Çarşamba, Aralık 12, 2007

Düğün Hazırlıkları: Gelinlik

Evlenme faslının ana kalemlerini bir çırpıda geçtik.

Mesela aylaaar önce Cadde’de yürürken ‘aman da ne çok gelinlikçi varmış burda’ diyip ‘ay bir bakalım yahu’layıp ilk girdiğimiz butikten üçüncü denediğim gelinliği alıp çıkmıştık Şövalye’yle. Satıcı düğün ne zaman der, cevap yok. Anneniz nerde der, cevap yok. Sonradan Anne Şövalye ‘cık cık’ladı bu hali. Normalde kayınvalideyle, anneyle falan gidilirmiş.
İşin gerçeği, gelinliği hemen alıp çıkamadık. Fiyattan falan emin değildik çünkü. Bilmiyorduk ki piyasayı. Kazıklanmaktan ürküyoruz ama gelinliği de pek beğeniyoruz. Ik mık, Cadde’ye geri indik. Bençmarksız olmaz. Yakınlarda Yonc ve Dilocan evlenmişti. Yalovalı terzi müşterisi Yonc’tan bu işin taban fiyatını, Dilocan kokosundan da tavan fiyatını öğrenmek üzere hemen telefon çaktım. Gelinlik taban ve tavanın tam orta yerinde çıktı. Mucize gibi. Arayı bulmuşuz. Bunun üzerine on dakika içinde mağazaya gerisin geriye dönüp alıyoruz, dedik.

Aslında sırf o gelinlik alındı diye düğün de oluyor ya, neyse. Bir de bilseydim ertesi ay Amerika’ya gideceğimi, oradan alıverirdim bir outlet Vera Wang 500 dolara. Ohh, mis. Zaten Gözde'yle zamanında bu konuda çok hayıflanmıştık. Türkiye’ye dönerken Amerika’dan bir gelinlik kapmanın ne kadar mantıklı bir hareket olduğunu düşünürdük. Arbitrajı sağlam bir hareket. Laptoptan, Nine West ayakkabıdan felan on misli daha karlı. Tabii o vakitlerde ortada damadın mamadın olmaması da ayrı bir mevzu olurdu. Hatta ufukta erkek arkadaş dahi yokken bir gelinlikle dönseydim Düella'ya ömür boyu başka malzeme gerekmezdi valla. Bu gelinlik denen şey paskırık da bir kıyafet. Dolaba assan geniş yer tutar. Kapı arkası falan yaparız dedik. Gel zaman git zaman bir manitamız olursa ve manita ilk kez evimize geldiğinde kapıya asılı gelinliği görürse topuklayıp kaçması an meselesi olurdu diye vazgeçtik. Açıklaması bence çok makul ama gel de buna ikna et şimdi adamı. Sizin bile ikna olduğunuzu zanmıyorum. Bi tek Gözde anlar beni. Biz toprak burcu insanları biraz fazla 'ne olur ne olmaz'cı bünyeleriz. N’apalım?

Bu evlenmek işi çok zormuş velhasıl. Gelinlikti, mekandı kolay halletmişiz hakkaten. Mesele detaylarda. Şeytanlar da aynen oralarda. Yani gelinliği almışız ama üzerime olmuş mu, duvağı, kesesi, ayakkabısı, çiçeği, pastası, makyajı, saçı, arabası, menüsü ne olmuş? Aaaaa. Şimdilerde bu detaylara takılı kaldım. Kurtaramıyorum kendimi bu kancalardan. Geçen gece üç saat popom karıncalanıncaya kadar şu tahta sandalyede oturup gelin çiçeği aranjmanları baktık Anne Şövalye’yle. Bu vesileyle o da Google’da görselleri aramayı öğrendi. Arama çalışmaları o tarafta halen devam etmekteymiş. Bütün bunlar olurken Şövalye ve Baba Şövalye birbirlerine sadece ‘naber, nasıl gidiyor?’ diye sormaktan öte tek kelime etmeden oturup bütün gece TV seyrettiler. Ne cool adamlar bunlar yahu.

3 yorum:

Horatio dedi ki...

hahahaha çok alemsin. demek öyle, gitmişken sevgilime gelinlik mi getirseydim yani. hehe

ruty dedi ki...

Gecenlerde bir hatunla tanistim; Italyan, Nicole diye, tas catlasa 26-27 yasinda. Kiz her yil Vera Wang indiriminden bir gelinlik aliyormus. Evi doluymus gelinliklerle.. Bu arada ne manitasi, ne de manita adayi falan var.. (Catlak mi ne diye dusunmustum ben bunu duyunca:), sozum meclisten disari tabi) Sizin dusundugunuz seyi execute etmis olanlar var yani.

Hafiye dedi ki...

Tam da gününde söyledin, Ruty. 15 Aralık'ta NY'da Vera Wang sample sale varmış. 481 8th Ave.

Filene's Basement'ınki de görülmeye değer. Ben görmüştüm Atlanta'da şok şokellaydı.

Ay dur ben yazıym bunu en iyisi aklıma gelmişken.