Salı, Kasım 21, 2006

Tesadüfün Sopası

Geldim memlekete. Gece yolculuk yaptık. Ala delisi bizi taşıdı limana sabaha karşı. Şövalye sabahın 6'sında beni karşılamaya gelmiş. Çok özlemişim, yahu. Çok. Bir sevgi yumağıyız. Birer pıtırcıkız. Görenlerin gözleri yaşarır. O derece yani. Sormayın.

Bir kahve içtik. E, sonra Şövalye işe gitti. Leş gibiyim ama eve gidesim yok. Hava da güzel. Boğaz iyi gider. Java'yı aradım yoldan. Hani işsiz güçsüz ya. Haftaiçi de olsa takılır benle, diye. Bugün olmazmış, ödev teslimi varmış. Cumartesi buluşalım, dedi. Tamam. Zaten Şövalye de animasyonda olacak Antalya'da. Takılırız bütün gün, dedim. 'Aha, bak o işlerden çok hatun düşer' diyerekten bıldırcın bıldırcın güldü.

Hemen alarma geçtim. Adam zaten para da almayacağını söyledi bu işten. E, o zaman başka ne motivasyonu olabilir ki? Niye gidiyor ta Antalya'ya günübirlik, kör vakitlerde uyanıp? Ha?

Şövalye, dedim, böyle böyle. Ya ben de gelicem ya da gitme yani. Dinlemedi beni, gitti. Aklım da onla gidiyordu kiiiii Java'nın Sosyetik Dilberi'yle sürpriz doğumgünü partisi detaylarını konuşurken telefonda "Antalya'dayım", dedi. "Şirketin motivasyon toplantısında."

Ne büyüksün Allahım! Yani şöyle: Benim Şövalye, Java'nın Sosyetik Dilberi'nin motivatörü olucak. Antalya'da. Dedim, Dilbercim. Hemmmen başına asker dikiliyorsun benimkinin. Gözünün ucu kaysa bana mesaj çekiyorsun. Tamam, dedi. Sen de benimkine mukayyet ol. Tamam.

Cumartesi bütün gün klinikte aç bilaç check-up yaptırdım. Akşama doğru ancak ayılan Java çıktı geldi. Pansiyona gittik. Uyudu. Uyumadan önce Pansiyon'un dağınıklığına söylendi.

Java: Bir erkeğe hitap edemezsin böyle. Dağınıklığa bak!
Hafiye: E, ama ben burda bile değildim ki. O dağıtmış her yeri.
Java: Olsun, sen toplayacaksın arkasını.

Hafiye: Ama bak, aldım çıngıl çıngıl kolyelerden.
Java: Tamam, güzel işte. Şimdi sıra hamaratlıkta. Adam gelecek akşam. Kalk yemek yap. Hafiye: Ama o ıslak hamburgerle mutlu. Alıyoruz Marmaris Büfe'den işte. Valla güzel yemek yapamıyorum ben. Yaptıklarımı yemiyor zaten.
Java: Deneye deneye ustalaşırsın. Yoksa olmaz yani.
Hafiye: Ne olmaz?
Java: Sonunuz hayır olmaz. Sen sus iki dakka ben bir rüyaya yatayım. Sonunuzu göreyim.

Hala ayılamamış. O uyurken ben de biraz ortalığı topladım bari. Etkilendim mi ne? Şövalye kaçacaktıysa da bu sefer olamadı. Başına adam diktim. Oh, olsun. Dilber sık sık rapor geçti. Motivatörü öpene bin puan verilecek olmasına rağmen Dilber kartal kesilmiş, kimseyi yaklaştırmamış yanına. Yaaa..

2 yorum:

alex dedi ki...

ne bu kiskanclik kasirgasi guzelim, asik misiniz yoksa siz gercekten?

Adsız dedi ki...

Gittin bu diyardan, emailinide birakip gitmissin, eski emailin calismiyor hafiyecim, yenisini rica ediyorum, gdemirkaya2002@yahoo.com, optum, gokmen