Salı, Ağustos 22, 2006

Alaylı Olamamak

Hastabakıcı turist rehberi Hafiye, Evan’ın kolundan serumunu çekip oteline yerleştirdikten sonra nihayet akşam dokuz buçukta muhitine varır. Dikine park yerleri doludur, yalnızca bir araçlık paralel park yeri müsaittir. Esnaf heyecanla ayakta, 90. dakikada penaltı atışına kilitlenmişcesine bekleşir. Nefesler tutulmuştur. Nınınınımmm. Hafiye’nin sağ dikiz aynası, öndeki arabanınkiyle hizaya gelecek şekilde yakınlaşır. Sağa kırar, arka kapıdan itibaren sola kırar ve goooool!!! Ustalık kokan hareketlerle park etmiştir. Zafer kazanmış komutan edasıyla arabadan çıkar. Lale devri kapanan esnaf şaşkınlığını üzerinden atamaz atamaz bakarken Hafiye, sıradan-bir-gün adımlarıyla eve yönlenir. Kapıdan içeri girer girmez, sol dizini yere indirirken sağ kolunu göğe kaldırır. ‘Yessss’, der. Balkona çıkar ve parkeserine gururla bakarken bir bira dahi kaldırır şerefine.

Hafiye, zaferini iki araç arasına paralel parketmeyi teorik olarak anlatan web sitelerine borçludur. Biraz baktı, analiz etti, olay bitti. Her mutlu anına limon sıkmaya meyilli bünyesi ekşisini gene buldu velakin. O, hiçbir zaman bir alaylı olamayacaktı. Teorisini, analizini, nedeni, niyesini iyice kavramadan hayata geçiremeyekti hiçbir şeyi. Etrafında
onca insan, abidik ülkelerdeki şantiyelerde olsun tarlada, çiftte çubukta toprağa bata çıka olsun, sezgisel mezgisel, ampirik mampirik yordam öğrenirken, o sadece okuyarak yolunu bulacaktı. Hafiye’nin fistanı bile alaylı olamazdı (bkz Saçlardan Korkmak)

Hafiye bugünlerde çok oturur, çok çay içer, yudum yudum özgeçmişine dair alaylılardan ince alaylar dinler. Mesela, teşekkür eder. Karşılığında neden teşekkür aldığını anlamamış cevaplar duyar. Yanlış batılılaşmış naif tanzimatçılardan biridir o. İdealler süper ama realite zayıftır, yani kağıt üstü süper ama altı bağlar gazelidir. Memleket gerçeklerine aykırıdır. Onca ameleliğine rağmen hem de. Tuhaf, di mi? Oysa su götürmez Türklüklerini alaylı gözler göremez. Konduramadıklarından mı, nedir? Bilirsin, o pek münzevi değildir.Kokusunu alırsın tez zamanda.

6 yorum:

rusen dedi ki...

kiskaniyorum. Ozi seyahatname yazar, Aysudak siyaset, Hafiye gundelik arizalar.. Ben de acaba bir "Sex and the District" blogu mu baslatsam? 30 yasinda bekar kadin olarak dating maceralarimi anlatsam. Tutar mi?

if only I wasn't too lazy.

OzlemPansiyon dedi ki...

Tutma ne kelime, patlar patlar...

Hadi yap bi guzellik, eglenelim.

Gerci sonra Turk bir adamla evlenme ihtimalin bir miktar daha azalir. Olsun. Onlar kaybeder:)

alex dedi ki...

Bu benim "sex and the village" geyigimden calinti gibi geldi sanki...

kubilay dedi ki...

Rusen,
Bence de tutar.
Ama ne taraftan tutar bilemem, kiz tarafindan mi erkek tarafinda mi?
Yine de denemeye deger, sen usenme, bu comment kisminda ilk denemeni yayinla bence... .

Asli buraya geldiginde Amerika'daki dating kurallarindan falan bahsetmisti, oldukca ilgincti, ama ben unuttum bile, sen yazili olarak blog'a dokersen supper bir referans olur bizlere derim, yada 'dedim' miydi?

Hafiye dedi ki...

Rusen, ben yardım ederim sana, dedim. Pliiiz. Kitap yapalım bunnarı. Dedim. Yonc da bastırır.

hopeless romantic dedi ki...

Yas 30. Mekan: Yenidunya’nin guzide bassehri: Washington DC. Hayattaki basarilar: 1 (Bogazici Universitesi’ne girmek) Son iki yilda yasanan ciddi iliski sayisi:0 Ciddi olmayan iliski sayisi: 10+ Ilgi duyulan ama yuz vermeyen erkek sayisi: 20. Ilgi duyulmayan ama askinti olan erkek sayisi: 30 Kalpkirikliklari : n+ Gecmisten alinan dersler: 0 Gelecege dair umutlar: Tonlarca

“It can be arranged”

Paul’un bir arkadasi var; Johnny. Yunan asilli Amerikali. Eros heykellerine tas cikarir bir abi. Sirim boylu, guzel gozlu, esmer, tok sesli, atletik. (bkz: don’t eat, sleep aside. Copyright: Oguz Yangin). Avukat. Hem de eften pufteninden degil; harbi harbi katilleri falan savunan cinsinden.

Bu abiyle ben son bir yil icinde Paul’un verdigi bir takim partilerde uc kez karsilastim. Her seferinde de pek limitli bir hos bes ile yetindik. Zaten ilk gunden Paul tarafindan uyarilmistim; “He’s taken” diye.. Sanki ustune atliycaz herifin.

Bu Cumartesi yine gordum Johnny’yi. Uzun zaman olmustu, unutmusum ne kadar hos oldugunu. Gordum, hatirladim. Bu sefer yaninda manitasi da var. Merak ediyordum, nasil bir muhtesem hatun olmali bu cocugu tavlayan diye kurmustum kafamda. Merakim giderildi, Jen teyze ile tanistim sonunda ve acayip saygi duydum. Johnny’den en az 15 yas buyuk, guzel degil, seksi degil (a.k.a. homely), bicir bicir degil, azicik da cadi ve dominant bir kadincagiz gibi geldi bana. Ana konumuzun disinda ama valla BRAVO Jen, benim idolumsun!! Fiziksel guzellige ve citirliga tapilan bu cagda, kendinden kucuk ve daha guzel bir erkegi elinde tutabilen butun kadinlara sapka cikariyorum.

Gelelim asil konuya. Gece bitti. Bendeniz tabi arabam ile eve donecegim. Iki uc kadeh sarabi da indirmisim mideye, Paul birakmam diye tutturdu. Ben de gidecegim diye.. Johnny dedim beni savunur akollu araba kullanmaktan iceri girersem. Johnny de bana arka cikti. “Tabi ki savunurum, hic merak etme” diye. E bu benim aklimda yer etti..

Ertesi gun Paul’e saka yollu takildim, dedim ben bundan sonra icip icip araba kullanacagim, belki basima gelir bir DUI (driving under influence) vakasi da Johnny ve benim icin yakinlasma bahanesi olur. Paul ne dese begenirsiniz. Turkceye cevirmek beni asar, ondan original metni yaziyorum:

- Are you serious about Johnny? I can try to work on something if you are.
- Ahhh!!! He is so awesome. But he has a serious girlfriend and I know I stand
no chance. I appreciate the offer though.
(bir dakika sessizlik…)
Do you think he'd be interested in me if he weren't involved with someone else?
- He could be interested. Let's wait and see what happens. If you just want to f.ck (!!!!), I can perhaps make that happen. Otherwise you should be patient and
if there is an opportunity, I'll put you in line. Note that if you f.ck, it may take the relationship thing off the table.
- Geeeezzz!!! Paul!!!!!!!

Ben mi cok safim, artik isler boyle yuruyor ve tum alem g.t mu oldu? Nerede romantizm, nerde ask? Sanki mac bileti aliyorsun; “Abla yapariz bi guzellik, bir seyirlik bilet ayarlariz sana ama sezonluk yer cok zor, ismini siraya yazalim.”

Kissadan hisse: Hepimizin icinde 5 yasinda kucuk kiz cocuklari var. Kandirilmaya musait, saf, umut dolu, azicik da salak.. Bir de modern ve cool kadinlar diye geciniyoruz ama dunyadan haberimiz yok.

Ben yarin Paul ile bulusup erkekler hakkinda perspektif edinmeye calisacagim. Sizi de guncellerim.