Pazartesi, Haziran 05, 2006

Hafiye Artık Burada Oturmuyor

Dün evimden taşındım. Babam son gece doldurdu pınarları ama açmadı çeşmeleri. Anneme dedim ki sen yanında ol onun. Ben içeri gidip son kez yatağımda uyudum. Uyuyamadım. Uyuduğumu sandim. Ne duygulandım ne nostalji yaptım. Meşhur yumruk geldi gene oturdu boğazıma. Sonradan çekilmek üzere iki gün kadar orada kaldı. Sonra bu sabah uyandığımda yoktu. Geceyi Tombiş'le geçirdim, bacaklarımda bir sıcaklık. Bir çaydanlık fokurtusu. Bir Şero hatırası. Bu sabah uyandığımda bütün geçmişim ve bütün geleceğim de hüzünlüydü sanki.

Hadi hadi, çok efkardan öldük yahu. Taşınma günü cinneti, diycektim.


Bir baktım kapı çalıyor. Bir teyze. Kaşlarının yarısı turuncuya boyanmış, diğer yarısı kalemle kiremit rengi çizilmiş. Dedi ki, çöp atamazsınız çöp kutularına. Yer kalmıyormuş başkalarına. Ha bire zımbırtı boşaltıyoruz ya. Koca sitede dev çöp bidonu yok. Yan sitedekine götürücem ama tahmin edin ne oldu? Arabam bozuldu. Sattığım araba bozuldu, abi. Tamircide alıkondu taşınma günü. Üç tane minnak plastik çöp bidonuna kaldık. Hemen doluveriyor. Dedim ki, çağırıcam çöp departmanını belediyenin. Gelip alırlar. Yok, dedi. Ancak Çarşamba akşamı çıkarırsam çöpleri olurmuş o. İndik aşağıya, çöpleri gerisin geri eve taşımaya. Hop, gey dedelerden ufak tefek olanı geldi. Allaaa, dedim, yandık. Yok, yanmamışız. Dede kadınla kavga etti. Beni savundu. Hieyt, be, aslan parçası komşum benim. Hem seviyor hem dövüyor. Akdenizli mi acaba? Sonra döndü bana. Dedi ki, "Ben vergisini ödeyen bir vatandaşım". Yok, Amerikalı. Silme Amerikalı. Vergisini ödediği için daha işlevsel çöp atma hakkına sahipmiş. Sonra eyaletimizi aşağıladı Kaliforniyalı dede. Buralılar çok muhafazakar ve salakmış. Meraklı da. Kim taşınıyor evine, diye sordu. Şimdi lezbiyen yaşlı bir çift desem, endişe yapar diye ürktüm. Emekli iki baaayan, dedim. Yakasını silkti. Uff, buraya da hep yaşlılar taşınıyor, dedi. Sanki kendi 20 yaşında gibi.

Sonra bize iyilik yapası geldi. "Çöpleri getirip benim evin önüne koyun. Arabanız gelince atarsınız burdan. Yukarı taşıyıp yorulmayın." dedi. Olur, dedim. Teşekkür ettim. "Dikkat edin ama," dedi. Üç minik bidonda antifriz, araba camı suyu gibi şeyler vardı kapısının önündeki merdiven boşluğunda. "Onları yanlışlıkla atmayın çöp sanip". Tamam, dedim. Atmayız. Ayıp ettiniz. Dikkat ederiz.

İki saat sonra çöpleri atmak üzere gittiğimde bir baktım, dede o araba sularını taa merdiven boşluğunun en uzağına yerleştirmişti bile. Atmiycaz, dedik ama, ne olur ne olmaz diye pimpiriğinden boşandı anlaşılan. Ne güldüm. Ama ne.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

okuyorum

OzlemPansiyon dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
kubilay dedi ki...

simdi bu silinen comment ben de bir merak uyandirdi...

hafiye nedir durum?