Salı, Nisan 22, 2008

İllallah Dedirtmek

Bu aralar hakkımda usançla konuşuluyor. Herkeslerce. Her yerde. İş ortamı malum. Doğruyu düzgünü söyle söyle söyle, eksiği gediği kapat kapat kapat sonra patla ve sus model. Kimseyle konuşmak isteme. İki yaş çocuklarının gözlerini kapatınca kimselerin onları görmediğini sanmasından bana da gelse diyorum. Gözlerimi kapatınca yok olmak hissinden.

Gözleri kapatınca rüyalar başlıyor. Melo başlattı, ben de sabahları uykuyla uyanıklık arası o flu anda yanı başımdaki deftere not ediyorum. Balık. Tren. Boncuk kolye. Diye. Bu sembollerine ne anlama geldiğini karıştırıyorum sonra. Genelde rüyalarımda bir yere yetişmeye, bir iş yetiştirmeye çalışıyorum ama işler hep sarpa sarıyor. Mesafeler uzuyor. Rötarlar oluyor. Falan. ‘Kaygı düzeyi yüksek insan’ın günlük yaşantısının uykuya yansıması yani özetle. Üzerine bir de sembol takınca moralim bozuluyor. Balık görmek iyi ama benimkiler bulanık denizde ve küçükler. O zaman balığın kısmeti az ve sıkıntılı oluveriyor. Trenle yolculuk yapmak hayırlı uğurlu bir şey mesela ama rüyamda trene bir türlü binemiyorum ki rötar üstüne rötar yiyor. Boncuk kolye küçük ve değersiz olaylar silsilesine işaretmiş. Falan.

Düella da işte yaka silken illallahçılardan. Onun işlerine biraz fazla burnumu soktum galiba. En deli olduğu şey. Onu al bunu alma. Onu ye bunu yeme. Onu yap bunu yapma. Derim ben. Çoğu zaman da demek için derim. Tavsiyeler yumağı.

Komşu bloglardan da tepki geldi ya Şövalye’yi yollasam da iki tek atıp açılsa diye. Kuruturum ben adamı.

Düella da Şövalyeci. 24 saat kesintisiz çekilemeyeceğim için 3’e 5’e bölünmemde fayda varmış. Şövalye’ye de ona da mola niyetine gerekirmiş bu parçalılık. Paslaşılıyorum aralarında.

Blog da işte bu molalardan biri nihayetinde. Siz de bana iyi bakın bu aralar, tamam mı?

4 yorum:

Ruty dedi ki...

Bakariz sana Hafiyya, merak etme.

Ben de hep ruyamda ucak kaciriyorum, ya da bir sunumum oldugunu son dakika hatirliyor ve hicbir sey hazirlamamis oldugum icin panik oluyorum.. Surekli kosturmaca, surekli bir panik hali. Bazi geceler de uykumda is yapiyorum, mesela slaytlar hazirliyorum, sas kodu yaziyorum ya da seminer yapiyorum falan. Hatta boyle geceler sabahinda gece yataga girdigimden daha yorgun kalkiyorum.

Rezalet. Gece uyurken bile bir stres, bir stres.

Sawyer dedi ki...

yahu okuya okuya bunlari sonunda dun gece bana da ucak kacirttiniz. Yani su hayatta olumden bile daha cok korktugum birseydir. Ucmadan bir hafta once sancisi baslar bende.

Bir de bu ucak olayindan sonra seni ve sovalyeyi gordum hafiye. Guya ben size gelmisim sabahin korunde, siz uyuyorsunuz hala. Ben kapiyi acmisim (ruya iste), sonra oturup meyve yemeye baslamisim kendi kendime, ozellikle de uzum. Sonra sen uyaniyorsun, sariliyoruz, orda bitiyo. Hadi anlat bakalim!

Hafiye dedi ki...

Rüyada uçağı kaçırmak aşarmayı umut ettiğin bir şeyin olmamasından yana endişe duyduğunu gösterir.

Rüyada kapı açmak kapıyı ise açan için hayra ve nimete işarettir. Kapıyı açan kişiye yeni manita habercisi de olabilir bu. Kapısı açılan eve, yani bize de bereket bolluk gelir.

Meyve yemek de çok iyi bir işaret. Aşk, iş, sağlık, herşeye dair iyilik güzellik demek. Üzüm görmek rüyaların en hayırlısıymış. Üzüm, devamlılığı olan toplu bir kısmete işaret. Mevsiminden önce yediysen (ki öyle) vaktinden önce erişeceğin anlamına geliyor. Hayallerin gerçek olacak demektir.

Bir tanıdıkla kucaklaşmak da uzun sürecek beraberlik anlamına geliyor.

Bir de şöyle düşün. Seyahat sıkıntın malum. Bana da oluyor. Türkiye'ye de yazları geliyorsun hep ve tabii ki üzüm oluyor yazın evlerde :)

Olsun ama ben işaret yorumlamayı seviyorum. Dün gece ben de ıspanak gördüm rüyamda. Ispanaklar da yumurtalar gibi Grade A, B falanmış. Grade A Ispanak arıyordum her yerde çılgın gibi.

Sawyer dedi ki...

yahu ne ruyaymis be! Ben her gece bunu gormek icin yatacam bundan sonra :)

Yataga yatmadan uzum yemekte fayda var demek ki!