Çarşamba, Nisan 16, 2008

Amerika'da Pompacı Olmak

Düella benden önce davranıp yazdı bu Balat gezisini. Arada söylemeyi unuttuysa ben söyliyim. Kendisi Balat sakinlerinin et değil de tavuk yemesinin ardındaki gerçeği anlayamadığı gibi, onlar da bizim Türk olduğumuz gerçeğini anlayamadılar. Ömrümde ilk kez Türkiye’de turist sanıldım. Hadi Hans kılıklı Şövalye’nin yanında yürüyordum diye sanılmış olayım ama yine de beni turist sanmak zordur yahu. Düella, Şövalye ve ben, dağcı rüzgarlıkları, kargo pantolonları, postacı çantaları içinde yürürken yanından geçtiğimiz banklardan çocuklar bize ’hello hello’ diye el salladı.

Gezi esnasında karşısına çıkan mangallardan, çekirdek dağlarından, türbanlardan ve küfürlü konuşmalardan rahatsız olan Beyaz Şövalye, Anglosakson bir ülkeye göç etme kararı aldı. Ayol iş kurdun daha burada yeni. Orada n’aaparsın, olduk. Hata bizde ki hala her söylediğini ciddiye alma eğilimindeyiz. O da ciddiye alıyor aslında ama üç dakika sonra unuttuğundan tutarlılığını kaybediyor ama o üç dakika boyunca gerçekten çok azimli ve kararlı duruyor. Orada da iş kurarmış. Vay, bizim lafımızın üstüne laf, ha? Biz de ona oralarda bu düdük mallarla para mara kazanamayacağını hatırlattık. Çtakk. Burası düdük olduğu için az biraz eli yüzü düzgün işlerle karnını doyurabileceğini ama Anglosakson rekabetinde yok olup gideceğini de ekledik. Hala susmuyor. Benzincide pompacılık yaparmış, daha iyiymiş. Yahu her Türk’ün Amerika’da 'en kötü' pompacılık yapması da ne klişe bir kurgudur. Evet, benzincide kasada kantinde falan çalış da pompacılık bir tuhaf. Bir Oregon’da bir de New Jersey’de pompacı vardır. Diğer her yerde kendi kendine doldurursun benzinini.

Benzin konusuna girdik madem. Gerçek kadınlar kendi benzinlerini kendileri doldurmazmış. Pelinat’ın Amerika’da ilk ayları, ablasıyla beraber takıldığı zamanlardı. Uzun mesafe yola çıkmış, Birmingham’dan bana, Atlanta’ya geliyorlardı. Bir benzin istasyonuna girmiş, arabada pompacı bekleşmişlerdi de ne gelen olmuştu ne giden. Hadi Pelinat neyseydi de ablası bir senedir oradaydı ve düzenli de araba kullanmaktaydı fakat gerçek bir kadına yapılması gerektiği gibi, benzini boşalmasına yakın kocası arabayı götürür, doldururdu. Neyse işte bizim şapşiler işin başa düştüğünü anlayıp kendi kendilerine benzin doldurmaya çalışırlar. Pompanın tetiğine basarlar ama bir şey akmaz. Hadi bu pompa bozukmuş diyip ikinci pompaya arabayı sürerler. Onda da aynı hikaye. Üçüncü pompa, dördüncü pompa derken pompa istasyonunun üstündeki bir kolu yukarı da kaldırmadan bu işin olmayacağını gösteren kocaman işaretin farkına varırlar da nihayet benzine kavuşurlar. O gün bu gündür gerçek kadın bilirim ben ablayı. Pelinat da gerçek kadındır aslında. O da az kalmadı sokaklarda benzini biterekten.

Şövalye ise inadına ışığı yanasıya kadar sürer arabayı bana bırakmadan önce ki ancak 25 km sonra yoluma düşen istasyona panik içinde kendimi zor atayım. Zaten bünye adrenalini fazlasıyla salgılıyor. Körüğe gerek yok. Anlatamıyorum.

5 yorum:

Sawyer dedi ki...

Pelinimle Athens'da bana ve benim mustakbel roommate Ruty'e ev ararken de benzinimiz bitmisti. Sonra bayagi bir kilometreler yuruyup benzin tasimistik, ama insan "those were the days" diyor simdi. Olsa da bi daha tasisak pelinim!

ruty dedi ki...

Bu arada DC'de de pompaci var. Benzincilerin cogunda pompalarin bir kismi "Full Service", bir kismi "Self Service". Yalniz "full service" (yani pompaci hizmeti olan) benzini daha pahaliya veriyor... Yoksa benim de gercek kadin olmaya hicbir sikayetim yok ama, bu benzin pahaliliginda bir de ekstra 3-5 dolar da turk pompaciya odeyemeyecegim. :)

Adsız dedi ki...

Nerede yazdı Düella? Blog gene private mi oldu?

-Meraklı Public

Hafiye dedi ki...

Yandaki linklerden Bekarlar Hanı'na teşrif ediniz lütfen

Hafiye dedi ki...

Burada herşey mecburi full servis. Temiz camımı silerler ve zaten var olan cam silme suyumu yoklarlar ve benden yine de 2-3 YTL alırlar. Memleketin işsizlik sorunu bu şekilde çözülüyor.

Yine de böyle devam etsin bence. Doğalgaz boru hattındaki tamiri bile ağzında sigarayla gerçekleştiren insanlarla es kaza aynı istasyonda havaya mavaya uçarız, allah muhafaza.