Perşembe, Mart 23, 2006

Pittsburgh Delibozukluklari

Şükü once tokadini gecer. Sonra cok hirpaladigini dusundugunden degil ama attigi tokatlari gercekten unuttugundan oksama faslina gecer. Simdi o biiir doktor. O biiir tip doktoruuu. O Amerika'da uzman cavus romatologu. Haliyle kizcagizin eli artik para gormeye baslamis. Beni Pittsburgh'un en janjan restoranina goturdu. Le Mont denen Fransiz restorani Pittsburgh'un bir tepe noktasinda; uc nehrin birlesimine, sehrin isiklarina falan yukardan baktiginiz koko bir yer. Biz oraya hippi mahallesinde mor farli, hizmali genclik arasindan cikip gittik. Kotumuz, kazagimizlayiz. Şükü restorani aradi kiyafet zorunlu mu diye. Adamlar, 'kravat takmanız gerekmiyor,' dediler. Hayır, sagolun zaten takmıyoruz da. Kotla gelsek olur mu, dedi Şükü. Adam da yakisiyorsa kotun gelebilirsin, dedi. Şükü kikirdedi.

Ac miyiz, hayir. Hic degil. Butun gun yemek yemisiz. Oturduk, manzara nefis, insanlar piriltili gece kiyafetleriyle salinimdalar. Ben dayanamadim, caktirmadan kotumun en ust dugmesini actim, gobegime ozgurlugunu bagisladim. Tokluktan uykum gelmiş zoraki ne sipariş etsem diye düşünüyorum. Bögurtlenli ördeklerimiz geldiler. Yiyemedik tabii. Eve goturulmek uzere kutulandilar. Garson amca israrla sarap diyor, tatli diyor. Ayıp olmasın diye tatlı soyluyoruz. O tatlınin da kreması bademli amaretto mu ne, sevmiyoz. Zoraki siparişin yahnisi. Kremasını sıyırma cabaları sonucunda geriye bir şey de kalmıyor. Didik didik bir çikolata/biskuvi yığını. Bırakıyoruz geride.

Hesap geliyor. Hesabin altina bahsis satiri vardir ya normalde. Bizim faturada iki tane bahsis satiri var. Birinde 'wait person' yaziyor, digerinde 'maitre'd'. Hani eski Parisli olaraktan biliyorum bu maitre'd dedikleri sey Sef Garson, demek. Amma velakin, biz bir turlu karar veremedik kimin ne kadar paramizi almasi gerektigine. Hesabin %20'sini birakicaz bahşiş, eyvallah da, bu 20'nin kaçı maitre'd'ye gidecek kaçı garsona, bilemedik. Aştı bizi. Sonuda hesabin %20'sinin ucte ikisini maitre'd'ye, ucte birini de garsona biraktik. Tam bir parami kime, nasil bolusturdugume dair ilkokul problemi. Yalniz, yanlis yapmisiz, Şükü. Arkamizdan nadanligimiza, lumpenligimize saydirmis olabilirler. Bana tomas da, sen bu utancla yasayabilir misin, bilemiyorum. Doğrusu linkte:
http://www.tipping.org/tips/TipsPageRestaurant.html

3 yorum:

lorer dedi ki...

Ben tasradaki Fransiz restoranindaki ozentilere degil de, bu "The Original Tipping Page"e takildim. Vestiyere 2 palto icin $1, kahyaya da $1 diyor. Istanbul'da suratina firlatir allahsiz vestiyer de kahya da 1.5 YTL versen... simdi 1.5YTL'nin banknot hali de yok, coin vercen. Insanin canini acitir 3 tane 50 kurusu kafaya yiyince.

Hafiye dedi ki...

Tasra deme Pittsburgh'a. Iyi ki NY'da yasadin sen de, ha. Atlanta'da da boyle ileri geri konusmustun hatirlarsan. NY ve IST disinda heryer tasra. Mosyo Burjuva, cok seviyorum seni, dovmiyim bak.

kubilay dedi ki...

valla ben de maitred'e 20-100 dolar denen tipping point tip'ine bayildim. ortamdaki butun %leri toplarsak ve ustune de 20-100 dolar eklersek herhalde %100'u asiyor, cus diyorum cus, amerika'nin bu anlamsiz islerine. garson cocuklara adam gibi maas verinm menuye de fiyatlari ona gore koyun di mi?

istanbul ayri bir alem tabii ama gecen yil gittigim Bangkok'da birkac yerde servisin sinirsizini gordum soke oldum:
tuvalette 3-5 attendant var, bizdeki gibi kapida degil iceride. isini bitirip lavobaya dogru yuruyorsun, muslugu aciyor eleman, sivi sabunlugu eline alip tepesine basarak eline sabun puskurtuyor, elini yikiyorsun, kagit havlu uzatiyor... Hani dedim bu servisin bir adim ilerisi adamlarin gelip fermuarini acip, seyini tutup cisini de yaptirmasi olabilir, servis seviyesi o noktaya gelip tikanmis. Insan alismadigi seyden rahatsiz oluyor tabii. Biraz privacy lutfen, belki ben ossurmak istiyorum tuvalette, di mi?
Gidin kapida bekleyin vereyim bahsisinizi orada.