Çarşamba, Mart 12, 2008

Gittigidiyor'un Ürün İadesi

18 Şubat 'ta Gittigidiyor.com'dan meric2006 isimli satıcıdan bir elbise satın aldım. Ürünün sayfasında iade kabul etmediğini belirten bir ifade yoktu. Sıkı bir Gittigidiyor.com müşterisiydim ve o ana dek iade etmek isteyeceğim bir durum olmadığı halde ne olur ne olmaz diyerek iade almayan satıcıdan asla ürün almıyordum.

Ürün elime geçtiğinde elbisenin bedeninin yanlış ifadelendiğini ve yaka modelinin resimdekinin aynı olmadığını farkettim. Markalı bir ürün olduğu için sahte olabileceğinden şüphelendiğim halde gerçekten de yaka kısmının da tuhaf ve resimdekiyle alakasız durmasından dolayı 24 saat geçmeden ürünü satıcının adresine kargoyla geri yolladım. Sahte marka durumundan çok da emin olmadığım için kimseyi rencide etmek istemediğimden hileli ürün olarak raporlamadım ve bedeni yanlış diyerekten onay da vermedim. Durumu Gittigidiyor.com'a da bildirdim.

Ben de okuyucularımı tanıyorsam ‘internetten elbise mi alınır’ diye bıdıbıdılayacağını biliyorum. Markasını ve kesimini bildiğim bir elbiseyi alırım. Daha önce defalarca yaptım ve hep de memnum kaldım çünkü. Çok spesifik elbise modelleri oluyor bana çünkü. Elbisenin sadece bedeni tutmasa –ki çok da tuttuğunu söyleyemeyeceğim- yine iade etmez, birine hediye ederdim ki vardı iş arkadaşlarımdan talibi zaten. İş ki elbisenin yakası olsaydı. Fotoğrafta usturuplu bir şeydi, gerçeğini Paris Hilton bile giyemez, öyle diyim size. Elbisenin yakası alenen yoktu çünkü. İçine tişört giyilebilir türden de değil üstelik. Kokoş bir elbiseden bahsediyoruz.

Satıcı iade isteğime önce mırın kırın etti. Kargoladığınız adres doğru değil dedi, fakat kargo size geri dönerse bana geri yollayın tekrar, dedi. Sonra kargo gelince haber vereceğim demesine rağmen iade aldığını kendisi onaylamadı. Yerine Gittigidiyor.com'un Destek Hattı elbisede ter lekeleri olduğunu, elbisenin kullanıldığını ve bu yüzden satıcının iade almak istemidiğini söyledi. Ben de bu sefer asıl hikayeyi anlattım. Elbisenin sadece üç dakika denenmek amaçlı giyildiğini ve zaten üzerime olmayan bu ürünü giymiş olamayacağımı, ürünün aslında fotoğrafındaki ve açıklandığı gibi de olmadığını söyledim. Bu sefer de Destek Hattı yetkilisince tutarsızlıkla suçlandım.

Birincisi, satıcı iade almadığını söyleseydi zaten bu ürünü almazdım. İkincisi, ürün %100 açıklandığı gibi olmamasına rağmen hile bildirecek kadar agresif olmadığımdan tutarsızlıkla suçlandım. Üçüncüsü, satıcının ifadesinin benim ifademden daha yeğ tutulmasındaki sebebi anlamıyorum ve Destek Hattı elemanının benle bu tarzda konuşmasını hiç profesyonel bulmuyorum. Destek Hattı satıcıyla anlaşmazsam bu işin çözülmeyeceğini ifade etti fakat satıcının anlaşmaya niyeti olmadığında bu işin nasıl çözüleceğine dair bir süreçleri de yoktu. Param bloke olarak onlarda kalıyordu ve hatta da bu yüzden bu işten en karlı onlar çıkıyordu.

Hadi dedim satıcıyla uzun uzadıya konuşayım, dertleşeyim. Türkler böyle anlaşıyor madem. Bunu yapar yapmaz yumuşadığım falan mı sanıldı nedir, kabalığın, çamurun bini bir para oldu. Alenen yakası olmayan bir elbiseyle memeler dışarda alem yapmışlığıma geldi olay. Elbisede buram buram ter kokusu varmışmış da, nasıl satarmış da bu ürünü bir daha. Biraz ağlak, biraz öfke. Bu yani. Konuşa konuşa geldiğimiz yol bu.

Satıcıya paramı istemediğimi fakat satıştaki başka bir ürününü alabileceğimi önermiştim. İki hafta daha zaman geçmesine rağmen ne üründen ne satıcıdan ne gittigidiyor'dan, kimseden haber çıkmadı. Tekrar Destek Hattı'na sordum. Probleme çözüm önerisi olarak ürünün satıcıya iadesinin ancak ürünün yarısının parasının benden kesilerek mümkün olacağını söylediler.

Ürünün fiyatı 129 YTL idi. Elbiseyi kullanarak(!) iade ettiğim için cezam da yaklaşık 65 YTL. Alırken ve iade ederken olmak üzere iki kez de 15 YTL'lik kargo ücreti ödedim. Neticede iade kabul alan bir satıcıdan aldığım ve 24 saat içinde de iadesini gerçekleştirdiğim, üstelik de sahte olması kuvvetle muhtemel bu ürünü satıcıya iade edip 80 YTL de ceza ödeyeceğim bir senaryo dayatıldı. Neden gittikçe daha çok mağdur edildiğimi gerçekten anlamadım. Kamera şakası gibi geliyor bana.

Yurtdışındayken senelerce Ebay'in de sıkı müşterisiydim. Ebay ismine güvenerek burada da devam ettiğim bu web alışverişinin burada bu ciddiyetsizlikle konumlandırılmasına gıcık oldum. Türkiye'de internet alışverişinin neden geride kaldığını artık daha iyi anlıyorum. Bir daha asla Gittigidiyor.com'dan alışveriş yapmayacağım gibi kimseye yapmasını da tavsiye etmem. Gittigidiyor'dan geçen yıl 1.000 YTL üzerinde alışveriş yaptım. İnternetten alışverişi çok da pratik bulurum üstelik, fakat bütün bu olan bitenden sonra bir daha internetten ürün almaya çok çekiniyorum açıkçası. İlk kez bir ürünü iade etmek istedim. Başıma bu geldi. İyi oldu, belki de ders almam gerekiyordu. Gelen malı kabul ettiğiniz sürece internetten alışverişin bir sakıncası yok sanırım. Biraz da ne çıkarsa bahtınıza. Gelen şey sunulan şey olmasa da almak zorunda olmanız kandırmaca değildir de nedir?

Herşey bir yana, Gittigidiyor’un platformdan başka bir şey sağlamadan, yani birtakım kurallar, korumalar, yönetim ilkeleri, proses, adı her neyse o ‘sistem’ dediğimiz şeyden olmadan bu kadar başarılı olmasını anlamıyorum. Yani 'artık' anlıyorum. Yeni teknoloji ortamlarında da başarılı olmanın eski usullerden farklı olmadığını, yani düzene müzene dayanmadığını, herşeyin göle maya çalarak ama o mayanın da alternatifsizlik ya da en iyi ihtimalle tüketicinin bilinçsizliği yüzünden bir şekilde tuttuğunu ve bu yoğurtların benim gibi saf salaklardan başka kimseyi ekşitmediğini artık öğrendim. Bütün naifliğimle web sitelerinin sağ üstündeki ‘ebay’ ibaresini görünce kendimi Amerika’da sandım galiba.

Bu vesileyle Şövalye olsun Düella olsun girişimciliğe girişen herkese sesleniyorum: Bırakın plan mlan yapmayı. Duymak istemiyorum. Bu memlekette müşteriyi dövsen gene de para kazanıyorsun. Hiç kasmaya gerek yok. Salın gitsin ya.

Just Do It yani. Do whatever.

16 yorum:

istanbul'da mutluyum, yine de amerika'yı özledim dedi ki...

Hafiyecan,

Memlekete esas şimdi hoş geldin. :) Allah'ın Ross'unda bile bir hafta giydiğin ayakkabıyı, ayağımı vurdu demene gerek kalmaksızın alan amerikalılardan sonra, ne diyeyim, geçmiş olsun.

Kendi blogum yok tabii, İstinye Park'taki Gap'ten de burada bilvesile şikayet edeyim. İndirimde 20 dolara verseler almayacağım, yan dikişleri kaymış-çekmiş polyester pantolonlara 200 milyon istiyorlardı bir ay önce. Yuf yani. Hani görmedik ya, özeniyoruz yeni dünya görmüşlük havası vermeye, bu mal Bursa'da, Merter'de atölyelerde dikilip, elin Amerikasında bile kaç dolara satılıyor bilemiyoruz, abiler öyle münasip görmüş, fiyatı bu. Alıcaksın, tabii yersen.

Neyse ki 2 hafta sonra kesin dönüşten beri ilk kez gideceğim "memlekete", outletlerin, zappos'un tozunu atacağım.

Sikayetimvar isimli websitesine de yazsana durumu.. Better business bureau gibi bir şey....

Chandler dedi ki...

Cok sinir bi durum, gecmis olsun. Bence olay donup dolasip yine "ben vergisini odeyen bir amerikan vatandasiyim" konusuna geliyor. Amerika'da herkes nedense daha bir durust, bu olayla ve daha oncesindeki binlerce ornekle defalarca kanitlandi. Adam vergisini odeyip mutlu oluyor (TRde enayi gozuyle bakarlar). Sonucta ben de Turk'um ve uzuluyorum bu duruma. Non-durust olmanin para kazandirdigi, bagirip cagirmadan hakkini alamayacagin, ve plan-programsizligin gina gezdigi bir memleket olduk ciktik. Yazik.

Hafiye dedi ki...

Şikayetimvar'a yazdım elbet ama nanay. Şimdiye kadar bin şikayete bir dönüş falan var. Adamlar arsız ayol.

İş arkadaşım bir avukat var. Onunla beraber Tüketici Hakem Heyeti'ne dilekçe verdik. Dava açıcaz gerekirse. O kadar peşindeyim yani işin. Bütün bu yaptıklarım emekli subay işine benzese de ve bin ton iş yüküm olsa da zaten üç haftadır düzenli olarak bu işe mesai harcayarak o 129 lirayı bin kez ömrümden tüketmişimdir. Gerekirse 129 milyar harcarım da hakkımı ararım. O kadar doluyum.

Herbert dedi ki...

ben de epeyce kullandım gittigidiyor'u ama bana denk gelmedi böyle bi durum tamamen şans. kimse hakkını aramayınca arayana böyle tuhaf gözle bakılıyor. helal vallahi tebrik ediyorum böyle böyle adam oluruz belki.

melontheroad dedi ki...

bi hatamız olduysa yüzümüze söyleyin kardeşim,biriniz maillerime cevap vermez(hafiye) biriniz bloguna erişimi davetiyeli yapar(düellocu)...
ben de küstüm işte şimdi:(

Adsız dedi ki...

Çok haklısın Hafiye. Burasının kültürü farklı. Amerika ile tam zıt. Medeni toplumda ilişkiler karşılıklı güven ve kanunlardan (ve de uygulayıcılarından) çekinmek üzerine kuruluyken, burada (ne yazıktır ki) tam tersi. 'Jungle' mantığı ile bu kadar.

1 sene önce, 16 sene Boston residanzlığımı bıraktım da döndüm bu memleket diyarlarına. Fark ettim ki, şirket/dükkan/web sitesi/marka her ne kadar American(!) olsa da burada olaylar böyle çalışıyor. Hak, düzen, process, kanun korkusu hak getire. Bu 'jungle'ın kuralları böyle. Dışarıdan gelen şirketler de senden benden daha kolay adapte olabiliyorlar bu sisteme! İlginç değil mi? :-)

Boşuna nick'imi Expat^Square seçmedim. 16 sene orada topluma uyumluydum ama sonunda yabancıydım, şimdi doğduğum toprakta yabancıyım. Topluma uyum konusu için daha bir kaç sene bekleyeceğiz, göreceğiz. Fakat 16 senede kazandığım değerlerimi kolay kolay bırakmaya ya da kaybetmeye niyetli değilim.

Sağlık olsun. Geçmiş olsun.

Expat^Square

Hafiye dedi ki...

Mel, benden hızlı emaillere dönen insan bulamazsın. Sözlü iletişimden ziyade yazılıyı tercih eden bir uyuz olduğumu cümle alem bilir. Benim profilimdeki emaile kimse mail atmaz ayol. Bir gmailin kendisi atmıştı. Hoşgeldiniz diye. O kadar. O yüzden kırk yılda bir aklıma gelir oraya bakmak. Ondan yani. Sen diyince baktım şimdi. Cevap da verdim.
---
Biz bu akşam Ankara'ya gidiyoruz Elyan'la. Haftasonu Esincan'layız. Duyurmaca.

özlem dedi ki...

diğer sorunuzu da ben yanıtliim melo hanımccım,

yahu, ben size yorum bırakmadım mı, blog'um ele geçirildi diye. yazıları yazan ben değilim, tetteh:) ben hiç yazar mıyım öyle: "hafiyegillere muhtacım, hafiye her konuda benden daha iyi" (yok daha neler?:)

olaylar kontrolüm dışında ilerlediğinden, ve içerik kamunun ilgisini cezbetmemesi gereken bir hal aldığından ve blog yine yanlış okurlara ulaştığından (hani yeni iş güç kurmuş bi insan olarak, ağır ve aklı başında bi insan sanılmalıyım, di mi?!:)) rica ettim tetteh'e, private yaptı bari.

ben çiçekler ve böcekler diyeceğim yeni bir blog açarım belki. düello'da bizim içsel çarpışmalarımızla ilerlerse ilerler.

Adsız dedi ki...

Burda da bu iade isleri cok daha iyi handle edilmiyor. Belki burda sansliydin basina benzer bir olay gelmedi... Malum bu marketplaceler reputation sistemi ile calisiyor. Bir seyler ters giderse kotu feedback birakiyorsun. Saticinin feedbacklerini goruyorsun, ona gore seciyorsun. Teoride kotu saticilar, aldiklari negatif feedbacklerden dolayi is yapamaz hale geliyorlar uzun vadede ve markette barinamiyorlar. Negatif satici feedbacklerini okursan, mali gelmeyen, parasini alamayan, mali iade etmek icin fahis shippingler odemek zorunda olan bir dolu feedback gorursun burda da.

Bunlari yaziyorum cunku benim de yeni basima geldi benzer bir olay. Half.com'dan kitap aldim (o da ebay sirketi). Kitabim gelmedi, kitap gelmedi diye kontak haline gecmek icin yaklasik 1 ay izin vermen gerekiyor sirkete bu arada. Tabi bu sure sectigin shipment metoduna gore degisiyor ama benimki media maildi 1 ay bekledim. Sonra gelmedi diye bildirdim. Adamlar hemen ozur dileyip yenisini gonderiyoruz, eskisi gelirse bize geri yollayin (1 aydir gelmemis ktap nasil gelecekse...) gibi generic bir mail attilar. Eyvallah dedik bekledik. Yenisi de gelmedi, tekrar mail attim, nerde diye, ay order ettik ama stokta yokmus dediler. Iyi parami iade edin dedim. Once ok dediler, birkac gun sonra bir mail daha, yola cikmis iade edemeyiz dediler. Bir kac gun sonra bir mail daha, yok cikamamis parani iade ediyoruz dediler. Iade olayi da 1 hafta filan surdu. Sonunda tamamini iade etmediler. eksik iade etmissiniz dedim. Cevap yok. Gidip sikayet edeyim dedim, ancak 60 gun icinde claim yapabiliyormusum, bu arada 60 gun gectigi icin oyle bir sansim yokmus artik.

Burda arayip konusabilecegin bir ebay musteri hizmetleri de yok. Hos olsa da kesin en az 1 saat beklemede tutarlardi biriyle konusana kadar. Tek sunulan hizmet, transactiondan memnun kalmayip ebayin sisteminden satici ile kontaga gecersen ve satici yardimci olmazsa 60 gun icinde claim yapabiliyorsun. Claim sonucunda onlar satici ile aranda gecen emaillari inceleyip bir karara variyorlar. Bu arada bir ay icinde sadece 1 claim yapma ve omrun boyunca toplam 3 claim yapma limiti var. Claim tutari da $750 le sinirli.

Kisacasi internetten alisveris yapmak heryerde riskleri ile geliyor. Amerika'da da olay cok farkli degil.

Eskiden ben de hakkim da hakkim diye tuttururdum ama Amerika'da o kadar cok sey geldiki basima her defasinda da ugrastigimla kaldim. O kadar vakit harcayip bir sonuc elde edemedigin gibi sinir bozuklugu da cabasi... Artik ugrasamiyorum bile. Gelen mala gelsin diyip ustune bir bardak soguk su iciyorum;)

Sana gecmis olsun ve kolay gelsin,
Pelin

Bu arada kitap ders kitabiydi bu adamlarin yollayacagi kitabi beklerken donemin yarisi gecti....

ruty dedi ki...

aaa.. Pelin yorum birakmis.. Ben de ekleyeyim uzerine.

Amerika'da ben de tuketici olarak sorun yasadim defalarca. Evimi tasiyan sirket deri kotuklarimi cizdi, bastan insurance icin para odettikleri halde tamir masrafini karsilamamak icin elinden geleni yaptilar. Yaptiklari binbir terbiyesizlik ve sergiledikleri saldirgan tavirdan sonra ben de vazgectim. Zaten elimde ne bir kontrat vardi ne bir fatura. Herifler parami aldi, karsiliginda hic bir belge vermedi, dupeduz scam. Super ders oldu bana da, kontratsiz is iliskisine girismiyorum artik. Bir daha ev tasirsam da oncesinde her esyanin resmini cekecegim..

Mahalledeki Safeway'de sorun yasadim. 1 saat (free oldugu iddia edilen) parking icin $8 charge ettiler, corporate sayfasina email attim, store'a gidin size yardimci olacaklar dediler, ama olmadiklari gibi bir de cirkeflestiler. Ben de "aman nolacak" diye vazgectim tabi sonunda.

Bir de kuru temizleme vakam var. En sevdigim mavi elbisemin ortasindaki metal kemer kismini parcaladilar, sonra da bedelini odememek icin binbir dereden su getirdiler. Ustelik de bana $15 dolar charge ettiler temizleme masrafi diye. Toplam 3 ay ve belki 20 telefon konusmasindan sonra $100 iade aldim ama yoruldum acikcasi. Zaten onlarin guvendigi de bu; yorulursun ugrasmaktan, bir noktada vazgecersin hakkini aramaktan. Saglik sigortasi sirketleri de cok yapiyor bunu (ref: Oskar adayi Michael Clayton filmi). Ben basima geldi mi boyle seyler, bir iki ariyorum hakkimi sonra da sirketi kara listeme alip vazgeciyorum genelde.

Ama yine de, Pelin'in ve benim verdigimiz tum orneklere ragmen Turkiye'nin Amerika'dan cok daha kotu durumda oldugunu dusunuyorum. Burda en azindan yargi sistemi calisiyor, elinde belge varsa, yeterince ugrasirsan hakkini alma sansin yuksek. Turkiye'de basina bir sey gelirse yutup yoluna devam etmek disinda pek sansin yok, cunku yargi calismiyor. Dava etsen omrun tukenir, zaten sonuc da alamazsin.

Hafiye dedi ki...

İşi bankamla çözdüm. Bankamı arayarak kredi kartımdaki Gittigidiyor alışverişini iade ettiğimi belirten bir dilekçe yazdım. İadenin kargo fişini de ekleyerek faksladım. Paramın iadesini kabul ettiler ve hesabıma geri yatırdılar.

Hıncımı alamayıp Tüketici Hakem Heyeti'ne de ayrıca dilekçeyle başvurdum. Beklemedeyiz.

nsozzman dedi ki...

konuşmalarınıza şöyle bir misafir oldum.özellikle Hafiyecan'ın anlattıkları gerçekten üzücü:(ama en sonunda parası almış yine tebrik ediorum.
Bende uzun süredir gittigidiyor' dan alışveriş yapıorum.bazı arkadaşlarım diolarki görmeden, üstünde denemeden hangi mantığın ışığında; neye kime güvenerek böyle bişiy yapıosun?Açıkçası ilk başta benimde kuşkularım vardı çünkü giyim üzerine alışveriş yaptığım için, orjinal mi bedeni olucak mı satıcı dürüstmü vb. gibi.Ama yine bahsi geçen sitenin sağ üst köşesinde yazan ''bir ebay ortaklığıdır.'', ve satıcı hakkındaki yapılan yorumlarla ürün alımı yaptım ve ilk gelen ürünün memnuniyetiyle diğer alışverişlerime devam ettim.bu şekilde uzun bir süre gittigidiyor 5 yıldızlı üyeleri arasında yer aldım:).Fakat olay bu yaa bir çürük elma'da bize denkgeldi.Ceket beğendim ve hep m beden giyerim.Satıcıyla gayet güzel konuşmalarımı yaptım ve m beden talebimi ilettim.karşıdan ''tabiki efendim siz alın istediğiniz bedeni göndeririz'' gibi bir yanıt geldi, tamam dedim ödemeyi yaptım ama daha sonra kargoyu aldığımda ürünün beden yazan kısmını kesmiş ve gelen ürünün large beden olduğunu anlamıcamı düşünmüş.Gördüğüm an çok sinirlendim ama yüklü bir kargo ücretinden sonra ürünün de güzel olmasından dolayı ürünü bir arkadaşıma hediye ettim.daha sonra satıcı hakkındaki yorum hakkımı keskin bir şekilde olup biteni ifade ederek kullandım.Ama satıcı karşılığında öyle bir yanıt vermişki sanarsın birtek o dürüst gerye kim kaldıysa sahtekar üstelik kendi yaptığı büyük sahtekarlığa karşılık.Yani dicem o ki imkanınız çoksa bırakın sanal alemde koru park turunu:)sadece kendinize güvenin ve hep mutlu kalın...

Uğur dedi ki...

Sorunun aynısını gittigidiyor ile ben yaşamaktayım şu anda. Aldığım telefonu bana söylenmeyen ayıpları olduğu için iade ettim ve satıcı binbir türlü yalan söyleyerek ürünü bana sorunsuz gönderdiğini iddaa etmekte, telefonu benim bozduğumu söylemekte.. gittigidiyor da parayı hesapta öylece bekletiyor herhangi bir çözüm alternatifi sunmadan. Sanırım sonunda bana da size olduğu gibi paranın yarısını gönderecek..

Profilinizdeki mail e ayrıntılı bir mail gönderdim umarım oradan yardımcı olursunuz :)

Adsız dedi ki...

gittigidiyor mu???
tövbeler tövbesi!!!
ASLA GÜVENMEYİN,ALIŞVERİŞ YAPMAYIN!
her bir operatör ayrı telden çalıyor.kimse kurallara uymuyor.
sorun çıkarsa paranızdan çok zamanınız boşa gitmekte,ki genellikle sorun çok çıkmakta!
benden söylemesi...

guven dedi ki...

gittigidiyor görebileceğiniz en ciddiyetsiz ve amatör ticaret sitesi. Ne yazık ki, binlerce shate rünün satış yeri olmasının yanı sıra, destek hatlarında, müşteri kayırmaları söz konusu oluyor. Tanıdıklarına taviz verdiklerine şahit olmuşluğum var.

Neden yasalrımız bu konuda geri kalıyor da bu tür sitelerin denetimi iyi yapılmıyor

Orhan dedi ki...

O gittigidiyor varya o, resmen taraf tutuyor. Ben ürün sattım 1001 yazacağıma 1010 yazmışım diye iade kargosunu bile ben ödedim. yok yani böyle birşey. adam resmen alıcının tarafını tutuyordu. mailleşmeler yazışmalar vs vs vs. sonunda yine zararlı çıkan ben oldum.