Perşembe, Mart 23, 2006

Istek Yazi- Nostaljik Is Gorusmesi

Hic utanmasi yok okuyucularimin. Ne guzel bir yazar bulduk, bizi mesalesiyle aydinlatsin yerine ha bire istek yazi yollaniyor, iyi mi? Caponya'da Kupkup eski bir is gorusmesinde hirsizlikla suclanma; Istanbul'dan Java cok onemli oldugunu iddia websitesine sirket ici halleri anlatan adapli, eglenceli hikayelerimi; Richmond'dan Citir ise kendime dair daha ice donuk seyler yazmami istettiler. Alper'e de ben soz verdim, 'bir fotograf bin hikayeye bedeldir' minvalli bir yaziyi. Ben de yazi cizi dunyasinin Mustafa Keser'i olarak sirayla istek yazilarimi geciyorum. Kupkup, uc haftaya yanina gelecegim. Beni Tokyo'nun 'atraktif' yerlerine goturup 25 metrekarende misafir edeceksin diye sana kiyak ilk senin isteginle basliyorum. Tum sevdiklerin icin geliyor:

Efendim, sene 1998, aylardan Agustos. Pelinat dort gunlugune diye gitmis Bodrum'a. Haftalardir orda. Ha bire telefonda ben de yanina gideyim diye ciyakliyor. Derdi ben miyim yoksa gelisimle kisa sureligine gittigini sandigi icin yetmeyen kiyafet stoguna destek goturmem mi, bilemiyorum. Ama ben akilli uslu ve bilincli bir yeni mezun olarak kendimi is aramaya vermisim. Ortalik da kotu. Memleketin krizli zamanlari. AC Nielsen'da bir pozisyon var, nasil icim gidiyor. Pazar arastirmacisi olmaya bozmusuz niyeti o aralar. Randevum var ogle saatinde X Hanim'la.

Gittim bes katli dar bir binadalar. En alt kattaki resepsiyonist beni biraz beklettikten sonra X Hanim'a yolluyor. Besinci kattaymis. Asansorden cikar cikmaz sagdaki ilk oda. X Hanim beni oturtuyor. Hos bes. Kapisini kapatiyor. Telefonu susmuyor. Daha merhabadan oteye gecemedik, uc telefon geldi. Onlari kapatti. Sonra 'tamam, gercekten cevaplamiycam sonrakileri. Evet, Hafiyeeee' dedi ve kapisi calmaya basladi. Ama tik tik, degil. Gum gum. Bir de kadin cigligi eslik ediyor yumruga. Hani cevap verilmeyecek turden bir kapi calis degil. X Hanim yerinden kalkti, kapiyi acti. Solaryum karasi bir genc kadin ciyak ciyak bagiriyor. Cep telefonu ve cuzdani gitmis. Masasinin ustundeymis, iki dakika su icmeye gitmis. Yeller esiyormus yerinde. Biraz sakinlessin diye X Hanim, onu iceri aldi, oturttu. Sonra hep beraber fikir yurutmeye basladilar. Cuzdan ve telefonun en son gorulme saati ve mekani hatirlandiktan sonra ne olmus olabilir ihtimalleri tartisiliyor. Anlasilan son gorulme aniyla kaybolus ani arasindaki zaman cok cok kisa. Solaryum, "Bu kata en son kim cikti?" dedi. X Hanim gozlerini bana dikti. Solaryum onu takip etti. Susakaldim. Ellerim titriyor. Basim da donuyor. Suracikta bayilirsam? Profesyonel olmaz, di mi? Bu bir is gorusmesi mi? Anneeeee!!! Isterseniz cantama bakin. Isterseniz gecmisimi arastirin. Ben bu isi cok istiyorum. Bari bir konussaydiniz...

X Hanim'in odasindaki panik butun kata yayiliyor. Sonradan gorusmeyi tekrarlayacaklarina dair bir seyler soylenirken kuskulu bakislar uzerimde, suklum puklum ayriliyorum binadan. Sonradan aranmiyorum tabii ki. Hatta duyuyorum ki sosyolojiden SPSS bildigini sanan cocugu almislar ise ve alti aya kalmadan da NY ofisine expat yollamislar. 21 yasindaydim, biraz hirsliydim da. Simdi boyle seyler olunca tokadimi gecip teshir ediyorum ama o zamanlar feci icim kiyiliyor.

Neler gordum neler geldi basima
Duse kalka geldim ben bu yasima.
yani.

8 yorum:

Onur dedi ki...

Yasla basla ilgili degil ya donup dolasip seni bulmus bu abukluklar. Bak ne diycem, hatirlar misin 'fight club'i? Simdi icinde biryerlerde gizli bir Hafiye guzel hikayeler cikarabilmek icin gorusmeleri sabote ediyor olmasin? Aldin mi yoksa o cuzdani? Haberin bile olmayabilir yani.

Hafiye dedi ki...

Fight Club da donup dolasir ayagima takilir. Izlemedim o filmi, ya. Kime derdimi anlatsam bana 'Fight Club' diyor. Hayatimin sirrini mi veriyor acep? Artik izlemem sart oldu

lorer dedi ki...

Yahu sizin blog yazma ve okuma hiziniza yetismek mumkun degil. Sabah geliyorum, yeni post var emailini aliyorum, hemen girip bakiyorum ki, postta comment bile var... Hani tek blog da degil, pansiyoncunun rakip blogu da boyle aktif.. Napcami sasirdim. Hafta sonu gezmeye gidicektim, iptal edip blog mu takip etsem?

Hafiye dedi ki...

Hangisi daha eglenceliyse onu yap, Levo.

olcay dedi ki...

Peki ustunu basini cantani falan aramadan mi yolladilar seni? Ben olsam herbir tarafimi aratirdim. Sonra da ozur dilerlerdi, seni bir daha gorusmeye cagirirlardi belki. Ama hayat keske "keske"lerimizi kabul edip zamani geri dondurme imkani vereydi bize. Vermiyor ne yazik ki.
Bu durumda olaya iyi tarafindan bakmaktan baska care kalmiyor bize. Pollyanna yani! Belki seni ise alsalardi Amerikaya gidemeyecektin, belki senin de ayni sirkette cok degerli esyalarin calinacakti, belki deprem olacak AC Nielsen yikilacak sen de altinda kalacaktin, belki, belki, belki....

kubilay dedi ki...

hafiye,
sagolasin. Tokyo'da bekliyorum, bir de su evi (odayi) temizleyebilsem sen gelmeden iyi olcak. sonra istanbul'da adimiz cikmasin!

ben bu tecrubenin son gorusmelerinde oldugunu sanmistim. herhalde 98'de daha kapkac bu kadar alip yurumemisti de ustunu aramadilar, bugun olsa kesin ararlar herhalde.

Burak dedi ki...

Bu hirsizlik meselesi is gorusmesinin bir parcasi olmasin sakin? Belki de sosyolog arkadas bu tur deneylere aliskin oldugundan meseleyi cozup olaya hakim olmus ve isi kapmistir.

Hafiye dedi ki...

Hep komplo hep aykiri dusunun bakiym, nereye varicaz. Yok, belki de ben aslinda Truman Show gibi bir olayin parcasiyim. Hicbiriniz gercek arkadasim degil de para kazanmak amacli arkadas rolu kesen artizlersiniz.