Cuma, Temmuz 11, 2008

Tatilin Var Mı Derdin Var

Her yaz olduğu gibi bu yaz da bir tatil krizi yaşıyoruz. Düzenlilik seyretmeyen işlerim, son dakikada bir şey çıkma ihtimallerim yüzünden bir türlü kopup gidemiyorum. Gitsem geri de çağrılabilirim. Olmayacak şey değil. Yani aslında on ay boyunca sakin sakin ama iki ayı feci kritik yoğun da olabilen bir işim var ve o yoğunluk yaz aylarına da denk gelebilir.

İşte madem Amerika tayfası da geç geliyordu buralara, Eylül’de yaparız tatili dedik. Yaşlandık, yorulduk da. Öyle cup-tıs cup-tıs plaj tatili yerine dağlara çıkalım dedik. Karadeniz Yaylaları’na mesela. Ben sandım ki şu ağaçtan yayla evleri var ya, orada bir pansiyonda kalırız. Heidicilik oynarız. Çamlıhemşin’de mesela.

Bir hafta geçti geçmedi Düella muhabbettin bir yerinde Kaçkarlar’da çadır kuracağımızı söyledi. Bütün tüylerim ayağa kalktı. Tuvalet, soğuk da olsa su, kanepeden bozma da olsa bir yatak ve bir sandviç falan da olsa yemek gibi minimum konforlarım vardır. Onlar olmadı mı ben de olmam. Tatile gitmem ayol. Benim için dinlenmek börtü böcekle, çalı çırpıyla kavuşarak bir yaşam mücadelesine girmek olmadı hiç. İzci de değildim, dağcı da değildim. Düella öyle miydi sanki? Hayır. Ona macera olsun yeter. Konforu da mühim değil, çiziği, yarası, hijyeni de. O çadırı kuracak bilgi birikimimiz olmadığı gibi enerjimiz de olmaz. Biz yine de ortamına girdik madem asılalım masılalım deriz, Düella onu da yapmaz. Seyahatinde de yaptığı üzere özel şoförle falan iner dağdan. Buraya da bütün bunları inkar yorumları bırakmazsa ben neyim. Siz de onu bütün bilmeyenler gibi inanırsınız. Tabii Kaçkarlar’da çadır işine en çok outdoor insan Şövalye sevindi. Kocaları evde bırakmaktı niyetimiz ama adam bizle gelmezse valla da kurtlara kuşlara yem oluruz oralarda. En azından ateşi yakar, çadırı kurar diyorum.

Bu gidişle ya anamın ya kaynanamın yazlığında soluğu alacağız bence.

Aslında ben tatili sevmiyorum. Tatil için nereye gitsek sıkıntısını, organizasyonunu, bikini giymişken göbeğimi nasıl saklayarak oturabilirim diye kasılmayı, camız gibi yemek yiyip bin derece sıcakta havuz ya da plaj başında fenalıklar geçirerek durmayı sevmiyorum. Zaman geçsin diye devamlı bir şeyler okuyor oluyorum ama sonra da hem sıcaktan hem yediğim karpuzlardan hem okumaktan başıma ağrılar giriyor. Sonunda da bir an önce bu herkesin bayılıp bittiği günler geçsin de evime döneyim istiyorum. Tatillere de görev gibi çıkıyorum.

Şu dört aya yakın süren çocukluğumun yazlarından istiyorum. Günlerin evde veya sokakta oyun oynanarak, televizyonda naif çizgi filmlerin ve dizilerin izlenerek zamanın yavaş yavaş geçtiği, Eylül'ün hiç gelmeyecekmiş gibi geldiği o geniş zamanlardaki gibi bir tatil istiyorum. Başka herşey çok zorlama geliyor.

5 yorum:

sarapci dedi ki...

Biz 4-5 sene önce oralara gidip Çat denen yerde bir kampçı pansiyonunda kaldıydık. (Çamlıhemşin artık geçmiş, acayip turistik.)

Senin istediğin minimum konfor vardı ama neyse ki grubun en dolmuş kişisi dayanamadı da efendi gibi Hopa tarafına devam ettik.

Oradan Artvin üstünden sahile paralel yola çıktık ve Ovid'den geri döndük.

O civarlarda görecek çok şey var, özellikle herkesin unutuğu harika Gürcü kiliseleri.

Yazmadığıma yanıyorum.

Herbert dedi ki...

kene var mıymış orlarda

farawaysoclose dedi ki...

sıcak, güneş, kum, tatil köyü, yazlık ev. vb tatilleri evet çok bunaltıcı oluyor ama sen canımmm İtalya'yı da sevmemişsin ki?!

Ailenizin Dümbeleği dedi ki...

Ohhh, Kaptan Voldemort'un teknesinde bir hafta Marmaris - Fethiye arasını turladıktan sonra, Kayaköy'de kalmışım, paragliding yaptım... Dönüşte de bir gün ekstra izin kullanıp sağda solda gezdim.

İşe gittiğim ilk gün yediğim ciks salatadan zehirlendim, bir buçuk gün o halde işe-güce koşturdum sonra raporlu olaraktan iki öğleden sonra yattım... Hatta bu yatışlardan sonuncusunun kalkışı 15 saat sonra oldu.

Cumartesini karnı burnunda müteahhit arkadaşımızın evinde geçirdim. Bugün de lise grubumuz bir araya geldik. Yumurtalıklarımı bağlatıp çocuk sahibi olmamaya karar verdim. Kızlarla da yavruları insan gibi davranmayı öğrenene dek görüşmeyeceğim.

Hafiyecim, sen tatil planlarını bana bıraksana ben ucuz uçak biletinden göbek saklayan bikiniye kadar hepsini keyiflen organize ederim. Bana bütçe ver yeter....

Ruty dedi ki...

ya bu erkeklerin cadir meraki beni de olduruyor. Pabli'de tutturdu Afrika'da cadirda kalalim diye. Manyak mi ne? Kurdu kusu birak, aslana leopara yem olacagiz.. Sonra komunal tuvaletten hepatit a falan kapacagiz.. Hay allam. Ben asagidaki klinige gidip bir kac asi yaptirayim bari.