Pazartesi, Şubat 16, 2009

Deliler ve Şok Emiciler

On yılı geride bıraktığım iş hayatında ve gözlediğim politik organizasyonlarda üst yönetime dair gittikçe daha çok farkına vardığım bir mevhum var. Üst yönetim denen şey tepede bir deli ve etrafında da bu deliliğin şoklarını emenlerden oluşuyor. Batıda da doğuda da, kuzeyde de güneyde de, dünyanın her yerinde bu böyle. Deli derken bildiğiniz düşük IQ ve şuursuz aktiviteli deliden bahsetmiyorum belki ama etrafı için kesinlikle bildiğiniz amortisörlerden bahsediyorum.

Lider kişi illa ki güneşe uçmak, kutuplara bahar getirtmek, develere hendekler atlattırmak falan ister. Buna da vizyoner olmak denir. Sesleri yüksek de çıktığı için diyalogları monologlara da çevirir. İş amortisörlerin önüne düşer. Amortisörler de neyin ne miktarda olacağını kestirir, biçtirir, işi olur yoluna, makul sürecine sokar. Bunu yaparken de çok darbe yer. Lider güneşi, baharı, hendek atlamayı göremediğinde bir darbe koyar. Alt kadrosu ise analizine, modeline, sebep-sonuç ilişkisine bağlanmamış şeyleri, bir gün önce ‘öyle’yken bir gün sonra ‘böyle’ olan gidişata ayak uydurmaya çalışırken zorlanıp bir darbe koyar. Amortisör, bu darbeleri altına, üstüne, etrafına, 360 derecesine de yansıtmamaya çalışaraktan içinde tutar. Alttan gelen darbeler nispeten daha kolay emilir. Amortisörler de nihayetinde onlara deli rolü yapıp bu şokları emebilse de nihayetinde amortisör olmak için süper esnek sinirler, çelik yürekler, yumuşak deriler gerekir.

a) İş hayatında olsam olsam bir amortisör olacağımı bildiğimden ve o noktada da aklımı oynatma ihtimalinden;
b) Şövalye’nin tembelliğe dair övgü dolu iknalarından;
c) Birikmiş paramın bir süre hiçbir şey yapmadan öyle saksı gibi durmama yetebileceğinden;
d) Transit halindeki Uranüs’ün başucu noktamdan geçiyor olmasından içimde bütün iş-güç sorumluluklarımdan kaçıp kurtulma hissiyatı belirdiğinden;

e) Yukarıdakilerin hepsinden etkilenerek aklımdan deli deli şeyler geçiyor.

Aklımdaki delilere etraf gerek değil ama. Kendi kendinin patronu olsun.
Kimse şokunu emmesin. Uzayda salınsın.
Belki bir miktar Düella’ya çarpabilir. O da bana ayna çanağı tutup beni daha da delirtir zaten.
O kiiiim, şok emmek kim?

2 yorum:

Dertli Dümbelek dedi ki...

Hehehe, gel global kriz felan demeyip hep birlikte yaşam koçluğu / astrolojik hesap tükkanı açalım. :)

Until then, her nevi sorun itinayla çözülür :)

Hala dümbüldüyor, hay Allahım! dedi ki...

http://www.stevepavlina.com/blog/2006/07/10-reasons-you-should-never-get-a-job/