Çarşamba, Kasım 22, 2006

Varoş Minno


Radyodaki kanalları direksiyon üstündeki düğmeye basaraktan ha bire pas geçiyor. Hiçbirini beğenmeyip üfff'lüyor. Derken " Ne söyledim? / Ne söyledim sana? / Ne söyledim ki / Vurdun kapıyı gittin?" diyiveriyor radyoda İbo.

Hafiye: Aaa! Kalsın, değiştirmeeee...Be vicdansız / Be insafsızın kızı / Be nankör kedi / İnsan bir şey söyler! Vu huuu. 10 yıldır dinlemiyordum bunu. Süper!

Hazır trafik de sıkışmışken şokella bakışlarını uzun uzun yüzümde tutabiliyor.

Hafiye: Sevmek dedin sevmedik mi? / Aşka boyun eğmedik mi? / Bütün kötü huyları / Hatta güzel dostları / Senin için terketmedik miiii?
Şövalye: Minno, çok varoşmuşsun.
Hafiye: Varoş sensin. TEM çıkışında trafik sıkıştığında sağda yavaşla, ben bariyerlerden atlarım diyen kim? Hangimiz daha varoş? Ha?
Şövalye: Nesi varmış ki bariyerden atlamanın? Yani nasıl bir şey bu? Hem Amerikalı hem varoş.
Hafiye: Of off... Sen ve tuhaf tanımlı sınıf bilincin. Paşa torunu Şövalyeymiş buuu.

Geldik Takanik'e. Bu sefer Hafiye ve Düella çevresinin başka uçları birbirleriyle kaynaştı. Dilocan, Emre, Çıtır ve Gippi. Hatta Cuma günü Gippi, İtalyanca ödevine yardım etmek üzere Dilocan'la buluşacak.

Gündem belli. Yonc'un nikahı bahis konusu yapıldı. Evlenir mii, evlenmez mi? (Bahisler şu ara 1'e 5 veriyor. Fena değil. Öngörülen tarih yaklaştıkça tahmin ediyorum 100'e çok rahat çıkar) Aradık, yorum/tahmin falan alalım istedik. Tabii ki açmadı. Oysa Dilocan kokocan aslanlar gibi Ağustos 2007 tarihli düğünü için hem para hem mekan hem de emek ayırmış köşeye. 60 bin yuro. Bilmemne Paşa Yalısı. Ben anlamam toptan tüfekten. Sağ eline de tek taşını takmış. Türkiye'de düğünden önce sağ ele takılıyormuş yahu. Ben bunu bilmiyordum. Sanıyordum ki Nil hani tek taşı sola takamıyor damat adayı yok diye. E, bari o yüzden sağ eller havaya, diyor. 'Hıııı' oldum, Dilocan anlatınca. Sonra dedi ki, daha çok parası olsa İbo'yu sahneye çıkarırmış düğününde.

Hafiye:
Hay diline sağlık. Yolda İbo çalıyordu. Ben de aynı şeyi söyledim. Şövalye bana 'varoş' dedi.
Dilocan: Ee, aldın hanım evladını. Çekiceksin. Başlarda Emre de anlamıyordu bizi. Zamanla alışır, merak etme.

İnşallah.


4 yorum:

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

Hafiye aramizda kalsin, ben Orhan Babayi buraya geldikten sonra dinledim. Soylerlerdi de inanmazdim, kimse bana dinletemez diye, ama simdi Orhan Baba olsa da dinlesek duruma geldik ;-)) Gurbetin de bu havasi varmis meger

Adsız dedi ki...

Aaa, Orhan Baba ayri ama. Ibo'yla karsilastirmayalim onu. Orhan Baba has muzisyen- besteci, soz yazari, saz ustasi ve koskoca bir muzik turunun yaraticisi. Ayrica, "kula kulluk edene, yaziklar olsun" demis, gonlumuzu kazanmis bir sahsiyet. Dak

Adsız dedi ki...

Efenim, ben de suna hic dayanamam, of ulan ooof!
Koste

Belkide dilinden bu şarkı düşmez
Dilin söylesede gönlün hissetmez
Bilsen bile benim için farketmez
Bir tek dileğim var mutlu ol yeter.

Bunu sana yazdığımı bilmezsin
Bir yabancı şarkı gibi dinlersin
Benim için önce tanrı sonra sensin
Bir tek dileğim var mutlu yeter.

Kimse dolduramaz inan yerini
Bu şarkıda aşkımızın yemini
Hiç düşünme mecnun muyum deli mi
Bir tek dileğim var mutlu ol yeter.

Bu şarkımda aşkımı anlattım sana
Duymazsan sevgilim üzülmem buna
Alıştım yıllardır ben yokluğuna
Bir tek dileğim var mutlu ol yeter.

Hafiye dedi ki...

Orhan Baba virtüöz bi kere. Bu aralar Popstar Alaturka'nın jürisi.

Gözde, beni iyice kopardın. Zaten Şövalyeyle bir tuhafız. Trafik de günde 5 saatimi alıyor. İçerim ben bu akşam.