Sevgi almak için sevgi vermelisiniz. Değişimi kucaklayın ve kaybettiklerinizle yaşamayı öğrenin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;25 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Emeklilerimizin geçimi için ekonomimizin genç çalışanlara ihtiyacı var &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Çocuklarınızı milli ekonomiye feda ediyorsunuz yani? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Otomasyon, ücretli kölelik ihtiyacını azaltır. Doğmamış çocukların doğmama hakkı da vardır. O hakka dokunmamalısınız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;26 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Dünyaya bizim gibilerden daha fazla gelmeli. Sayımız azalıyor. (Beyaz Türk söylemleri)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Elitistsiniz. Yabancı düşmanlığınız var. Soy geliştirmek soykırımdan daha kolay örtbas edilir elbette. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Başkalarını da sizin fikirlerinize katılmaları konusunda ikna edin. Böylece sizden bir fazla, onlardan bir az olur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;27 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Neden çocuk yapmayalım ki? Gezegenimizin içine edilmiş zaten. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek&amp;nbsp;Sebep:&lt;/strong&gt; Hem nihilist hem doğurgansınız. İlginç.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Masum bir insanın ekolojik bir afet içinde yaşamasının ve ölmesinin etiğini düşünün. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;28 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep&lt;/strong&gt;: Bir çeşit ölümsüzlüğü yakalamak istiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Ölüm ve yok olma korkunuz var. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Ölümü kabullenin. Genlerinizi değil, kültürünüzü aktarın. Sokrates’in çocuklarını kimse bilmez ama fikirleri yüzlerce yıldır bilinir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;29&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;Biyolojik saatim geldi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Kadınların 30lu ve 40lı yaşlarında artan cinsel iştahı muhafazakar toplumlarda kabullenilmesi zor bir durumdur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Toplum tarafından içinize yerleştirilmiş olan o sanal saatli bombayı imha edin. Çocuk yapmadan seks yapmak sorun değildir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;30 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Bilmeeeem. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Hiç düşünmezsiniz. Zihniniz tertemizdir. Cehalet güzeldir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Üremeden önce düşünürseniz üremekten vazgeçebilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;31 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Anne olmak için çok geç olduğunda pişmanlık duymak istemiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Gelecek korkunuz var. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Her şeyi tecrübe etmek zorunda değiliz. Doğurmadığınız için pişman olmak doğurduğunuz için pişman olmaktan iyidir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;32 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; (Henüz olmayan) Çocuklarımın var olmanın tadını çıkarmalarını istiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Mevcut çocuklarınızın mutsuzluğunu göz ardı ediyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Varlığın mutluluğu yerine mutluluğun varlığını yüceltin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;33 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Sözde Sebep:&lt;/strong&gt; Üremek kadını güçlendirir, ona itibar kazandırır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Sebep:&lt;/strong&gt; Kendinizi güçsüz hissediyorsunuz. Toplumun annelere gösterip diğerlerinden sakındığını sandığınız itibarı istiyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; Anneler itibardan ziyade kuru teşekkür duyarlar. Ailenin kıçını toplamak insana itibar kazandırmaz. Kendinize başka güç ve itibar kaynakları bulun. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Benim çocuk sahibi olmak&amp;nbsp;isterken öne sürdüğüm sebepler&amp;nbsp;23, 28 ve 31. maddelerle&amp;nbsp;bağdaşıyordu. Ölüm ve gelecek korkum varmış. Doğrudur. Var. Anksiyetelerimin kaynakları bunlar hep.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yonc da çocuk sahibi olmanın en ve hatta tek iyi yanının 'seni her zaman sevecek biri olması' diye belirtirdi. (Madde 24) Onun da sevgi alışverişini öğrenmesi gerekiyormuş demek ki. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Şövalye ise bebekleri sever. (Madde 19). Ama çoğunlukla bir sebebi de olmaz. (Madde 30) Gerçekleri göremiyor ve pırıl pırıl bir zihne sahip yani. Teyit edilmiş oldu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Düella ise listeye biraz değişiklikle müdahil oluyor. Kendi emekliliğinin garantisi için bizim ürememizi ister. (Madde 25) Eminim&amp;nbsp;kalan iddiaların hepsine de satır satır katılıyordur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-1595112409191774153?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/1595112409191774153/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=1595112409191774153' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1595112409191774153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1595112409191774153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/04/insanlk-olse-ya.html' title='İnsanlık Ölse Ya'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-UYh_fLn_6zo/TbEt0feL2NI/AAAAAAAAC_E/sTSmfS1zDL0/s72-c/g%25C3%25B6n%25C3%25BCll%25C3%25BC+insan+%25C4%25B1rk%25C4%25B1+soyunu+t%25C3%25BCketme.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-6470536101747324327</id><published>2011-04-18T16:26:00.005+03:00</published><updated>2011-04-22T10:49:58.066+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıkıntı'/><title type='text'>Hayat Ne Tuhaf Vapurlar Filan</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Nlv8BpQMiZw/TbEy6Xvh60I/AAAAAAAAC_I/etx5GpbDTV8/s1600/hayat+ne+tuhaf.gif" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="150" i8="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-Nlv8BpQMiZw/TbEy6Xvh60I/AAAAAAAAC_I/etx5GpbDTV8/s200/hayat+ne+tuhaf.gif" width="200" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bazen bir şey oluyor ve diyorum ki, vay be. İnsanlığın teknolojik gelişimdeki hızı aklımı başımdan alıyor. Yani adamlar bir kök hücrecikten üç boyutlu print alır gibi bir böbrek yapıveriyor. İçine adamın böbrek hücresini enjekte ediyor. Oluyor sana adamın böbreği. Doku uydu’su, uymadı’sı yok. Kendi hücresinden kendi böbreğini yapıyorlar. Kalbini, beynini de olur yakında. Hatta da tüm insanı tepeden tırnağa yapabilirler, di mi? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;The Economist’te okumuştum bu çıktı alma meselesini. Adamlar Stradivarius keman print etmişlerdi bizzat. Malzemeyi koy. Gerisi eski mürekkep püskürten yazıcılar gibi, cızzt bızzt. Hoop sana Stradivarius keman. Bundan sonra canın bisiklet mi istedi, dergide gördüğün elbiseden mi? Hemen yazıcıdan çıktısını alalım. Mecik gibi. Geçen yüzyılın teknolojisi uçaklar bile beni hala hayrete düşürürken bu hiçe yakından var etme durumu şaşkınlığımı dindiremiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Mesela karnınızda bir çocuk yuvalanıyor. Dış dünyada yaşayabilir kıvama kadar orada kalıyor. O da mecik gibi ama neden bir kavanozda, kutuda değil de karnınızda yaşıyor? Hep dikkat etmeniz gerekiyor hareketlerinize, yediğinize içtiğinize. Yani karnınızda olmanızın tek nedeni sabit ısı ve beslenmekse suni ortam sağlanabilir bunun için.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bunları da geçtim. Kansere, AIDS’e, diyabete bulunamamış çareleri de. Henüz kıl tüy olayını kökten çözemedi tıp. Hala lazerler, ağdalar, tıraşlarla ömrümüz geçiyor. Bir hap yutup yağlarımızı yakamıyoruz mesela. Yani bu hap işi böbrek print out etmekten daha kolay geliyor benim kulağıma. Belki de değildir. Kim bilir?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hala her sabah hızlı giden metal kutulara binip belirli kısıtlı yollardan geçip ofise gidip çalışıyor olmak ve akşam vakti yine aynı yollardan eve dönmek çok ilkel, değil mi? Ya ev kurmak. ‘Ev’ denen bir şey var, düşünsenize. Senelerce çalışıp kazanıp biriktirip bir tane alıyorsunuz. Orada bir yatak odanız oluyor. Odanın çoğunu kaplayan bir yatak. Öylece duruyor bütün gün. Geceleri uyumanız gerek. Az uyuyunca sıkıntı oluyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ekonominin çarkı dönsün diye kobay fareler gibi aynı çemberde dönüp enerjimizi havaya mı savuruyoruz? Başka türlü ömür nasıl hızla akıp gitsin?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bana hayretengiz gelen şeyler mümkün olurken en düdürük temel şeyler neden yerinden kıpırdamıyor? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Evet, annemlerin dönemine göre daha çok kıyafetim var. Kadın olarak nispeten daha fazla özgürlüğüm ve olanağım var. Teknolojik aletler gani gani. Uzak seyahatler pek mümkün.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama hala evleniyoruz. Hala çocuk doğuruyoruz. Hala esnese mesnese de tanımlı rollerimiz var. Hala kıl tüy yoluyoruz. Traş oluyoruz. Makyaj yapıyoruz. Zayıflamaya çalışıyoruz. Vaktimiz bunlarla geçiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hayır, neyle geçecekti, o da ayrı mevzu. Ye iç sev, gez toz da bayıyor bir yerde. Belki de bu dünyaya oyalanmaya gelmişizdir, onu da kim bilebilir?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-6470536101747324327?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/6470536101747324327/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=6470536101747324327' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/6470536101747324327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/6470536101747324327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/04/hayat-ne-tuhaf-vapurlar-filan.html' title='Hayat Ne Tuhaf Vapurlar Filan'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Nlv8BpQMiZw/TbEy6Xvh60I/AAAAAAAAC_I/etx5GpbDTV8/s72-c/hayat+ne+tuhaf.gif' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-7589243477860030992</id><published>2011-04-07T12:15:00.004+03:00</published><updated>2011-04-22T10:50:45.840+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Bir Çocuk Hiç Çocuk</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-b2Y6qaq9-wo/TbEzPqmQv0I/AAAAAAAAC_M/Q7G8bpsyMTg/s1600/tek+%25C3%25A7ocuk.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" i8="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-b2Y6qaq9-wo/TbEzPqmQv0I/AAAAAAAAC_M/Q7G8bpsyMTg/s200/tek+%25C3%25A7ocuk.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Parkta tanıştığım yaşlı teyze Jelibon’u sevdi, oksadı. Sonra döndü bana ‘bir çocuk hiç çocuktur, evladım’ dedi. Bu cümleyi duymayalı çok olmuştu. Çok evvel bu önermeyi duyduğumda küçüktüm. Kardeşim benden 9 yaş küçük olduğundan uzun süre ailenin tek çocuğuydum. Bizimkilerin çocuğu olmuyordu. Annem tedaviler oluyordu, çok istiyordu ikinci bebeğini ama o zaman fertilite tedavileri şimdikinden çok geriydi. Tedaviler de limitliydi. Sağda solda anneme hep ‘bir çocuk hiç çocuk’ dendiğini duyardım. Allah’ın bana uzun ömür vermesi dileğiyle annemin cevabı takip ederdi bu lafları. Ama o zamanlar kafa yormamışım demek ki. Şimdi bir ‘hiç’ uğruna yaşanmamalıydı bunca anksiyetem, angstım ve evdeki kaosum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Teyzenin kast ettiği şey kendi üç çocuğunu doğurduğu 50’li yıllarda Türkiye nüfusunun hızlı artışına gaz veren propaganda cümlesi de olabilirdi. Zamanın yüksek bebek/çocuk ölümleriyle de. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir çocuk hiç çocuk. İki çocuk az çocuk. Üç çocuk karar. Dört çocuk zarar. Şeklinde de devam eden bir tekerleme olmuş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;1960 yılında Türkiye’de doğan her dört çocuktan biri 5 yaşına gelmeden ölüyormuş. ‘Beş Yaş Altı Ölüm Hızı -Under 5 Mortality Rate (U5MR)’ denilen bir nüfus istatistiği 5 yaş altı ölüm oranlarını veriyor. Bu istatistik, aynı zamanda bir gelişmişlik de göstergesi. Daha eski günlere dair güvenilir bir istatistiğe ulaşamadım. Ulaşsaydım daha yüksek bir rakam çıkardı muhtemelen. Çocukların yüksek ölüm hızı yüzünden sahip olunan çocuk sayısından hep bir (1) çıkarılırmış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Zamanla artan hijyen ve sağlık servisine erişim sayesinde bugün U5MR 2,5% seviyesinde. Marmara Bölgesinde ise %1. Bunun da çoğunu sakat ve hastalıklı doğan bebeklerin uzayamayan hayatı oluşturuyor. Yani Allah kazadan beladan korusun ve sağlık versin ama bir çocuğunuzun hiç olma ihtimali artık çok düşük. Dolayısıyla yedekleme ihtiyacından kaynaklanan çoğalmaya gerek kalmamıştır, diyebiliriz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Parktaki teyze üç çocuğuyla önce gurur duydu. En büyük kızı 55 yaşındaydı. Kardiyoloji profesörüydü. Ortanca oğlu 53 yaşında avukattı. Küçük oğlu da 50 yaşındaydı ve İsviçre’de hukuk profesörüydü. Gurur tablosunu anlatmayı bitirince yerinmeye başladı. İlk iki çocuğu hiç evlenmemiş. Sonuncusu da yaşıtı bir kadınla henüz evlenmiş. Torun sahibi olamamış ve muhtemelen de hiçbir zaman olamayacaktı. Bu duruma çok üzülüyordu. Annelik böyle bir şeydi. Gurur ve üzüntü. Endişe ve sevinç bir arada. Bir tepeye çıkartan bir yere vuran bir şey. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Torun sahibi olmanın çocuk sahibi olmaktan daha güzel bir şey olduğunu sanıyorum. Çocukluğum boyunca beni dayak arsızı yapan sinirli annem adeta sihirli bir anneanne şimdilerde. Mutluluktan ayakları yerden kesilmiş. Jelibon huysuzluktan çatlasa da başında saç bırakmasa da annem bir öfori içinde onun her istediğini yerine getiriyor. Sabahın 5’inde onunla oyunlar oynuyor. Anne Şövalye de ondan farksız. Jelibon’a bakarken gözleri doluyor. Üstelik onun iki torunu daha var. Birinden diğerine koşarak günlerini geçiriyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yaş alıp da emekli olunca, dünyayla alacak vereceğinin kalmadığında bebek denen şey keyifli olabilir hakkaten. Zaten uykuların azalmış ve zaten evde vakit geçiriyorsun çoğunlukla. Yapman gereken şeylerin azlığı ve eğlencenin domestikleşmesi bebeği ayak bağı yapmıyor. Tersine, günün anlam ve önemi yapıyor. İşin gerçeğini bilemem. O da ebeveynlik gibi tecrübe edilmeden gerçeğini bilemeyeceğiniz bir şey olmalı. Ben sadece tahmin ediyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Hal böyleyken bir dünya torunum olsun istiyorum. Ama çok torun ihtimalini kuvvetlendirmek için çok çocuk yapmak lazım. Buna da hiç mecalim yok. Ya da Jelibon’un beynini doğum kontrolsüzlüğü konusunda yıkayıp onu erkenden evlendirip en az beş torun yaptırtmak gerek. Şövalye de çocuk sahibi olmadan torun sahibi olmak istiyor. Jelibon’un şapti olduğunu ve bu şaptilikle evlenemeyeceğini düşünüyor. Ne yapsak bilemiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Notlar :&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;1. Çocuk sahibi olmak torun sahipliğinin garantisi değil elbette. Parktaki teyzenin üç çocuğu olmasına rağmen torunu yok. Bu da pek mümkün. Sadece ihtimallerden bahsediyorum. Her çocukla torun ihtimaline daha yakınsınız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;2. Çocuk yapmak için evlenmek gerekmiyor, biliyorum ama Jelibon evlilik içi bir çocuk yaparsa resmiyet kazanmış babaanne kimliğimle torunuma daha fazla erişimim olur düşüncesiyle evlenmesini istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;3. Şaptiler de evlenir. Bir akıllı onları bulur ve anne baba yapıverir. Tecrübeyle sabittir. Ama bu da şans işidir işte.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;4. Hayatı planlamak imkansızsa da ihtimalleri düşünmekten kendimi alamıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-7589243477860030992?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/7589243477860030992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=7589243477860030992' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/7589243477860030992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/7589243477860030992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/04/bir-cocuk-hic-cocuk.html' title='Bir Çocuk Hiç Çocuk'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-b2Y6qaq9-wo/TbEzPqmQv0I/AAAAAAAAC_M/Q7G8bpsyMTg/s72-c/tek+%25C3%25A7ocuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-2839127836610626246</id><published>2011-03-31T16:35:00.005+03:00</published><updated>2011-04-22T11:03:23.769+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='modern hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Cins(i) Düşünceler</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-1_xGQ9pILKU/TbE0VuMrleI/AAAAAAAAC_Q/ZVziX6WuHZQ/s1600/erkek+bebek.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" i8="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-1_xGQ9pILKU/TbE0VuMrleI/AAAAAAAAC_Q/ZVziX6WuHZQ/s200/erkek+bebek.jpg" width="193" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Cinsiyet ayrımcılığım olduğundan değil ama Jelibon’un erkek olduğuna çok memnunum. Hamile kalmadan evvel bir erkek çocukla ne yapacağımı bilemediğimden ve de mağazalardaki kız çocuğu kıyafetlerinin şirinliğine ve çeşit çokluğuna hasta olduğumdan hep kızım olsun istemiştim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Biz iki kız kardeştik hem. Annem kız kardeşleriyle aynı zamanda da en yakın arkadaştı. İşkolikliği yüzünden evde az vakit geçiren bir babadan başka erkek olmazdı evde. Haliyle bol östrojen ortamından gelmeyim. Kadınlı ortam aşinalığımın kolaylığıydı kız çocuk istemem. Bir de annemle itiş kakışı bol da olsa dayanışmalı bir anne-kız ilişkimiz var. Etrafımdaki erkeklerin ise anneleriyle ilişkileri de hep uçlardaydı. Ya anneler hastalık derecesinde dominant ya da ana-oğul iletişimi haftada bir kuru telefon konuşmasıyla telaffuz edilen ‘nasılsın, iyi misin?’den ibaretti. Ben emekli olunca yetişkin kızımla buluşup sohbetler edip sevgililerini, kocasını falan çekiştirmek, onunla alışverişlere ve tatillere çıkmak hayallerindeydim. Erkek çocuklar –genellikle- böyle yapmıyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Tabii ki evladını kız, erkek fark etmeden sever herkes. Jelibon kız olsaydı da onu en az şimdiki kadar severdim ama artık hayatını bir kızdan daha rahat geçireceğini zannettiğim için erkek olduğuna onun adına seviniyorum. Biraz tuhaf ama bütün bunların farkına yeni varıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Aslında hep erkek doğmuş olmayı dilerdim ama bu isteğim, önceleri aile ve toplum baskısından uzak rahat rahat gezip tozmak, yine onlar tarafından evlendirilip barklandırılmak baskısından en azından bir 5-10 sene daha uzak durmak istediğimdendi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Sonraları çifte çubuğa dayalı aile işini devam ettirmekte ya da kurumsal kariyerde tepe noktalarda hep erkeklerin bir el üstünlüğünün olduğunu ve bu hak edilmemiş ama bahşedilmiş üstünlüğün es geçilmesi için erkeklerden çok daha donanımlı olmak için feci uğraşlar vermek gerektiğini görmemdendi. Ne çok haksızlık sandığım bu şeyler, anne olmanın icap ettirdiği daha tipik kadın rollerini gerektirdiğinden beri anlıyorum ki aslında bunlar hiçbir şeymiş. Anne kadın olduğum için beni daha ne zorluklar beklermiş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir daha anne olursam ve bebeğim yine erkek olursa yine hayatı boyunca yaşayacağı -bir kıza göre- nispi kolaylıklar adına sevinirdim. Kızım olursa da hayatını kolaylaştırmak için elimden geleni yapardım. Ama işte kızın hayatını kolaylaştırmak için yapılması gerekenler var ama erkeğin hayatı eğitim ve ekonomik seviyesinden de bağımsız daha kolay. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Bir kere doğurmuyorlar. Kendilerine biçilen görevler sadece çalışıp para kazanmalarından ibaret. Bu kadar. Sadece ev geçindirecek kadar. Bu devirde öyle savaşmak da kalmadı, yollarda telef olmak da. Bin yıl önceki dertleri ile bugünkünün alakası yok. Oysa kadın her devirde suçluluk ve endişe hissinin ve gündelik işlerin tam orta yerinde. Üstüne üstlük gittikçe artan bir kısmı evi de geçindiriyor. Ev de geçinidiren kısmı üstelik işe gittiği için daha suçlu. Evde otursa kısıtlanan hareket alanıyla sıkıntılı. Birini tercih etme hali, her türlü bir vazgeçiş ve kabulleniş sürecinden geçiyor. Hayatı ha bire değişip duruyor. Erkeğe hiç bir şey olmuyor. Mesaiye kalsa, seyahat etse, gezse tozsa da hiç suçluluk ve endişe duymuyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Eşcinselleri ‘üçüncü cinsiyet’ diye asla tanımlamam. Bu yüzden aklıma gelmedi elbette ama yine yukarda anlattıklarıma benzer durumlara sebep olduğu için evladımın ‘gay’ olmasını da istemem. Gay olsun olmasın, onu her türlü severim ve bu halini bir gizlilik, saklılık ya da utanç konusu yapmam. Her türlü onunla gurur duyarım ama gay olduğu için değil, hayatı zorlaşır diye bunu arzu etmem. En azından dünyanın hala büyük bir kısmında kendi gibi olmakta zorlanabileceğini bildiğim bu devirde bunu istemem. Fakat gaylerin bile en azından dönemler devirler geçtikçe hayatı kolaylaşıyor, daha da kolaylaşacak ve gaylikleri saçı kara, gözü yeşil gibi sıradan bir bilgiden ibaret olacak, biliyorum. Hatta içlerinde kadın gibi olmayı tercih edenler belki de ilerde kadınlığın bütün hoş yanlarını alıp biyolojik olarak erkekliğin konforunu yaşayacak. Fakat kadının hayatının kolaylaşabileceğine dair umudum pek yok. Bu mantıkta en kısa çöpü de tersine, erkek hisseden kadınlar çekecektir heralde. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Not 1: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Yazımda bahsettiğim herşey genellemeler üzerine kuruludur. İstisnalar vardır elbette. Süper kadınlar, feminist adamlar, anneleriyle mükemmel ilişkisi olan erkek çocuklar vardır. Hayatı benimkinden çok çok çok daha zor kadınlar da var ve benimki onlara nazaran gül bahçesi, onu da biliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Not 2:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;'Evladım sağlıklı olsun da gerisi mühim değil' lafı basmakalıplaştıysa da hakkaten doğrudur ve katılıyorum. Ben, temel ihtiyaçları karşılanabilen sağlıklı bir ailem olduğu için (çok şükür ve maaşallah) artık kavramlar ve konseptler ve insanlığın halleri üzerine kafa yoruyorum. Temelimiz sarsılırsa (Allah korusun) fokusumun kaymışlığından sanılıp 'oh olsun' olmasın lütfen. Yoksa biz de yiyip içip dua edip seviyoruz elbette.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-2839127836610626246?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/2839127836610626246/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=2839127836610626246' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/2839127836610626246'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/2839127836610626246'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/03/cinsi-dusunceler.html' title='Cins(i) Düşünceler'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-1_xGQ9pILKU/TbE0VuMrleI/AAAAAAAAC_Q/ZVziX6WuHZQ/s72-c/erkek+bebek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-1080700751688789247</id><published>2011-03-24T15:42:00.003+02:00</published><updated>2011-04-21T16:07:15.982+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><title type='text'>Çoğunluk</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Doğum iznimde Jelibon’la güneşli havalarda mahallemizin parkına çıkardık hep. Parkta pek anneye rastlanmıyordu. Genelde orada bebekler, çocuklar ve onların bakıcıları ya da bakım görevini üstlenmiş anneanne veya babaanneleri olurdu. Anneanne, babaanneler 60 yaş civarındalardı. Etrafında çocuk olmayan 70 üstü yaşlardaki birkaç ihtiyar da güneşte kemiklerini ısıtır otururdu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir gün parkta yanıma bu 70+ grubundan yaşlı bir teyze geldi. Hayriye Hanım’dan benim Adanalı olduğumu öğrenmiş. Kendi de Adanalı değilse de görev icabı orada senelerce yaşamış. Hemşerim, diye geldi. Kendini tanıttı. 80 yaşındaymış. Emekli biyoloji öğretmeniymiş. Adana’da bilmemne lisesinde öğretmenlik yapmış. Eşi de hakimmiş. Bir abisi profesör doktor bilmemkim, bir başka abisi de milletvekili bilmemkimmiş. Tam bir Cumhuriyet kızı. Türkan Saylan-2. Bir gururlu da bundan. Sülale silme doktor, profesör, üst düzey bürokrat falan ya. Anlatmalara doyamadı gurur duyduğu ailesini. Arada benimkileri sordu. Çiftçiler, dedim ben. Durakladı biraz. Yakıştıramadı. Sınıf atladım sandı sanırım. Bayılıyorum bu Beyaz Türklerin sınıf bilinçlerine.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçenlerde Çoğunluk’u seyrettim DVD’den. Sevdim filmi. Düz ve karanlık bir film, eyvallah. Ama sınıf ve köken bilinci açısından bence Türklere güzel bir ayna tutmuş. Filmin bir sahnesinde baba, genç oğluna kız arkadaşı olarak tanıttığı genç kızın aslen nereli olduğunu, ailesinin ne iş yaptığını sordu. Oğlu ise babasının kızı beğenmeyeceğini düşündüğünden genç kızın Vanlı olduğunu bilmesine rağmen bu soruların cevabını bilmediğini söyledi. Baba öğrensin diye ısrar edince sonra sonra itiraf etti Vanlı olduğunu. Babası bu cevap karşısında oğluna kızdan ayrılmasını emretti. Kız, seyirciye alenen söylenmemesine rağmen Kürttü ve köylüydü. Müteahhit babamız kızın kendini merak etmedi. Kökeni yüzünden kızı kafadan reddetti. Oysa ki genç kız, kendi salak ve sığ oğlundan bin kat daha gayretli, başarılı, efendi bir tipti. Entelektüeldi. Ailesinin okumasına karşı çıkmasına rağmen iyi bir üniversite kazanmış ve kendi parasını kendi kazanıp okumaya çalışıyordu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu kadar dramatik olmasa da benzer şeyleri ben de yaşadım. İstanbullu arkadaş aileleriyle ilk tanıştığımda nereli olduğum ve babamın ne iş yaptığı sorularının cevabı pek beğenilmemişti. Bazen arkadaşlarım da kendi ailelerinden arkadaşlığımıza dair ayar yemesinler diye babamın aslında ‘öğretmen emeklisi’ olduğunu ailelerine söyleyerek ‘çiftçi’ mesleğini düzeltmişlikleri olmuştu. Adanalılığım da(yani köylülük algım) mezun olduğum okullar ve toplum içindeki efendi duruşumla kapanmıştı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir keresinde Etiler'de ikamet eden bir arkadaşımın evine gitmiştim. Annesi evdeydi. Evde misafir annenin arkadaşı bir teyze de vardı. Nereli olduğum ve baba mesleğim öğrenildikten sonra misafir teyze, "Bak görüyor musun, kimler nerelerden Boğaziçi'ni kazanmış, bizim oğlan Etiler'de, üniversitenin dibinde ama düzgün bir okul tutturamadı" dedi. Teyze beni yüceltti mi aşağıladı mı, siz düşünün. Bir yandan Amerikan kolejlerini bitirmiş, üniversite mezunu aileye sahip, evde kendine ait bir odası olan, her türlü özel derse ve dersaneye yollanmış, zamanın gençleri arasında 'havalı' bilinen markalarda kotlara kazaklara sahip bir insandım. Benim Boğaziçi'ni kazanmam 'engellere rağmen' değildi. Taşralı olmam engelli olmamla bir tutulmuştu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İşin ilginci, çiftçilik Adana’da havalı bir cevaptır. Paran yoksa bile mal mülk sahibisin demektir. Emekli öğretmene sümüğünü atmayanlar çiftçiye hasta olabilir. Sanırım Adana’daki sınıf bilinci paraya endeksli. Istanbullu aristokratlarda ise geldiğin memlekete ve eğitim derecene. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aslında ben parkta tanıştığım yaşlı teyzeyle yaptığım çocuk yetiştirme muhabbetimizi anlatacaktım. Konuyu saptırdım. Artık onu da bir sonraki postumda anlatırım.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-1080700751688789247?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/1080700751688789247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=1080700751688789247' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1080700751688789247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1080700751688789247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/03/cogunluk.html' title='Çoğunluk'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-304935789362651966</id><published>2011-03-21T12:46:00.009+02:00</published><updated>2011-03-21T14:54:31.733+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Siyah Süt ve Anneliğin Cilası</title><content type='html'>Elif Şafak’ın Siyah Süt’ünü okumamıştım. 2007’nin sonlarında piyasaya çıktığı ilk dönemde roman hakkında gazetelerde okuduğumca lohusalık depresyonunu anlatan ‘karanlık bir roman’ olması yüzünden bilinçli olarak kitabı okumaktan kaçınmıştım. Ama o dönemlik bir şeydi bu. Yayınlanma tarihi 3-5 ay öncesine ya da sonrasına denk gelseydi okurdum muhtemelen. O dönemde evlilik hazırlıkları ve iki işte birden çalışmanın yarattığı vakitsizlik de buna sebepti. Sonra aradan zaman geçti, unuttum romanın varlığını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jelibon 3 aylık olmuştu. Yeni yeni haftada bir iki kez birkaç saatliğine dışarı çıkmaya başladığım zamanlarda bir Pazar akşamı Şövalye’yle D&amp;R’a girdik. Dolanıyorduk. Kitabı gördüm. Açıp okumaya başladım. Ayakta bir çırpıda on sayfayı okumuştum bile. Nasıl da aynen anlatıyordu anneliğin ilk zamanlarını. Kopuk askısı düğümlenerek bağlanmış kirli geceliğinin askısını, yıkanmamış saçlarını, uykusuzluğunu ve özür diler gibi utanarak silik ve ezik bir modda bebeğini hayatına sokma halini... Zaten Elif Şafak’ın üslubuna hastayım. İçerik de benim yaşadıklarım olunca koşa koşa kitabı aldım, eve gelip bir çırpıda okuyacağım diye kitaba gömüldüm. Ama 30 sayfa kadar sürdü bu merak. Sonra roman tıkandı kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geri kalan 200 sayfada yazarın lohusalık depresyonundan eser yoktu. Beni kitaba çeken şey aslında bir dergi makalesi olabilecek kadar kısa kalmıştı. Romanın geri kalanı yazarın bekarken nasıl göçebe ve kitaplar arasında kaybolmuş bir hayat yaşadığı, nasıl da aklında evlilik yokken evlendiği ve nasıl da aklında çocuk yokken anne oluverdiği üzerineydi. İçindeki parmak kadınların oluşturduğu İçimden Sesler Korosu üzerinden anlattığı iç dünyası ve anne olmaya giden yol hikayesi de çok zorlama, yüksek dozda popüler psikoloji öğesi geldi bana. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altı parmak kadın vardı Elif Hanım'ın içindeki koroda. Hepsinin adları da karakterlerini yansıtıyordu: Akılcı çabuk çözümler üreten Pratik Akıl Hanım, üretkenlik ve kariyer düşkünü Hırs Nefs Hanım, ulu bilge ve ermiş kişilik Can Derviş Hanım, kitap ve felsefe kurdu Sinik Entel Hanım, daha sonraları ortaya çıkan kadınsı ve vamp Saten Şehvet Hanım ile ev hanımı Anaç Sütlaç Hanım. Bu kadınların ilk dördü yazarımızın hayatının büyük bir bölümünde egemenlik kurmuşken evlilik ve bebek ile son ikisi gözükmeye başlar. Saten Şehvet Hanım yine de en belli belirsiz ortaya çıkanıdır bu kadınlar içinde. Asıl çekişme ilk dört ile Anaç Sütlaç Hanım arasında çıkar. Yazarımız romanı süresince orta yaşına kadar varlığını dahi bilmediği, benliğinin dehlizlerinde kapalı tuttuğu Anaç Sütlaç Hanım’ın aslında kötü olmadığını, içindeki bütün kadınları sevdiğini anlar ve nihayetinde içindeki kadınlar kardeş kardeş yaşamaya başlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle, anneliğin paketlendiği gibi bir güzellik olmadığı, aslında ne kadar da zorlu olabildiğini anlatmaya çalışmak yerine Elif Hanım'ın nasıl yollardan geçerek anne olduğunun hikayesini okudum. Evet, Elif Şafak’ın diline ve üslubuna hayranım ama romanın kurgusunu parmak kadınlar üzerine kurmasını çok basit ve sıradan buldum. Olgun yaşına rağmen canlı ve enerjik tiplerin 'içlerindeki çocukları öldürmemişliklerine' bağlamaları gibi gınalıydı bütün kurgunun temeli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neticede Siyah Süt'ü (tersine bir niyeti olmasına rağmen) yine de anneliğin cilalanması olarak algıladım ben. Hiç ummadığınız bir kişi bile anne olabilir. Evet zorlanır ama kotarır. Sonuçta iyi de olmuştur. Bilinçli olarak anneliği reddedenler dahi onun anneliğini ‘iyi ki’ler. Üstelik yazarımız artık çocuk da yapmıştır kariyer de. Edebiyat konulu bir davete gittiğinde omzunda kusmuk lekesini fark eder ama ‘olsun’dur; yazar buna aldırmaz, yüzü ışıl ışıl ışıldayarak davete katılır. (Sooo cheesy) Bu da Hollywood romantik komedi klişesi değildir ne nedir? Otobiyografi dediğin romandaki bu öğeler bana romanın gerçek değil de ‘kurgu’ hem de kötü bir kurgu olduğuna iyice inandırır. İlk otuz sayfada anlattığı lohusalık halleri ise o kadar çarpıcı ve doğruydu ki o kısmın (kitabın sonrasıyla alakası olmadığı için) sonradan yazılmış ve önceden (belki de hamileyken) yazdığı anne olma süreci hikayesinin önüne monte edilmiş olduğu kuşkusunu uyandırdı bende.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki içimizde farklı karakterler olduğuna inanmıyorum. Bu karakterlerin içimizde bu derece çatışabildiğine de. Akıllı bir insansanız durumlara adapte olursunuz. İçinizde bir Anaç Sütlaç Hanım olduğu için ve onun sizi ikna ettiği için değil; anne olduğunuz için yeni durumunuzla barışık yaşayabilmeniz için anaç olmayı öğrenir ve ona adapte olursunuz.  Ortam bunu gerektiriyorsa gaddarlığı da, kaypaklığı da, eşkıyalığı da, prensesliği de, cici kızlığı da içinizdeki sesler korosuna koyarsınız. Mecburiyetlerinizi, bilinçli ya da bilinçsiz tercihlerinizi ya da başınıza geleni romantikleştirmeye ve yüceltmeye gerek yoktur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annelik de başa gelen bilinçli ya da bilinçsiz bir tercih ya da mecburiyettir. Yine aynı şekilde hayatınızda yer alan ve iyisiyle kötüsüyle yaşadığınız, bilinçli ya da bilinçsiz tercih ettiğiniz ya da mecbur kaldığınız mesleğiniz, eşiniz, yaşadığınız şehriniz gibidir. Annelik konusunda emek verdiğiniz şey bir insan olduğu için önceliği ve etkisi elbette inanılmaz yüksektir ama bütün tercihlerinizle yaşama ve baş etme biçiminiz aslında birbirine benzer. Elif Hanım'ın da bu romanında anlattığı şekliyle, içindeki değişik seslerdeki farklı bakış açılarını konuşturup tartarak, kendisine anlamlı gelen birinde uzlaşarak hayatındaki değişikliklere adapte olduğuna bana çok 'chesy' ve zorlama gelse de inanmayı istiyorum. İstiyorum ama olmuyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-304935789362651966?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/304935789362651966/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=304935789362651966' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/304935789362651966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/304935789362651966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/03/siyah-sut-ve-anneligin-cilas.html' title='Siyah Süt ve Anneliğin Cilası'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-1935512839361323955</id><published>2011-03-16T11:42:00.001+02:00</published><updated>2011-03-16T11:42:09.253+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Hafiye Hanım'ın Kaybolan Gündüz Düşleri</title><content type='html'>Blogumu takip edip de beni seyrek görenler beni gördüklerinde şaşırıyorlar. “A çok iyisiiin. İyi gördüm seni” duyduğum en fiks yorumlar. E iyiyim, tabi. Niye bu kadar şaşırdınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani yazıyormuşum ya böyle ‘Genç Werther’in acıları’ model. Beni mahfolmuş, bitmiş sanıyorlar. Hatta beni dışarda bile gördüklerine şaşırıyorlar. Tamam, eskisinden daha az dışardayım ama ölmedim yahu. Yazdım öyle şeyler, evet. Daha da yazarım hatta. Ben retrospektif olarak sinirleniyorum, geriye dönük acıklanıyorum. Geçmişe sünger çekerim çekmesine. Sildim mi bir kalemde. Fakat üzerine düşünmekten beni kimse alıkoyamaz. Taş yerinde ağırdı. Yaşadıklarım o zaman zordu. Şimdi ya işler kolayladı ya uykumu alır oldum da bir kendime geldim ya da kısacası alıştım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala alışamadığım şeyler var. Mesela eskiden bazen kendimi dağ başında bir kulübeye kapatmış kitaplar okur, yazılar yazdığıma dair gündüz düşleri kurardım. Geçin müzik kulağını, enstrüman çalıp şarkı söylemeyi, müzik bile dinlemememe rağmen belki bir rock star olacaktım. Turnelere çıkıp konserler verecektim. Orta yaşa gelip bunlara hiç yeltenmemiş olabilirim. Geç kalmış da. Ama öyle düşlerdim ve bunlar hoşuma giderdi. Zaten kıt ve gerçekçi hayallerimle yeterince sıkıcıydım. Üç dakikalık afyonlarımı da yitirdim. Artık bir iki kare resim bile gelemiyor gözümün önüne. Annesin sen, diyorum. Bunları unut artık. İnziva da olamaz turne de. Yerine rüyalarımda çocuğumu elimden düşürmüş, denizde boğulmuş, trafik kazasında ölmüş falan görüyorum. En iyi ihtimalle şizofren olmuş, uyuşturucu kullanmış, serseri olmuş görüyorum.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar da geçerse daha da iyi görünebilirim belki.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-1935512839361323955?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/1935512839361323955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=1935512839361323955' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1935512839361323955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/1935512839361323955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/03/hafiye-hanmn-kaybolan-gunduz-dusleri.html' title='Hafiye Hanım&apos;ın Kaybolan Gündüz Düşleri'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-5120662529276287847</id><published>2011-03-15T16:14:00.003+02:00</published><updated>2011-09-03T23:10:18.924+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kankalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yonc'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şapşallık'/><title type='text'>Apartman Akrebi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yonc’a bayılıyorum. Hikayelerine de. Anlattığı çoğu hikaye, aslında sıradan olayların abartılıp twist edilerek enteresan hale sokulmasından ibaret olsa da onları dinlemeyi seviyorum. Hikayeleri boyunca benliğinin bütün kötücül hallerini pervasızca ortaya koyuşuna da hastayım. Her ne kadar Düellacı olsam da ıssız adaya düşsem yanıma Yonc’u alırım.Ömür boyu eğlence garantisi kendisi. Hoş, Yonc da ıssız adada hikaye üretmek için kalabalıklardan beslenemez, o ayrı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Beşiktaş’ta kendince bir ıssız ada kurdu Yonc. Kocasından ayrı. Annesinden ayrı. İlk kez yalnız takılacaktı. Çok kısmet olmadı. Akrabalar doldu boşaldı. Duvarından sular sızdı, su boruları patladı, hamamböcekleri bastı. Mutfaktaki havalandırma borusuna kuşlar yuva yaptı. Zaten gölgesinden bile korkan Yonc gece kuşların çıkardığı çıtırtılar yüzünden yattığı odanın bile panjurlarını kapatıp kapısını kilitleyip yorganını tepesine çekerek uyudu yazın pişerek. Kendinden on yaş küçük kuzeni evini haftasonu alemin ilk ve son durağı yaptığı için haftasonlarını gündüz onunla beraber playstation oynayarak geçiriyordu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şövalye Pelinat dışındaki bütün arkadaşlarımı ‘anormal’ bulur. Yonc’u da. Ama bu Yonc’u arabamızın terkisine atıp haftasonları takılmaktan beni alıkoymaz. Yonc telefonunu açarsa tabii. Telefona cevap verme oranı %20’yi geçmez nitekim. Hem Yonc, Jelibon’u da çok seviyor. Çocukluyuz diye bizi dışlamıyor. Oğlan çocuklarını ve özellikle fırlama olanlarını çok sevmesi de buna bir sebep. Jelibon’un en sevdiği (ve tabii ki en beyin şaapıcı melodiler çıkaran oyuncağını) da Yonc almış olduğu için ekstra da gurur duyar bundan. Jelibon’un favori teyzesi olma yolunda önemli bir adım sayar. Yonc herkesin en favorisi olmak ihtiyacı içinde bulur kendini. Hoş, bunun için emek harcamaz. Sadece bunun böyle olmasını ister de ister. Bu isteğinde hak görür.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu Pazar bize evindeki son arızayı anlattı. Kuzeni akrep bulmuş evde. Her türlü börtü böceğe rastlamışlardı ama akrep son noktaydı. Sokulmaları ihtimaline karşılık yakındaki Acıbadem’e kaldırılmaları için tertibat bile yapmışlar. Şimdi biz duyunca yok canım, atıyorsun, akrep diildir o, dedik. Çatalavrattır o kesin, diye düşündüm. Küçükken Adana’da apartman yanlarındaki boş arazilerde oynarken çatalavratı akrep sanardık. Çocukça bir heyecanla akrep görmüş olmayı havalı sanıp ‘akreeeep, akreep gördüm’ diye bağırışırdık. Yonc da heyecanlı hikaye merakı itibariyle veletlik döneminde kaldığından bundan kuşku duymam doğaldı. Bu böceğin isminin İstanbulcasından emin olamadım fakat. Karafatma olmasın, dedim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Değilmiş. Resmini çekip gugıllamışlar. Gerçekten akrepmiş. Meğer apartman akrebi diye bir şey varmış ve Beşiktaş-Fulya civarı apartmanlarda çok yaygınmış. Apartman akrebiyle mücadele konusunda uzmanlaşmış böcek ilaçlamacıları bile varmış. (Ben de gugılladım. Yonc hikayelerine gerekli reality check tamamdır) &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yonc’un evi hızla fear factor stüdyosuna dönüşürken “E heralde çıkarsın oradan 3 ay sonra kontratın bitince”, dedim. O kadar çok dinledim ki bu canavara dönüşmüş evinin hikayelerini. Gına gelmiş olmalı sandım. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;“Yoo”, dedi. “Sanmıyorum. Niye çıkayım ki?”&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Moral bozukluğu kaynağı olması beklenen bunca hikaye karşısında bu yok sayış. Bu da çok Yonc. Ona münhasır. Sanki yaşadıklarımız aslında yalandı. Yoktu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;PS. Tünelin birinden girdim bloga. Format ayarı yapamadığım gibi resim de ekleyemiyorum. Birisi bana yardım etsin.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-5120662529276287847?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/5120662529276287847/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=5120662529276287847' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5120662529276287847'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5120662529276287847'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/03/apartman-akrebi.html' title='Apartman Akrebi'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-7175862716957173928</id><published>2011-03-10T01:45:00.000+02:00</published><updated>2011-03-10T01:45:37.053+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><title type='text'>Kapalıyız</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Almanya'dayım. Sonunda bloguma girdim. Antin kuntin tünellerle bağlanmaya üşeniyordum.&amp;nbsp;Ne komik. Kendi günlüğümü bana kapattılar, elalem görmeye devam ediyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kahrolsun mahkeme kararınca kapatılmalar. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Digitürk'e blogların kapatılmasına sebep oldukları için&amp;nbsp;kızmıyorum. Bu zart zurt internet sitelerini kapatmalara, pire için yorgan yakmalara ve benim kendimle iletişimimi koparmalarına uyuz oluyorum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Digitürk'e bu devirde şifreli yayından para kazanacağını sandığı için kızıyorum. Yayın hakkını yüzlerce milyon dolarlara&amp;nbsp;ihaleleyen&amp;nbsp;akla da kızıyorum. Yok kardeşim. Artık iletişim, basın, yayın ya bedava ya&amp;nbsp;da bedavaya yakın. Ancak yayınının yanında, önünde dönen&amp;nbsp;reklamından para kazanırsın. Bununla barış artık. Devir böyle. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-7175862716957173928?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/7175862716957173928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=7175862716957173928' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/7175862716957173928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/7175862716957173928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/03/kapalyz.html' title='Kapalıyız'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-3380489978279727547</id><published>2011-02-28T11:53:00.003+02:00</published><updated>2011-02-28T16:17:55.241+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Lohusalık Mantıksızlıkları</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-x2f_InF8CQ0/TWttx8PLg5I/AAAAAAAAC-s/QE8PVHlV3Zs/s1600/anneanne+torun.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="132" l6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-x2f_InF8CQ0/TWttx8PLg5I/AAAAAAAAC-s/QE8PVHlV3Zs/s200/anneanne+torun.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Doğum izni esnasında güneşli havalarda evin yakınındaki parka çıkardık Jelibon’la. İlk çıktığımızda henüz 20 günlüktü. Devamlı ex-bakıcımız Halise’ye bağıran annemi evde istemeyen Şövalye’ye bir yandan hak veriyordum bir yandan içinde bulunduğum zombi durumuyla ne yapacağımı bilemiyordum. Parkta bunları konuşuyorduk işte. Güneşin, yeşilin tadı falan çıkmıyordu haliyle. Orada ağlaya ağlaya babamı aradım ve annemi gelip almasını istedim mecburen. Bugün olsa farklı davranırdım. Tecrübesizlik ve hormonlar yüzünden&amp;nbsp;olsa gerek,&amp;nbsp;herkesin rahatına fazla hassas davranmışım. 'Pardon ama ben lohusayım,' diyememişim. Annemin de, Şövalye’nin de, Halise’nin de, kaynanamın da keyfine başlardım. Dümdüz. Jelibon’u alır bir otele yerleşirdim heralde. Şuncacık hayatında beni o değil, onun doğumuyla beraber engel olamadığım tuhaf tavır ve aranjmanlar üzdü resmen. Rasyonel annesi edilgen bir maşaya dönüştüğünden. Nasıl olduğunu hala anlamıyorum. Geceleri Jelibon’u besler ve temizlerken üstüne bir de kimseler uyanmasın diye ekstra titizlenip parmak uçlarımda hareket etmişliğimi hala anlamıyorum. ‘Rahatsız olana güle güle’yi nasıl da diyemedim. O yüzden hormonlar çok tehlikeli. Cidden.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Artık bunu tartışır hale geldiğimde bazı arkadaşlarım ve annem benim onlara senelerce sergilediğim tavrın buna sebep olduğunu söylediler. Hafiye nasılsa kotarır. Hafiye nasılsa halleder. Hafiye nasılsa üstesinden gelir, becerir, çeker çevirir diye onlar da benim içinde bulunduğum ruh halini anlayamamışlarmış. Belki gerçekten ben de halletmem, becermem, başarmam, üstelik de kendi başıma bunu yapmam lazım diye kastığımdan bocalayışımı vaktiyle dillendirmemişim. Sonradan hormonlarımı ve gücümü toplayıp bu konuyu açınca yine düşe kalka, depresyona gire çıka da olsa becermiş, halletmiş ve kotarmışlıktan sonra konuşuyor olduğumdan birkaç ay evvelki ruh halimi hala anladıklarından emin değilim. Oysa ben devamlı ağlıyor ve önüme gelene ve hatta arkadaş grubuma dahi emaille intihar etmek istediğimi söylüyordum. Karşılığında kakara kikiri duyup 'Ee, bu iş böyle, sen istedin bebeği' lafını duymak için değildi heralde. Yani daha nasıl gösterebilirdim ki bocaladığımı? Yardımı da mı organize bir şekilde isteseydim? Benim bundan çıkardığım anlaşılmamak sadece. Gidip NLP kursuna falan yazılacağım yeminle. Kendimi net ve hatta&amp;nbsp;odunluk derecesinde net sanıyordum. Değilmişim demek ki. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dün Pelinat’ın baby shower’ını yaptık. Uzun zamandır ilk kez kankalarla harika bir sohbet ortamı oldu. Çok güzel bir gün geçirdik. Pelinat’a şimdiden kolaylıklar diliyorum ama zaten (inşallah bebeğin sağlıkla gelmesi durumunda) benim yaşadıklarımı onun yaşamayacağından eminim. O başkalarını sallamaz, anneliğine odaklanır. Zaten de mizacı gereği ucuz kahramanlıklara kalkmaz. Üç torununun da bakımında aktif olarak görev alan dinç ve hevesli annesi bu dördüncü torununa da günümüz bakım şartlarına aşina bir şekilde bakacaktır. Halden anlayan ve her an müsait anne yardımı gibisi yok. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-3380489978279727547?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/3380489978279727547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=3380489978279727547' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3380489978279727547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3380489978279727547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/02/lohusalk-mantkszlklar.html' title='Lohusalık Mantıksızlıkları'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh6.googleusercontent.com/-x2f_InF8CQ0/TWttx8PLg5I/AAAAAAAAC-s/QE8PVHlV3Zs/s72-c/anneanne+torun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-8626763047958545696</id><published>2011-02-23T02:20:00.002+02:00</published><updated>2011-02-23T02:24:46.954+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='modern hayat'/><title type='text'>İnternet Kankalığı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Henüz Kerevit gitmemişken, beni yatağa mıhlamış, elim yüreğimde bekletirken elimdeki blackberry’den paso durumumun teşhisi olarak bana söylenen subkoryonik hematomu (subchorionic hematoma) gugıllayıp durmuştum. Blackberry’den gugıl manyağı olmam o döneme rastlar. O gün bu gündür uzandığım yerden gugıllarım aklıma ne gelirse.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;O zaman bir blog bulmuştum. 800 Pound’luk Bebek idi adı. 40 yaşında bekar bir kadının anne olma çabasının günlüğüydü. İngiltere’de yaşıyordu. 800 pound ise sperm bankasından tek seferlik aşılama yoluyla bebek denemenin ücretiydi. Birkaç defa bu yöntemle denemiş ve birkaç defa 800 poundunu harcamıştı. Ben hematomumla yatarken o da ilk düşüğünün ardından ikinci hamileliğinden kanıyordu. Düşmesin diye dua ediyordu. Benzer zamanlarda bebeklerimizi kaybettik. Benzer acılar bizi yakınlaştırdı. O iki kez daha aşılamayı denedi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tüp bebek yapmasını önermiştim ama işte memleketlerinin sağlık sistemi parasıyla bile olsa&amp;nbsp;birkaç aşılamadan sonra tüpe izin veriyordu. Tüp bebek çok da pahalıydı oralarda. Danışmandı. Kötü kazanmıyordu ama bu yolda bir servet harcayıp durmasın diye onu Türkiye’ye bile çağırdım. Sonra ben Jelibon’a hamile kalınca temasımız koptu. Moralim bozulmasın diye bloguna bakamadım. 'Hey, ben hamileyim. Senden n’aber?', diyemedim. Parmaklarım gitmedi. Geçenlerde merak edip baktım. Meğer Jelibon’dan tam iki ay sonra onun da oğlu doğmuş. Yeniden konuşmaya başladık. Annelik halleri üzerine şimdiki muhabbetimiz. Ben Belgrad’dayım iş seyahatinde. O Frankfurt’ta. İkimiz de otel odasında. Laf lafı açtı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tanışmadığım bir insanı tanıdığıma çok memnunum. İletişim çağını yakalamış olduğuma da. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-8626763047958545696?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/8626763047958545696/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=8626763047958545696' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/8626763047958545696'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/8626763047958545696'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/02/internet-kankalg.html' title='İnternet Kankalığı'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-4310499413126435143</id><published>2011-02-21T15:08:00.003+02:00</published><updated>2011-02-21T15:19:22.719+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Van Minut</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-RsZCaJLOl-o/TWJjpS7nCrI/AAAAAAAAC-o/RHLNNGlfId8/s1600/vanminut.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="130" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-RsZCaJLOl-o/TWJjpS7nCrI/AAAAAAAAC-o/RHLNNGlfId8/s200/vanminut.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Beni uzaktan da olsa izleyenler ve benimle mutlu olup benimle üzülenler olduğunu bilmek çok sevindirici. Kimileri ise daha kötücül biçimde, kafadan anne olmayı hak etmediğimi düşünüp, çocuk hasretiyle tutuşan kimilerine çocuk vermeyen Allah’ın tutup&amp;nbsp;benim gibi domuzlara bunu bağışladığından şikayetçi. Olsun. Ben de aslında anne olmayı çok da hak ettiğimi ispat etmek durumunda değilim. Anneliğin sadece kötü yanlarını yazma gibi bir misyon edinmiş de olabilirim varsayın. Ben Şövalye’nin de iyi yanlarını kolay kolay yazmadım. Neden o zaman kimse evliliğin iyi yanlarından bahsetmiyorsun, demiyor? Neden kimse kocanı sevmiyor musun madem, demiyor?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çünkü annelik o kadar sakıncalı ve kutsal bir mevzu ki, sadece mutlu yanlarını ortaya koymanız gerekiyor. İnsanlar artık rahatlıkla allah var mı diye tartışırken anneliği hala tartışamıyorlar. Ne garip.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Evet, annelik bana zor geldi. Fiziksel zorluklarından ziyade bende yarattığı anksiyete hali bana zor geldi. Rahat tabiatlı bir insan olsaydım eminim bunu böyle yaşamazdım. O zaman daha naif şeylerden bahsedebilirdim. Jelibon'a süt veremedim endişe ettim, elimden düşürürüm diye korktum uyumadım. Uyurken nefessiz kalırsa diye çocugu nefes monitörlerine bağladım. 10 dakikalığına bakkala bile gitsem bir şeyler boğazıma bastı, eve koştum. Bunlar bilmediğim şeylerdi benim. Önceden hesaplayamadım bunların olacağını. Bu hislerle başa çıkmayı öğrenmeye başladım artık. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ama bütün bu öğrenme sürecinde yapayalnız da kaldım. Anneliğin ilk dönemlerinde aniden dış dünyadan izole de oluveriyorsunuz. Ne yaptığınızı, ne yapmanız gerektiğini bilmeden, endişeden geberirken bu yeni duruma tek başınıza alışmaya çalışıyorsunuz. Üstelik ömrü boyunca iyi ya da kötü ev dışında bir hayat yaşamış ve buna bu kadar alışmış bir insanın hayatının 180 derece dönmesini ve bu dönüşe aniden, birkaç günün içinde, dudaklarından bal damlayıp, mutluluktan uçarak adapte olmasını bekleyen bir toplum ve zihniyet varken&amp;nbsp;ağır tecrit&amp;nbsp;üstüne katmerli bir stres de yaşıyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;***&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Doğurmakla değil, herşey bir insanı beslemekle başlıyor. Onu beslerken onun ateşinin olup olmadığını, uykusunun gelip gelmediğini de anlıyorsunuz. Üşüdüğünü, terlediğini, neyi sevdiğini, elini nasıl koymak istediğini. Ne kadar yediğini, aç mı tok mu, huzursuz mu olduğunu. Bir süre sonra onun herşeyi siz oluyorsunuz. Birinin herşeyi olmak nasıl ağır bir yük.&amp;nbsp;En ufak hatada&amp;nbsp;bütün şehir havaya uçacakmış kadar ciddi bir&amp;nbsp;endişeyle sirk cambazı gibi yaşamaya çalışıyorsunuz. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Eğer babaların da ebeveynlik işinden daha büyük pay almasını istiyorsak öyle alt değiştirip uçtu uçtu yapmakla kalmamalılar. Beslemeliler bebeklerini. Anne sütü gerekliliği mevzuu kadını çocuğa karşı tek sorumlu yapıp bırakıyor. Kadın eski kadın değil ki. Bazı kadınların babadan ne farkı var? 30 yıl en iyi okullarda okuyacağım burs kasmış, kurs kasmış. Çalışacağım, terfi edeceğim,&amp;nbsp;gayrimenkul&amp;nbsp;alacağım&amp;nbsp;diye hırs kasmış. Sonra sırf memesinden gelen süt hala tıbben günümüz mamalarına karşı üstünlüğü anlamlı bir farkla kanıtlanmamışken kendisinden 30+ yıldır beklenen şeylerin yerine bambaşka davranışlar sergilemesi bekleniyor. Daha da kötüsü, bir süre sonra işe dönen kadının her iki davranış modelini birden türlü cambazlıklarla kotarması gerekiyor. Bir tarafa azıcık kaysa öbür taraftan kulakları çekiliyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;***&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Jelibon'u doğurduğuma pişman değilim. Onu çok da seviyorum. Bir gülüşüne ömrümü veririm. Ama bunları her anne size söyleyebilir. Söylemedikleri kısımları ben söylüyorum. Durum budur şeklinde. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben oğlumu kendi bildiğimce seviyorum. Ona emek vererek, başına gelecek kötülükleri tahmin edip onları bertaraf etmeye çalışarak, onun önünü açarak seviyorum. Onunla saatlerce mıncırmıyor olabilirim. Yavruuum diye bağrıma basmıyor, öpücük yağmurlarına tutmuyor olabilirim. Emin olun niye bu şekilde sevgimi gösteremiyorum diye çok da düşündüm. Bebeğim onu sevmediğimi sanacak diye çok da ağladım. Bana bunları düşündüren ve sevme biçimim yüzünden beni özellikle tenkitleriyle üzen de Şövalye’dir. Beni özgür bırakmışlığı, hırpalamadan sakin sevgisiyle adeta bir İskandinav erkeği Hans olan Şövalye, anne olmamla beraber beni görmek istediği yer itibariyle öz be öz Türko Hasan’a dönüşmüştür. &lt;em&gt;(Bu benzetmenin telif hakkı Düella'ya aittir. Şövalye, ona&amp;nbsp;çemkir lütfen)&lt;/em&gt; Ben kimseyi böyle sözlerimle, ellerimle, dudaklarımla, pişirdiğim yemeklerimle, kucağımın sıcağıyla sevmedim ki. Anne olunca bu huyum da mı değişmeliydi? Neden değişmedi? Bende bir tuhaflık mı var? Bunu&amp;nbsp;tecahül-i arif&amp;nbsp;anlamında değil, cidden soruyorum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sadece çocuğum oldu. Onun iyiliği, güzelliği herşeyin üstüne çıktı. Ama bunları sağlama biçimim değişmedi. Değişmiyor. Ben de değişmesini bekledim. Sandım ki onunla evde geçen her dakika mutluluktan ayağım yerden kesilecek. Bir daha asla işe dönmek istemeyeceğim. Ondan her ayrıldığımda ağlayacağım. Olmadı. Yerine neden ben böyle hissetmiyorum diye kafam karıştı, üzüldüm ve yoruldum. Sayenizde. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir daha da annelik yazmam. Kendi kendime yaşarım domuzluğumu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-4310499413126435143?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/4310499413126435143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=4310499413126435143' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4310499413126435143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/4310499413126435143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/02/van-minut.html' title='Van Minut'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-RsZCaJLOl-o/TWJjpS7nCrI/AAAAAAAAC-o/RHLNNGlfId8/s72-c/vanminut.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-3847953318647588535</id><published>2011-02-17T12:43:00.008+02:00</published><updated>2011-02-18T09:33:48.295+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='takıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düella'/><title type='text'>Film İzlerken Ağlamak</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-xG9AmS7v9Jg/TVz7zVFiPdI/AAAAAAAAC-k/En0MaSnRsYM/s1600/a%25C5%259Fk+tesad%25C3%25BCfleri+severmi%25C5%259F.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; height: 209px; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; width: 152px;"&gt;&lt;img border="0" height="200" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-xG9AmS7v9Jg/TVz7zVFiPdI/AAAAAAAAC-k/En0MaSnRsYM/s200/a%25C5%259Fk+tesad%25C3%25BCfleri+severmi%25C5%259F.jpg" width="140" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçen gün kahvaltı yapmak için Şövalye’yle Boğaz’a gittik. Evde annem vardı, Hayriye Teyze vardı. Jelibon’un yeterince bakıcısı vardı yani. Zaten saat 08:30 gibi gerçekleştirdiğimiz bu erken operasyon yarım saatte sona erdi. Hızla yemekten menemenim mideme oturdu. Çayım dilimi yaktı. Şövalye beynimi yedi. Evde çocuğu ‘yalnız’ bırakıp ‘dışarı’ çıktığımız için. Ne zaman dışarı çıksak ortalığı telaşa veriyor, mık mık mık, o kadar başka bir şey konuşulamıyor ki hemen eve dönüyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğuna bu kadar düşkün insan bana kalırsa işten vakitli çıkar, çocuğu ne yer ne içer, kaçta ne kadar süre uyur gibi temel şeyleri de ezberden bilir. Şövalye geceyarıları Jelibon uyuduktan sonra işten dönüp bebeğin hiçbir bakım detayını bilmeyip benim haftada 1-2 defayı geçmeyen ikişer saatlik dışarı çıkma programıma saldırmakla meşgul. Dışarı çıktığım ve çıkmak istediğim için ne vicdansızlığım kalıyor ne de kötü anneliğim.&amp;nbsp;Mesela &lt;strong&gt;Defne Joy&lt;/strong&gt; vefat etti. Defne’nin kocasının yerinde Şövalye olsaydı o da karısının bekar adam evinde bulunma kısmına takılmaz ama çocuğunu evde bırakıp dışarı çıkma kısmına illa ki köpürürdü. Kötü bir anneydi, diye demeçler verebilirdi hakkımda. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu durumla değişik şekillerde baş etmeyi denedim. Hatta kötü bir anne miyim diye bayağı dönüp kendimi de tarttım ama öyle olmadığıma kanaat getirip Şövalye’yi duymamaya karar verdim. Onunla sosyalleşmeyi de minimuma indirip, Jelibon’u da evde bırakıp Düella ve Yonc’a katıldım. Düella yine üçümüzün finansal gücüyle uşaklı hizmetçili villalarda oturabileceğimize dair güzel fırsatlar öne sürdü. Jelibon’la aynı katta kalmamak şartıyla bebekle bile beraber yaşamaya razı olması bu teklifi iyice cazipleştirdi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yemek yedikten sonra sinemaya gittik kızlarla. &lt;strong&gt;Aşk Tesadüfleri Sever&lt;/strong&gt;’e. Gidecek başka bir şey var mı diye taradık ama &lt;strong&gt;Mehmet Günsür&lt;/strong&gt;’ün yakışıklılığına kapıldık kaldık. Dediler ki film çok acıklı. &lt;strong&gt;Babam ve Oğlum&lt;/strong&gt; gibi. Ağla ağla mahfoluyormuşsun. Düella konu ne olursa olsun ağlayan insan gördü mü ağlar. Yonc zaten ufacık duygu sömürüsüne ağlar. Ekibin en domuzu benim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hani &lt;strong&gt;Issız Adam&lt;/strong&gt; gibi deseler film için ağlamayacağımı biliyordum. Zira oradaki ıssız abinin kendi kaşındı. Sonradan vay kızı unutamadım, görünce fena oldum felan tribine ağlayamazdım. Issız’ın eski kız arkadaşına da ağlayamazdım çünkü kimsenin böyle hödük ve kısa süreli manitayı unutamamasına, görünce fena olmasına inanamazdım. Herkesin hayatında neden olduğunu anlayamadan bitmiş bir ilişkisi vardır. Öyle ani bitince de insanın aklı merakta kalabilir. Film de bunu kaşıdı. İnsanlar ağladı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ama&amp;nbsp;Aşk Tesadüfleri Sever&amp;nbsp;için Babam ve Oğlum gibi dediler. Ben o filmi belki de lohusalıkta izlediğimden ağla ağla mahfolmuştum. O çocuğun anasız babasız kalışına, dedenin de oğlunun vefatında keşke gitmesine engel olsaydım da oğlum ölmeseydi feryadına. Yazarken bile gözlerim doldu şimdi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çok ağlarız diye film arasında selpaksızlığımızı fark edip tuvalet kağıtları rulolamıştım cebime. Benim işime yaramadı ama Yonc’a uzattım bari. Ben de sinema çıkışı ağladım ama gülmekten ağladım. Bütün sinema salonuyla aynı geniş asansöre binip otoparka iniyorduk. O esnada Düella filmi kendi özgüveniyle ezdi bitirdi. Bunu bütün kabine dinletmesi de acaip komikti. “Cık”, dedi. “Olmamış. Bu film olmamış. Görüyorsunuz ki her sektöre bizim gibi insanlar lazım. Biz&amp;nbsp;çekseydik bu film daha iyi olurdu. Yani sinema tecrübem yok ama ben bile yapsam daha iyisini yapardım” diye konuşurken kabindeki insanların ona bakışlarındaki şaşkınlık yüzyılın komedisiydi. Yonc, kabine ‘arkadaş biraz delidir, aldırmayın’ mimikleri yaptı. Ben Düella’ya katılıyordum ama durumumuza da gülmekten geri kalmıyordum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Filmin olmamışlığı onca tesadüfün üst üste gelmesindeki gerçek dışılık değildi. Filmin tesadüfler üzerine kurulmuş olması beni bozmadı. Benim inandırıcılıktan uzak bulduğum şeyler, kızın çocukluk fotoğrafını tanımaması, 8 yaşındayken aşık olup ilk kez öpüştüğünü hatırlamaması gibi küçük detaylardan başka çoktan unuttuğu çocukluk aşkının uğruna iki gün içinde evlenmek üzere olduğu sevgilisinden ayrılması, çocuğun ise hastaneye o dakika yatmazsa öleceğini söyleyen doktoru dinlemeyip kızın sahne aldığı tiyatroya gitmesi. Yani anladık kız sahnede. Cebini açamıyor. Çek bir sms kıza. Zırt hastanesindeyim, gel de, yat işte. Hadi tiyatroda fenalaştın. Niye merdiven çıkmaya kasarsın. Bağır, çağır, yardım iste. Hem kendin kaşın bu düdürük sebepten ölmeye hem de sonra benim ağlamamı bekle. Oldu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Özetle film, nasıl yapsam da insanları ağlatsam diye fazla dram kasmış. Kastığı şeyler de sudan şeyler üstelik. Madem dram istiyorsun bu aşkı daha çok emek harcanmış yap. Slogan bir cümle bulmuşlar isim olarak. Sonra da&amp;nbsp;damar müziklerle ilerlemişler. Başka da bir şey yapmamışlar. Hem Mehmet Günsur'un da ön dişinin kaplaması eskimiş. Dişinin kenarları simsiyahtı. Bir jönün böyle&amp;nbsp;dolaşmasına da anlam veremedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk sinemasının teknik anlamda bayağı iyileştiğini ama hikaye ve oyunculuk sıkıntısından muzdarip olduğunu bir kez daha anladık. Düella’yla inşallah bu sorunu&amp;nbsp;da çözücez :)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-3847953318647588535?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/3847953318647588535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=3847953318647588535' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3847953318647588535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3847953318647588535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/02/film-izlerken-aglamak.html' title='Film İzlerken Ağlamak'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-xG9AmS7v9Jg/TVz7zVFiPdI/AAAAAAAAC-k/En0MaSnRsYM/s72-c/a%25C5%259Fk+tesad%25C3%25BCfleri+severmi%25C5%259F.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-5724412904796323197</id><published>2011-02-09T15:08:00.002+02:00</published><updated>2011-02-09T15:10:35.389+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakıcı'/><title type='text'>Sabıkalı Bakıcı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TVKRFAyaCyI/AAAAAAAAC-c/0N2MwFVO_8g/s1600/kocas%25C4%25B1n%25C4%25B1n+metresini+b%25C4%25B1%25C3%25A7aklad%25C4%25B1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="160" src="http://4.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TVKRFAyaCyI/AAAAAAAAC-c/0N2MwFVO_8g/s200/kocas%25C4%25B1n%25C4%25B1n+metresini+b%25C4%25B1%25C3%25A7aklad%25C4%25B1.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hayriye Teyze’yle Jelibon büyük bir aşk içindeler. Jelibon benle fazla ilgilenmiyor eve gittiğimde de. Bebeğim bakıcısını benden daha çok seviyor diye vahlanacak değilim. Daha çok sevsin hatta. İş hayatına feci gömülmeye başladığım ve seyahatlere çıkacağım şu günlerde bu durum benim en azından evde işlerin yolunda gittiğine dair rahatlatıyor. Anksiyetemi azaltıyor. Tabii bu durumu da okudum. Çocuklar her türlü annelerini ayırt edebilirlermiş. Bir başkasını sevmeleri de başkalarını da sevebilme yeteneklerini ortaya çıkarırmış. Sağlıklıymış. İyiymiş.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Diyordum kiiii…&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Anne Şövalyelerin geldiği bir gün Hayriye Teyze’nin de içinde olduğu bir sohbet ortamı olmuştu. Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisini tartışıyorlardı. Anne Şövalye dizideki olayları çok abartılı bulmuştu. Öyle sayko bir Ali Kaptan kocası babası, olurmuş muydu hiç? Hadi olsa bile karısı kalkmış metresini bıçaklamış. Bıçaklamaklar falan çok abartılıymış. Baba Şövalye şeker tomtiş ötesi. Ağzı olmasına rağmen dilinin olmadığı gibi karısı, çocukları ne isterlerse amade. Flört dönemlerinin, çıkmaların, takılmaların yaşanamadığı yıllarda Baba Şövalye ile evlendiği için kayınvalidem, haliyle&amp;nbsp;başka model adam tanımıyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hayriye Teyze lafa karıştı. “Aaa”, dedi. “Olmaz mı hiç? Ben de kocamı bıçakladım.”&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hayriye Teyze, kocasını başka kadınla basmış evinde. Mutfaktan bıçağı alıp saplamış adama. Yaralanmış eleman. Ama şikayetçi olmamış da hapisler mahkemeler yaşanmamış.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben içimden ‘afferim’, dedim teyzemize. Hak etmiş kocası da. Kadının evinde, odasında. Bu ne fütursuzluk. Zaten adam istenmiş gel beni gebert demiş alenen. Kaşınmış. Kaşımışlar.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Anne Şövalye’nin kaşı gözü atmaya başladı. “Niye bıçaklıyorsun canım? Boşansaydın bitseydi. Aaa” oldu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu da çıldırma anlarından habersizliğini, intikamın o kaşıntılı hissinden bihaber oluşundan kaynaklanan seviyeli ve fazla derli toplu bir mantıktı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;“E, boşandık heralde,” dedi Hayriye Teyze. “Ama o an gözüm dönmüştü.”&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Anne Şövalye Hayriye Teyze’nin gözünün bizim evde yeniden dönebileceği endişesiyle huzursuz olurken ben bu hikayeden kendime rahatsızlık çıkarmak istemiyorum. Yeni bir bakıcı sorununu göğüsleyebilecek sabrım yok. Henüz. Hala yaralarım taze.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-5724412904796323197?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/5724412904796323197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=5724412904796323197' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5724412904796323197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5724412904796323197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/02/sabkal-bakc.html' title='Sabıkalı Bakıcı'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TVKRFAyaCyI/AAAAAAAAC-c/0N2MwFVO_8g/s72-c/kocas%25C4%25B1n%25C4%25B1n+metresini+b%25C4%25B1%25C3%25A7aklad%25C4%25B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-3329030735374815201</id><published>2011-02-02T15:18:00.002+02:00</published><updated>2011-02-02T15:19:48.295+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş hayatı'/><title type='text'>Çalışan Anneliğe Giriş</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;a href="http://careervanity.com/wp-content/uploads/2010/08/work-at-home-mom-scams.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="133" id="il_fi" src="http://careervanity.com/wp-content/uploads/2010/08/work-at-home-mom-scams.jpg" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" width="200" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;İşe başladım sonunda. Herkes nasıl hissettiğimi soruyor. Yine bir şey hissetmiyorum. Kabullenmiştim bu durumu ve bekliyordum diye heralde ne üzüldüm ne sevindim. Sadece şunu söyleyebilirim ki ofiste çalışmak anne olarak evde çalışmaktan daha kolay geldi bana. O yüzden ofiste dinleniyorum sanki. Belki de evdeyken de ofis işlerini takip etmeye çalışıp her işi bitirmeye takıp yorulduğumdandır, bilemiyorum. Evde ne olacağı belli olmuyor ki. Jelibon kah iştahlı kah değil. Kah uykucu kah yaygaracı. Bazen uyuyor ama biliyorum ki gündüz bir seferde en fazla 1.5 saat uyuyor. İşte o son 15 dakikaya girdiğimizde elimdeki işi bitirmek için zamana karşı yarışmaya başlıyorum. İlk ‘uaaaaa’ ile yanıyorum. Sobe oluyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Jelibon’la beraberken rastgele fırlatılan oklardan kaçınarak tapınağa ulaşmaya çalışan Aztek askeri gibiyim. Öyle bir oyunum vardı Commodore 64’ümde. Ne strese sokardı beni. İlk ve son oyunum oldu, bir daha bu adrenalini kaldıramadı bünyem. Sanırsınız o oklar kanlı canlı etime saplanacak da oracıkta vurulup öleceğim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://img26.imageshack.us/img26/3994/ebrsp.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" border="0" class="alignleft" height="200" src="http://img26.imageshack.us/img26/3994/ebrsp.jpg" width="119" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Anksiyete basıyor dediğim şey bu işte. Oysa Hayriye Teyze evde çocuklu hayatı o kadar rahat ve kendiliğinden yaşıyor ki ona gıpta ediyorum. Bebek uyandığında ana kucağına oturtup, eline iki zımbırtı tutuşturup dizisini seyrederken akşam yemeğine fasulyesini ayıklıyor. Bir elinde çocuk varken öbüründe telefonuyla arkadaşıyla sohbet ediyor. Ben ki ofiste multitasking’in dibine vurmuş bir insanım, evde bunu yapamıyorum. Yapamadıkça da kendime öfkeleniyorum. Bebeğin gözü açıksa onunla oynamam, ona şarkılar söylemem lazımmış gibi geliyor. Bundan vazgeçsem de kötü anneymişim gibi. Bunda Şövalye’nin de payı büyük. Üç dakika Jelibon’dan ayrılsam bana kötü anne olduğumu söylüyor. Hoş, ona bu laflarını yedirtiyorum ama yine de izi kalıyor demek ki. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ebru Şallı’ya da uyuzum. Almadığı ve zırt diye verdiği hamilelik kilolarından dolayı değil elbette. Zira ben de doğurduktan dört gün sonra doktor kontrolüme giderken eski pantolonlarımı giyiyordum rahatlıkla. O kadar büyütülecek bir durum değil. Hamileyken 10 kilo alırsanız iki haftada çatı matı geniş kalıyor ama eski halinize aynen dönüyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.formsante.com.tr/stil/1670-hamilelikten-sonra-ilk-kez.html"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;Ama Ebru Şallı tuttu dedi ki kadınlar doğumdan sonra kilolarından dolayı depresyona giriyorlar&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;. Postpartum depresyonunu kafadan kilolara bağladı. Zaten şu hayatta başımıza ne geliyorsa totomuzun çapından geliyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-3329030735374815201?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/3329030735374815201/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=3329030735374815201' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3329030735374815201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3329030735374815201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/02/calsan-annelige-giris.html' title='Çalışan Anneliğe Giriş'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-3271167671078652730</id><published>2011-01-20T23:42:00.003+02:00</published><updated>2011-01-20T23:46:00.706+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev hali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='modern hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rejimbozan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş hayatı'/><title type='text'>Doğum İzni Bitiyor</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TTirzV3jwcI/AAAAAAAAC-A/x-62tb4y7g8/s1600/%25C3%25A7al%25C4%25B1%25C5%259Fan+anne.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TTirzV3jwcI/AAAAAAAAC-A/x-62tb4y7g8/s200/%25C3%25A7al%25C4%25B1%25C5%259Fan+anne.jpg" width="192" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Doğum iznim&amp;nbsp;haftaya sona erecek. Bekledim bekledim son izin haftama dişçi kontrollerini, kuaför işlerini, yoğun pilatesi, bir fırsat sitesinden aldığım masajı sıkıştırdım. Sanki ilk kez işe başlayacak kadar heyecanlıyım. Kendime ciciler de almak istiyordum ama hamilelikten kalan iki kiloyu veremediğim için kendime çok yakında üzerime büyük gelecek şeyler almak istemiyorum. İşe başlayınca o iki kiloyu da vereceğime inanıyorum. Zira bütün gün evde homini gırtlak yaşamaktan kurtuluşu bulamadım şimdiye kadar. Hayriye Teyze bir yandan Anne Şövalye öbür yandan, devamlı kekler börekler yapılıyor taze taze. Sıcacık. Ha bire çaylar demleniyor. Sabahları gelsin Seda Sayan gitsin Müge Anlı. Öğleden sonraları da evlenme programları. Yurdum kadınları yine az kiloluymuş. Ben ona inandım. Bu hayat şartlarında insan 120 kilo altındaysa disiplin abidesidir derim başka bir şey demem.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçenlerde ofise gitmem gerekti. Seneyi değerlendirme toplantısı gibi bir şey vardı. Bizim şirkette her sene yapılır. Rutin bir şey. Sene boyunca ne yaptığın anlatılır. Bunla ilgili bin kez yazdık çizdik, elimde bin kez sunduğum sunum da&amp;nbsp;var. Bir de artık yani kanıma girmiş şeyler. Ay ben bir konuşamadım. Kelimelerim uzadı, uzadı. Girişi gelişmesi sonucu olamadı. Yönetim kurulu başkanı ,CEO ve bilimum genel müdürler karşısında ben bildiğin stajyerden beter acemi durdum mu? Sinir bastı sonradan da. Düella’ya anlattım. Dedim ben 5 ayda resetlemişim iş hayatımı. O kadar da evden çalıştım güya. Bitmişim ben. İşe başladıktan bir hafta sonra düzeleceğimi söyledi Düella. Moral verdi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çalışan kadınların da işi zor. Altı ay evde oturmak önce batıyor. Yadırgıyorsun. Acıyor macıyor ama zamanla eve alışıyorsun. Sonra tam alıştığın anda hooop bir daha ofis. Yeni bir adaptasyon süreci. Tokat tokat üstüne. Benim öyle&amp;nbsp;pat diye değişimi kucaklar bir yanım yoktur. Zor olur her değişim bünyemde. Üniversiteye başlarken depresyondaydım. Amerika’ya giderken depresyona girdim, dönerken gene girdim. Çocukla yine depresyon. Arıza çıkarıyorsan uzak dursana da diyebilirsiniz ama işte bile bile yürürüm de üstüne. Merak kediyi öldürmese de süründürüyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçenlerde&amp;nbsp;benden 5 hafta önce anne olan Melo da işe başladı. İşe başlamadan onunla konuşuyorduk da. Altı aylık ev hayatında İngilizce’yi unuttuğunu söyledi. İşe başlayınca kara kara nasıl İngilizce konuşacağını düşünüyordu. Trajikomikti. Ben ne iş yaptığımı unutmuşum, İngilizce de unutulabilir haliyle, diye düşündüm. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Reva mı bunlar bize yahu?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-3271167671078652730?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/3271167671078652730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=3271167671078652730' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3271167671078652730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/3271167671078652730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/01/dogum-izni-bitiyor.html' title='Doğum İzni Bitiyor'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TTirzV3jwcI/AAAAAAAAC-A/x-62tb4y7g8/s72-c/%25C3%25A7al%25C4%25B1%25C5%259Fan+anne.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-5721710276473137698</id><published>2011-01-19T18:44:00.004+02:00</published><updated>2011-01-19T18:48:06.676+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev hali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Eşofman Altı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TTcUZbvRdOI/AAAAAAAAC98/VXEocc09S60/s1600/esofmanaltlari.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="125" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TTcUZbvRdOI/AAAAAAAAC98/VXEocc09S60/s200/esofmanaltlari.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Doğumdan sonraki iki ay boyunca önü düğmeli ve fakat yıkansa dahi memelerindeki krem ve süt&amp;nbsp;izleri çıkmayan geceliklerle dolaştım. Sonra kış gelir gibi oldu. Sütüm bitti. Düğmelere gerek kalmadı. Gecelikleri zaten sevmezdim. Yerine koyacak bir şey aradım. Buldum. Eşofman! Ama sadece eşofmanın altı. Üstüne de bilimum eski tişörtlerimi giydim. Üç aydır da böyle yaşıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sadece bir tane eşofman altım varmış gardrobumda. Onu da geçen kış, daha erken hamilelik döneminde almıştım. Hamileliğimde 50 kilo alacağımı falan sanmış olmalıyım. Bütün hamilelik kılıklarım 9 aylıkken bile üstümden kaçıyordu. Bu eşofman altı onlardan biriydi, doğum sonrasında bildiğim ipli bohçaya dönüştü. Ben hiç eşofman giymezmişim eskiden demek ki. Dışarda iş kıyafeti ya da kot, evde de sadece uyunduğundan pijama. Eski günlerimde ‘ev hali’ yokmuş meğer. Çocukla birlikte artık neredeyse sadece ev ve evde geçen hayatların değişmez kostümü olan eşofman altlarım&amp;nbsp;var.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Eşofman ihtiyacı doğar doğmaz Beşiktaş çarşısından kendime iki tane alt aldım. Biri, bir eşofman altı klasiği olan açık gri renkliydi. Diğeri bordo. Gri olan Tommy Hilfiger çakmalığında. Bordo olan da Abercrombie. On ikişer liraydılar. Şöyle bir baktım ve large beden aldım kafadan. Eve geldim. Olmadı. Yani oldu da, totolardan bir gerdi ki tam bir 'önümüze geleni çarparız' arabası oldum. Doğurduktan iki hafta sonra sadece iki kilom kaldı diye seviniyordum bir de saf saf. O iki kilonun hepsi basendeymiş. Kendimi pazar mallarının bedenlerinin muğlak olacağı düşüncesiyle zaman zaman avuttuysam da vücut şeklimin değiştiğini bu acı gerçekle anladım. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Böyle gergin eşofman altı totolarıyla dolaşamazdım elbette. Bir sonraki alışverişimde Waikiki’den kenarları ince gri şeritli siyah bir large model beğendim. Beli düşük, paçaları boruydu. Adeta şık bir pantolon gibiydi üzerimde. 20 TL idi sadece. Onun da yıkanınca boyu kısaldı. Düdük gibi oldu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sonra Benetton’dan nefti yeşil ve upuzuuuun boylu bir eşofman altı buldum kendime. Yıkanınca çekse dahi boyu idare ederdi. Çok beğendim. 45 TL verdim. O da gel zaman git zaman – ki bu zaman bir hafta değildi- diz izi yaptı. Üstüne de her evde oturana olduğu üzere bir yağlı sos&amp;nbsp;döküldü ve ne yaptıysam lekesi çıkamadı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Eskiden öğrencilik yıllarımızda Ulus Pazarı vardı, Akmerkez karşısında. Hep giderdik Perşembeleri. Kendi bitti, nostaljisi kaldı yadigar derken pazarın Ortaköy’de yeniden açıldığını duydum. Hazır evde geçerken günlerim oraya da uğradım iki kez. İlk gittiğimde yağmurluydu, fazla tezgah yoktu ama yine de kendime bir eşofman altı daha alabildim. 25 TL verdiğim bu alt, kopkoyu griydi. Bacaklarında diz izi de yapmayacağını iddia etti satıcı adam ama bunun da toto kısmı&amp;nbsp;esnedi. Yıkanınca da nakışlı logosunun olduğu kısım bir tuhaf büzüştü kaldı. Lastikli kemer kısmında bir de ipi vardı. Geçenlerde&amp;nbsp;o ip de&amp;nbsp;kemerin içine kaçtı, çıkaramadım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;En sonunda H&amp;amp;M’den 40 TL’ye mağazanın en koko eşofman altını aldım. Siyahtı ve benim ev hallerimin en kırmızı halı kreasyonuydu. Deneyerek de almıştım. Hem boyu uzundu, hem tipi iyiydi. Şimdilerde bununla ömrümü geçiriyorum. Pilatese bununla gidiyorum. Alışverişe bununla gidiyorum. Yemeğe, kahvaltıya, kankalarla buluşmaya hep bununla gidiyorum. Bazen bunun içinde uyuyorum da. Çok rahat bir beli var. Göbeğimi rahat rahat salabiliyorum. Hani biraz postpartum depresyonum da varken bu eşofman altı bağımlılığımın daniska yarattığını sanıp ‘çıkar onu üstünden’ diyor dostlar. İyi de, evde Jelibon’a uçtu uçtu yaparken, kek pişirip ha bire gıda alışverişi yaparken, hatta şu anda oturmuş blog yazarken jilet pantolonum, saten gömleğimi giyecek değilim heralde, diyorum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Belki de tıpkı George gibi, eşofmanımla ‘sefilim bari bırakın rahat edeyim’ mesajı veriyorum dünyaya. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;object height="385" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/-0Hbu4Z4pGI?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/-0Hbu4Z4pGI?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-5721710276473137698?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/5721710276473137698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=5721710276473137698' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5721710276473137698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5721710276473137698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/01/esofman-alt.html' title='Eşofman Altı'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TTcUZbvRdOI/AAAAAAAAC98/VXEocc09S60/s72-c/esofmanaltlari.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-6046507315284210949</id><published>2011-01-12T23:48:00.001+02:00</published><updated>2011-01-15T00:01:56.544+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kankalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><title type='text'>Yeni Yıl Beklentileri</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TTDGtzU8G6I/AAAAAAAAC94/maQ8YsBHZbQ/s1600/yeni+y%25C4%25B1l+planlar%25C4%25B1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TTDGtzU8G6I/AAAAAAAAC94/maQ8YsBHZbQ/s200/yeni+y%25C4%25B1l+planlar%25C4%25B1.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Yeni yıla&amp;nbsp;Düella ve Yonc’la bizim evde girdik. Onların yılbaşı gecesine&amp;nbsp;dair bir planı yoktu. Bizim de planımız yoktu ama ‘bize gelin’ diyemedik bir türlü. Çocuklu ev onlar için perili ev gibi bir şey. Kimseyi korkutmak istemedim. O yüzden sessiz sedasız bir gece olacağını sandığımız yılbaşı gecesinden bir gün önce Yonc arayıp yemeğe bize gelmek istediklerini söyledi. Bir arkadaşı daha olacakmış. Üç kişilerdi yani. Ay nasıl sevindim ben, anlatamam. Gariban ben. Aslında alem öncesi altlık yapılacaktık. Geçen yıl birimizin de ev gibi evi olsun da onda kutlayalım demiştik. Bu yıl herkesin geniş evi var ama mutfağından yiyecekler fışkıran, yemek takımı, suplası, peçete halkaları&amp;nbsp;falan olan bir tek benim evim oldu. Sanırım da konforları yüzünden tercih edildik. Sebebi neyse ne. İki insan yüzü görecektim. Sosyalleşecektim. Evde 24 saatini geçiren biri için daha iyi eğlence düşünülemezdi. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Yemek bittikten sonra kızlar aleme diye kalkıp kalkıp yerlerine oturdular. Evin konforu mu boldu, yoksa Jelibon mu yordu bilemiyorum ama misafirlerim geceyarısına doğru uyuklamaya başladı. Düella da yeni yılını tebrik etmek için telefonla arayan Amanda’ya ‘Aman be canım. Bişiy yapmıyoruz. Yeni yıla bebek hoplatarak girdik ’ diye durumun vehametini açıkladı. Sonra Şövalye’yle oturup Victoria’s Secret defilesini seyrettiler. Onlar da kadın, ben de kadın. Nasıl oluyor diye Şövalye’yle bira tokuşturdular.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçen seneki yılbaşı gecesi 2010’dan beklentilerimizi saymıştık birbirimize. Benimkilerin çoğu gerçekleşmişti. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sağlıklı bir bebek istemişim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;em&gt;Oldu çok şükür.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sağ salim evimize yerleşmek, ev döşeme esnasında Şövalye’yle boşanma aşamasına gelmemeyi dilemişim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;em&gt;Yaaani, sağ olarak yerleştik de salim olamadı pek. Boşanmadıysak da çoklukla birbirimize girdik.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Astroloji sitemi kurmak istemişim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;em&gt;Şu aralar da onla meşgulum zaten. İtik kakık bir halde. İnşallah bir düzeni olur diyorum.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Yonc'un&amp;nbsp;yeni yıl&amp;nbsp;beklentilerinin gerçekleşme oranı ise yüzde sıfırdı. Hatun o kadar ütopik şeyler dilemişti ki gerçekleşmesi için estetik ameliyatlar geçirmesi, piyangolar kazanması ve 15 yaş küçülmesi gerekiyordu. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Benimkiler de fazla ciddi ve aklı başında şeylerdi canım. Zaten yılbaşı gecesi gebe olduğumu biliyordum. Bebeğin sağlıklı gelme ihtimali istatistiklere göre %70’di. Ev döşeme konusunda da başıma gelecekleri biliyormuşum. Biz Şövalye'yle hep&amp;nbsp;birbirimize gireriz&amp;nbsp;ama&amp;nbsp;kavga ciddileşmeden&amp;nbsp;unutulur gider. Şövalye sağ olsun, adam 50 First Dates’teki her gece uyuduğunda bir önceki günü unutan kadın gibi. Kavganın sebebini de, kavgayı da unutur en geç bir saat içinde. Zaten hamile karısını boşayan adam sayısı da azdır denebilir. Astroloji sitemi de bu senenin bunca hengamesine rağmen az biraz doldurmuşum işte. Fena değilim. Daha doğrusu Düella’ya göre çok sıkıcıyım. Çok tahmin edilebilir ve çok düzüm çünkü. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Düella’nın 2010'dan beklentileri ise ne Yonc’unki kadar uçuk ne de benimki kadar sıkıcıydı. O da 50-50 gerçekleştirmişti listesini. Bu seneye bebek hoplatarak girdiği için bütün yılını böyle geçirmekten korktu sandım ama bizim Jelibon fazla ürkütmedi o gece teyzelerini. Hatta Düella’yı kendine aşık bile etti. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Bu seneye annelik travmasını ve anksiyetesini azaltma sözüyle girdim. Astrolojiyi bu yıl yan meslek haline getirmeyi ve sene boyunca düzenli olarak pilates yapmayı planladım. Bakalım, senenin ilk haftasında ilk astral seansımı verdim ve özel pilates derslerine başladım. Evime de&amp;nbsp;çeşitli pilates zımbırtıları aldım.&amp;nbsp;Şimdiye kadar gidişat&amp;nbsp;fena değil.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-6046507315284210949?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/6046507315284210949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=6046507315284210949' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/6046507315284210949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/6046507315284210949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2011/01/yeni-yla-ve-yoncla-bizim-evde-girdik.html' title='Yeni Yıl Beklentileri'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TTDGtzU8G6I/AAAAAAAAC94/maQ8YsBHZbQ/s72-c/yeni+y%25C4%25B1l+planlar%25C4%25B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-7979177690908618650</id><published>2010-12-31T17:01:00.000+02:00</published><updated>2010-12-31T17:01:25.528+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Bunlar İyi Günlerin</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TR3wNH4JVBI/AAAAAAAAC90/3oeWl4rsKpg/s1600/Beautiful_Day.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="199" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TR3wNH4JVBI/AAAAAAAAC90/3oeWl4rsKpg/s200/Beautiful_Day.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;2010’u geride bırakırken, '&lt;em&gt;ne yıldı bee'&lt;/em&gt; demekten kendimi alamıyorum. Seneye başlarken elimize önce evimizin tapusunu aldık, sonra da gebelik testinde pozitifi. Ev sahibi evde altı ay daha oturacaktı. Vaktinde çıkar mı diye endişeleniyorduk. Kerevit’i (ilk pozitifi) kaybetmiştik, Jelibon da gider mi diye endişeleniyorduk. Daha doğrusu sanırım yalnızca ben endişeleniyordum. Şövalye gayet rahattı. Anını yaşıyordu. Derken bu iki endişe de yersiz kaldı. Şövalye’nin beyninde yumurta büyüklüğünde tumor çıktı. Yine ben endişelendim. O kaderini yaşamak konusunda da rahattı. Neyse ki o derdimiz de bitti. Eve yerleşmek, evi tamir etmek, eşya almaklar sıkıntılı oldu yaz sıcağında koca göbeğimle. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu sene sadece kendi adıma değil, bütün çevrem adına da ilginç bir yıldı. Neredeyse tanıdığım herkes ev aldı, ev değiştirdi, ev taşıdı. Amerika’dakiler bile. Bir kıyıdan öbürüne taşınanlar, evlenen ve ev alanlar, memlekete dönenler, herkeslerle hep beraber&amp;nbsp;ev ve eşya derdine düştük. Hepimiz bu sene hayatımızı genişletmiştik. Düella ve Yonc’la tesadüfen yine aynı semtte, yakın evlerde olmamız bu değişimdeki sancıyı benim adıma çekilir kılmıştı. Sıkıntılar bastı mı Düella’nın mobilyasız evinde çıplak ampül altında bir çulun üstünde sohbet ediyor, rahatlıyorduk. Arabalarımız çekilme pahasına üç evin ortasındaki Kahve Dünyası’nda pinekliyorduk. İyiydik.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sonra Jelibon geldi. Ben koptum. Eşyası, boyası nihayet bitmiş yeni evimde yeni bebeğimle sadece arkadaşlarımdan değil, dünyadan da koptum. Bir daha dışarıya çıkamayacağımı, evde adeta yatalak bir hasta gibi ömrümü tamamlayacağımı sandığım iki uykusuz ay geçirdim. Sonra yeniden normale dönebileceğime dair sinyaller aldım, tünelin ucunda ışık gördüm de toparlandım. Yine de eskisi gibi olduğumu sanmıyorum. Bir ağırlık var üstümde. Bir endişe. Eksiliyor gibi ama sonra bir şey oluyor ve yeniden endişe küpleri doluveriyor. O kadar hassas küpler bunlar. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Jelibon 30 günlüktü. Kalça ultrasonunu çektirmeye hastaneye götürmüştük onu. Sıra vardı. Hava güzeldi. Dışarıda, giriş kapısı önünde bekleyelim dedik. Sıramız gelince bizi çıkıp çağırsın diye hemşireye tembihledik. Jelibon, babaannesinin ileri geri hareket ettidiği pusetinde uyukluyordu. Ben de kenarda bir bankta, kafamı elime yaslamış uyukluyordum. Uykusuzluktan mahfolmuştum. Sonra nereden çıktığını bilmediğim bir kadın belirdi. Herşey bir rüya gibiydi. Kadın üç yaşında gibi duran bir oğlana ‘oğlum dur, oğlum gel, oğlum bekle’ gibisinden emirler yağdırıyordu. Oğlanın hareketlerinde bir azalma, bir duraklama yoktu fakat. Kadın sonra Jelibon’a baktı. Sonra Anne Şövalye’ye baktı. ‘Maaşallah, ne güzel, kaç aylık’ falan faslından sonra "&lt;strong&gt;Bunlar iyi günleriniz"&lt;/strong&gt;, dedi. "&lt;strong&gt;Tadını çıkarın".&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Mecazi anlamda değil, sözlük anlamıyla bildiğimiz kan, ter, gözyaşı, endişe, stres, uykusuzluk iyi günlerimizmiş. Bünyem o dakika daha kötüsünü tasavvur edemiyordu. Bu cümleden sonra tuvalete gidip on dakika kadar ağladım. Sonra sıramız geldi. İşimiz bitti. Eve döndük. Ben ağlamaya kaldığım yerden devam ettim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;O günden sonra bunların iyi günlerim olduğunu en az yüz kez daha duydum. Artık önümde beni kötü günlerin beklediğini duyunca ağlamıyorum. Hatta iplemiyorum bile. Kaşarlıktan değil, inanmazlıktan. Şu geçen üç aydan sonraki günlerim o günlerden daha iyi çıktı çünkü. Ya hormonlarım toparlandı ya alıştım ya da ikisi birden oldu. Terlemiyorum. Ağlamıyorum da. Jelibon gazından bağırmıyor. Uykumu da alabiliyorum artık. Ama bunu da söylememem gerekiyormuş. Gecede 5-6 saat aralıksız uyuyor dememem lazımmış. Nazar değermiş. Zaten bu yüzden bu memlekette kime sorsan çocuğu huysuz, uykusuz, iştahsız.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;E kimse gerçeği söylemiyorsa ben nasıl bençmark yapıcam çocuğun gelişimini? Allahtan Amerikan forumları var. Orada aslında Jelibon’un az bile uyuduğunu öğreniyorum. Onlar da ne kadar optimist, allahım. Ben buncacık anneliğimle mahfolduğumu deklare edip, bebeği&amp;nbsp;bırakıp Yeni Zelanda'ya kaçma planları yaparken&amp;nbsp;genlerinde taşıyıcı olarak bozukluk bulunan çiftlerin, %75 ihtimalle normal olacak nasılsa diye iki sağlıklı bebeğin üstüne üçüncüyü yapıp arızayı bulmalarını okuyorum. Şaka gibiler. Üçüncüyü yapmakla şaka olmaları bir yana oynadıkları rus ruleti de cabası. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yani hayat aslında koca bir görecelilik içinde zor ya da kolay, iyi ya da kötü akıp gidiyor.&amp;nbsp;Kriteriniz ne olursa olsun&amp;nbsp;bu günlerin ömrümüzün en kötü günleri olmasını diliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-7979177690908618650?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/7979177690908618650/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=7979177690908618650' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/7979177690908618650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/7979177690908618650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2010/12/bunlar-iyi-gunlerin.html' title='Bunlar İyi Günlerin'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TR3wNH4JVBI/AAAAAAAAC90/3oeWl4rsKpg/s72-c/Beautiful_Day.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-5935611716779119222</id><published>2010-12-22T18:03:00.021+02:00</published><updated>2010-12-22T18:44:07.537+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='modern hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Çocuk Mutluluk Getirir Mi?</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TRIg8h4RtvI/AAAAAAAAC9s/-beMRM97EXk/s1600/%25C3%25A7ocuk+mutluluk.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="131" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TRIg8h4RtvI/AAAAAAAAC9s/-beMRM97EXk/s200/%25C3%25A7ocuk+mutluluk.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Küçükken annemle gündüzleri gün gezmelerine, haftasonları da anne-babamın arkadaşı amca-teyzelere akşam gezmelerine giderdim. Küçük şehrin sosyalleşmesi bu kadardı. Evler ve düzenleri de birbirine çok benzerdi. Ben çocuk olarak gezmede yerimde duramayıp mütemadiyen mobilize olduğumdan oturmaya gittiğimiz evlerin her yanına girip çıkardım. Bir tek Ayşe Teyze’nin evinde bunu yapamazdım. Ondan hep korkar, çekinirdim. Onlardaysak bana gösterilen koltuk-kanepenin dışına çıkmamaya özen gösterirdim. Usluluğumun sebebi Ayşe Teyze'nin bir canavar olması değildi elbette. Onun çocuğu yoktu. Ondandı. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Annemler Ayşe Teyze’nin çocuğu yok diye ona kah acır kah üzülürdü. Çünkü o çocuksuz diye neşesizdi. Hep gergin ve sinirliydi. Çocuksuz diye çok titizdi. Çocuksuz diye çocuklardan nefret ederdi. Yani gerçek böyle değildi muhtemelen. Ayşe Teyze ve kocası daha 80’lerde bizim tatil anlayışımız düttürük yazlıklara gitmenin ötesine geçememişken yurtdışlarına giderlerdi. Evlerinde seyahatlerinden aldıkları değişik tabak, çanak, biblo, resimler olurdu. Ayşe Teyze hep bakımlı, hep hoş, hep zarifti. Pek de kibar ve samimi bir insandı ama ben Ayşe Teyze hakkında edilen laflar yüzünden nefret edildiğimi düşündüğüm o evde kılım kıpırdamadan oturur, ortamda yokmuşum gibi olmaya çabalardım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Çocuksuzluk bu kadar kötüydüyse alın işte&amp;nbsp;ben çocuğum olduğu günden beri mutsuzum. Daha doğrusu mutlu değilim. &lt;em&gt;Öylesine bir şey&lt;/em&gt;’im. Daha daha doğrusu eskisinden daha paranoyak ve daha stresliyim. Hani o söyledikleri ve hep olacak dedikleri mutluluğun tavan yapması durumu, nirvana noktası, o his, ‘the baby bliss’ bana uğramadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce işin fiziksel zorluğu, hormonları, sonrasında da kısıtlanan sosyal hayatım yüzünden böyle oldu desek? Fiziksel zorluklar bana tomas pek. Hormonlar da gelip geçici. Sosyal hayatımda da bebek öncesi kuş mu konuyordu ki sanki, evde pinekliyorduk; şimdikinden pek de farklı değildi aslında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ee, o zaman? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de fiziksel zorluklar ve sosyalleşmeler eskiden kendi tercihim doğrultusunda gelişirken şimdi zorunluluk ve kısıtlar dahilinde diye mutlu değilim. Tek istediğim Jelibon’un bir an önce üniversite yaşına gelip evden ayrılması. Ya da hatta üniversiteyi de bitirsin, bir işe girsin, aklı da başına gelmiş olsun. Ne bileyim 25 olsun. Ben o zamana neredeyse 60 olacağım ama kendi yaşlanma korkumdan geçtim. Bebekli hayatın faydası bu oldu şimdilik. Bir an önce 60 olabilirim. Hiç problem değil. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Bu laflar da çok cısss konular aslında. Konuştukça Şövalye kızıyor. Annem kızıyor. Bulmuş da bunuyormuşum. Böyle konuşursam Allah’ın gücüne gider, Jelibon’u benden alırmış. &lt;em&gt;Yahu ben Jelibon’u kaybedeyim mi diyorum? Bu annelik bliss’ini sorguluyorum. Felsefi anlamda yani anne, bak, uff. Bebeğim olduğu için bir tatmin yaşıyorum. Jelibon’u da istiyorum ve seviyorum ama mutluluktan tavan yapmıyorum.&lt;/em&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gittikçe Sıdıkalaşıyorum. Anlatamıyorum. Aynı yerden bakamıyoruz. Memleket bile Kürt özerkliği kıvamına geldi. Dünyada cinsel tercihler, farklı ırklar, dinler, milletler kaynaştı ama bu çocukluluk mutsuzluğuna dokunulamadı hala diyordum ki bir telefon konuşmasıyla bu sulara sabunlara da dokunulduğunu öğrendim. Allah Dak’dan razı olsun. Liboş arkadaşım, çok okumuşum benim. Ona anlatıyordum böyle böyle diye. O da bunu gayet normal buldu. Bilimsel bilimsel yorumladı. Yapılan araştırmalara göre çocuğu olan insanların mutluluk seviyeleri düşüyormuş. Çocukları evden ayrılınca yeniden yükseliyormuş. Ay, dedim, susma konuş. Daha daha anlat. Çocuğu olanların hayat tatminleri yükseliyormuş ama gündelik hayat mutsuzlaşıyormuş diye devam etti. Evet evet, dedim. Ben de aynen böyle hissediyorum işte. Tatminkar bir paranoyak. Detaylarını da sonradan ben araştırdım. Çocuksuz evliler en mutlu insanlarmış. Eskiden acıdığımız Ayşe Teyze meğer bugünlerde özenilesi bir insanmış. Bilememişiz. Şöyle ki:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Harvard’da psikoloji profesörü Daniel Gilbert’ın araştırmasına göre ebeveynlerin çocuklarıyla ilgilenirkenki mutluluk seviyeleri ev işi yaparkenkiyle aynıymış. &lt;em&gt;Aman da ne mutluluk!&lt;/em&gt; Çocukla ilgilenme aktivitesindeki mutluluk seviyesi spor yapmak, alışveriş yapmak, sosyalleşmektekinden çok daha az. Ha, bu demek değilmiş ki çocuklarla ilgilenirken arada kısacık gelip geçen keyifli, neşeli anlar olmasın. İşte genelde akılda kalan ve fotoğraflara yansıyan da o anlarmış.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Mutluluk evliliğin ilk yıllarında artar ve hatta bebek gelmeden önceki altı ay boyunca tavan yaparmış. O da bebeğin geldiği andan itibaren beraber günbatımında yol alacağınız hayaliyle ve şapti şapti bebek odasını sevimlilikle donatırken olsa gerek. İnsanlar çocuklarına harcadıkları zaman, emek ve paranın geri dönüşü olması gerektiği hissi yüzünden mutlu olduklarına ikna olurlarmış. Bir de bir ürüne ne kadar çok para harcarsanız o kadar iyisini alırsınız sanrısı çocuk için de geçerliymiş. Ona ne kadar çok emek, para, zaman harcarsanız o kadar çok mutlu olunacakmış gibiymiş. Mutluluk seviyesi&amp;nbsp;çocuklar ergen olduklarında bir daha yeri öper, sonra onlar büyüyüp evden ayrıldıklarında yeniden&amp;nbsp;başlangıç seviyesine gelirmiş. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;University of Nottingham’dan Richard Tunney ise evrimsel anlamda ürememiz gerektiğini, dolayısıyla çocuk sahibi olmanın bizi –yine evrimsel anlamda- mutsuz etmemesi gerektiğini söylüyor. &lt;em&gt;Haklı gibi duruyor&lt;/em&gt;. Ona göre çocukluluk değil de çocuklu olmaya müsait olmayan modern toplum şartları bizi mutsuz ediyor. Kadının ‘erkek gibi’ yetişmesi, sosyal hayatta aktif olması, anne olmasıyla kariyerinin yara alması, çekirdek aileyle beraber ortaya çıkan bakıcı/kreş sorunları, çocuğun özellikle de eğitimi için su gibi harcanan paraların aile bütçesini sarsması gibi şeylermiş aslında bizi mutsuz eden. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Olabilir de şartlar zırtken mutsuz, pırtken mutlu oluyorsam da tuhaf değil mi? The baby bliss sanki şartlardan bağımsız bir şeydi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Okuyup kendiniz karar verin:&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.time.com/time/magazine/article/0,9171,1202940,00.html"&gt;http://www.time.com/time/magazine/article/0,9171,1202940,00.html&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.telegraph.co.uk/news/1941195/Marriage-without-children-the-key-to-bliss.html"&gt;http://www.telegraph.co.uk/news/1941195/Marriage-without-children-the-key-to-bliss.html&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.dailymail.co.uk/femail/article-1298478/Do-children-really-make-happier-Mother-PENNY-MARSHALL-investigates-.html#ixzz0v4jdHED1"&gt;http://www.dailymail.co.uk/femail/article-1298478/Do-children-really-make-happier-Mother-PENNY-MARSHALL-investigates-.html#ixzz0v4jdHED1&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-5935611716779119222?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/5935611716779119222/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=5935611716779119222' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5935611716779119222'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/5935611716779119222'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hafiye.blogspot.com/2010/12/cocuk-mutluluk-getirir-mi.html' title='Çocuk Mutluluk Getirir Mi?'/><author><name>Hafiye</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05340920106376727575</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://bp3.blogger.com/_FU5zaMZYZZw/R8XmrDGcF_I/AAAAAAAAA-M/ApWOtoTfxwU/S220/female_detective.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TRIg8h4RtvI/AAAAAAAAC9s/-beMRM97EXk/s72-c/%25C3%25A7ocuk+mutluluk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19221639.post-552327083293062574</id><published>2010-12-15T00:27:00.004+02:00</published><updated>2010-12-15T00:30:38.124+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kankalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Annelik Kaygısıyla Baş Etmek</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TQfufy8ZmCI/AAAAAAAAC9k/CkpTQCltcPk/s1600/endi%25C5%259Fe.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="162" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TQfufy8ZmCI/AAAAAAAAC9k/CkpTQCltcPk/s200/endi%25C5%259Fe.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Hani kendilerine kedilerinin annesi, köpeklerinin babası olarak tanımlayan insanlar vardır ya. Totomla gülerdim ben onlara. Görmez taraflarından ama. Kedi köpek beslemenin annelikle ne ilgisi olabilir diye.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Jelibon 47 günlüktü. Kerem’le buluştuk. &lt;em&gt;(Eskiden tarihleri ezbere bilirdi bu neredeyse otis kafam. Şimdilerde Jelibon milat oldu. Artık öyle hatırlıyorum günleri)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Buralardaymış, kahve içelim diye Starbucks’a gittik bizim evin ordaki. O aslında bebeği görmeyi, hediyesini vermeyi istemişti ama ben evden çıkmanın bir yolunu arıyordum. Bebeği boşver, beni gör dedim. Bebeği evde Anne Şövalye’ye bırakıp gittim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İstersen içeri oturalım dedi Kerem.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hayır, dedim. Şu anda kaldırımdan geçen herkesi seviyorum. Hiçbirinden ayrılmak istemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;O aralar aklımda sadece bakıcı problemimiz var, uykusuzluk var, sütsüzlük ve anksiyete var. Başka da anlatacak şeyim yok. Kerem de hiç oralı olmadı sağolsun. İşinden bahsetti. Yeni bir projesinden. O projenin Şövalye’nin bir projesiyle ilişkilendirdim, sonra kendimce bunu yorumladım. İyi geldi bana bu sohbet. Eski dünyama aitti. Her ne kadar komplike bir konu yoktuysa da ortada a’yı b’yle ilişkilendirmiştim. Zekam yerinde duruyor muydu, ne?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;em&gt;Tüm bunları Şövalye’yi de arayıp anlatalım istedik ama o yurtdışında, tırışkadan bir iş seyahatindeydi. Ohhh. Ben evde lekeli gecelikler ve kanlı gözlerle şafak sayıyor, çile dolduruyordum; o ise iki günlük konferansı sabah uçağıyla giderse kaçırır, konferansın bittiği gün akşam saatinde dönmeye uçak yok falan filan punduyla beş güne uzatıp gitmişti.Yeni babaların aniden ortaya çıkan işkolikliği ayrı bir yazının konusu olacak.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kerem’e Jelibon doğdu doğalı zekamın gerilediğini söyledim. Herşeyi unutuyordum. &lt;br /&gt;O da beni anladığını söyledi. O da köpek büyütmüşmüş.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hadi len, oldum içimden, ama o devam etti köpeğini nasıl büyüttüğüne.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Meğer onu eve getirdiğinde henüz doğmuş bir köpecikmiş. Köpek yavruları da sıklıkla beslenmek ister, geceleri de uyumaz, sık beslenmeye devam ederlermiş. Normalde anne köpek heralde serilip yatıyor, yavruları da memelerine yapışıyor. Yiyen yiyor, yemeyen ne hali varsa görüyor heralde ama işte annesiz bir köpek Kerem’inki. Kerem de biberonla geceleri süt verirmiş köpeğe. Saat başı, iki saatte bir falan derken süreler uzarmış. Bu durum iki hafta kadar sürüyormuş ama bu iki hafta ona annelerin neler yaşadığını anlamasına yetmiş. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TQfuhwJQV1I/AAAAAAAAC9o/dtnsYooaAHs/s1600/k%25C3%25B6pe%25C4%259Fi+biberonla+beslemek.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_FU5zaMZYZZw/TQfuhwJQV1I/AAAAAAAAC9o/dtnsYooaAHs/s200/k%25C3%25B6pe%25C4%259Fi+biberonla+beslemek.jpg" width="174" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;O köpeğe biberonla geceler boyu süt verirken bir bağ kurulmuş aralarında. O yüzden Kerem’e göre süt verdiğin herşeyi seversin, ona bağlanırsın. Beslemenin bağlayıcı bir yanı var. Bağlandığın şeyi de dur durak bilmeden düşünürsün. Beyninin bir kısmı ona ayrılır. Adeta bir alt-beyin geliştirip o alt beyin devamlı bağlanma nesnene dair endişeler, fikirler üretirken sen üst beyninle normal hayatına devam edermişsin. Tabii devamlı çalışan yeni bir alt beyin de üst beyinden tamamen kopamayabiliyor, onun malzemesinden çalabiliyormuş.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yani benim Jelibon’u hiç düşünmemek istemek dileğim fanteziydi, sadece ona ait alt beyin kısmını iyi yalıtmam gerekiyordu. Bir köpeğin babasından anneliğe dair mühim bir açıklamaydı bu benim için. Şimdi bütün anne babalar bunun öyle aman aman bir çıkarım olmadığını, herkesin bunu asırlardır bildiğini bana söylemesin. Ben ilk kez Kerem’den duydum. Ya da ilk kez üzerine düşündüm. Aslında orada o sohbetle ilk kez o alt beyni oluşturmaya başladığımın da farkına vardım. Böylece başka şeylerle de ilgilenebiliyor, başka şeylerden konuşabiliyordum. Belki de o yüzden bu çok bilindik gerçeğin farkına vardım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19221639-552327083293062574?l=hafiye.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hafiye.blogspot.com/feeds/552327083293062574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19221639&amp;postID=552327083293062574' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19221639/posts/default/552327083293062574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' hre
