Çarşamba, Ağustos 10, 2011

Bebek Dili

Şövalye, Hayriye Hanım’ın Trakya şivesinden şikayetçi. Geçen gün Jelibon’u salıncağına koyalım, demek isterken salıncak’a ‘sallangaç’ dedi.
Tıpkı Hayriye Hanım'ın konuştuğu gibi.

Avamlığa asla tahammülü olmayan Şövalye kelimeyi yanlış söylediği için kendinden nefret etti. Bu hatasıyla(!) farkında olmadan kullanmaya başladığı diğer kelimeleri de fark etti. ‘Diğeri’ yerine ‘öbürsü’, ‘halen’ yerine ‘elan’, gibi.

Özetle, Jelibon konuşursa Trakya aksanı kapacak diye endişelenen Şövalye, çocuktan önce kendi kaptı o aksanı.

Jelibon sadece yürüyor, koşuyor ve çığlık atıyor. Yaşına girmesine 20 gün kalmasına rağmen ne bay bay yapıyor ne öpücük atıyor. Bir ara atar gibiydi ama artık yapmıyor.

Herhangi bir kelimeyi bebekçe bile olsa söyleyemiyor. Dıgıl dugul bir şeyler diyor devamlı ama nedir, bilemeyiz.

Bir yaşımdayken ben bir dünya kelime söylermişim. Annem, Jelibon’un bu geriliğinden(!) pek şikayetçi. Senin çocuğun şimdiye kadar bülbül gibi konuşmalıydı, diyor.

Bebeklerin gelişimlerinin kendilerine has olduğunu, erken yürümenin ya da konuşmanın bir şey demek olmadığını ona tekrar tekrar anlatmak istemiyorum. Anlatsam da inanmıyor. İnansa da unutuyor.

Onun yerine, “Sadece benim çocuğum olsaydı, evet dediğin olurdu ama o Şövalye’nin de çocuğu işte”, diyorum. 

İstisnasız her gün telefonda annemle bu geyiği yapıyoruz. O hep Jelibon'da bir arıza çıkar diye kafasında kuruyor. Ben de böylece endişelerini bertaraf ediyorum.

5 yorum:

huysuz dedi ki...

şövalye endişelenmesin derim ben. bol bol kitap okusun jelibon'a.

Hafiye dedi ki...

Şövalye aksanı konusunda endişeleniyor. Annem geç konuşacak diye. Ama zaten Jelibon'a kitap okunamaz. Kitabı yırtmayı seviyor o. Öyle elinde kitap görünce kafayı kırıyor. Kitabı eline almak ve yırtmak istiyor. Mecburen sen de hayalini kurduğun 'masal okuyan anne ve onu ilgiyle dinleyen çocuğu' ambiansından vazgeçmek zorunda kalıyorsun.

Gozde dedi ki...

Elektronik kitap oku Hafiye'cim, onu yırtamaz :)

Ayrıca anneye söyle erkekler geç konuşur. Normal 12 ayda konuşmaması :)

Adsız dedi ki...

11-12 aylik cocuga kitap okumak zaten luzumsuz ya. Ne geregi var? Dak

Gamlı Baykuş dedi ki...

benim oğlan da ayynı seninki gibi sevgili hafiye. kardeşimin bizimkinden 1 ay büyük bir kızı var, o konuşuyor, yürüyor, saç tokalarına ve küpelere bayılıyor, el göz koordinasyonu mükemmel daha 13 aylık ve kendi çay takımı var, istediğimizde kendi küçük fırınında kendi tenceresinde yemek pişirip (ocağın düğmelerini falan çeviriyor) bize de ikram ediyor. bizimki onun yanında neandartal yavrusu gibi kalıyor. bambamımız ona bi hevesle aldığım tüm oyuncakları önce ağzına sokuyor sonra devamlı çat çat yere vurarak dayanıklılık testinden geçiriyor, hemen sonra da sıkılıp kemirecek kablo, kurcalanacak elektronik eşya falan aramaya çıkıyor. gazete, dergi yırtmak sevdiğimiz aktivitelerden zaten herhangi bir şeyi parçalamak da süper haz veriyor, minicik parmaklarıyla var gücüyle tutup koparmaya çalıştığı objeler var etrafta. sanırım ve de umarım doğal bi süreç bu. gerçi çok da umrumda değil valla, kırsın döksün, ben eşyalara pek değer vermem, herhalde bana çekmiş, bizim jenerasyon dur, sus, otur, elleme, cızlarla büyüdü, bari evlatlarımız daha özgür yaşasın.