Cuma, Ekim 20, 2006

Hafiye'nin Karakterleri

3- Ruş, Ruşen

Hepiniz tanıyorsunuz onu ama yeni okuyucularım var. Bileni var, bilmeyeni var. Duyanı var, duymayanı. Özetle Hafiye karakterlerinin en güzel, en seksi, en dansöz, en hamarat böcüğüdür. Annemin oğlu olsa Ruşen’i alırmış. Annemin bilmediği yönleri var ama, kadı kızının kusuru diyelim. Mesela, çok şefkatli ve sevecen bir anından kaprisli bir cadıya dönüşebilir; bu dönüşümün deterministik sebepleri olmayabilir. Bize de baarıyor, çaarıyor mesela. Susup oturuyoruz. Sonra ateşi geçiyor, gelip yeniden okşamaya başlıyor. Anahtar kelime: susmak. Aslında benim gibi analiz kumkuması insanlar ille de mantığına, sebebine kasar ya, o yüzden daha bir sıkı takibe aldığımda şuna vardım. Yardım etmek gibi yüce bir niyetiniz dahi olsa başına kalabalık etmeyeceksiniz.

Fakat temizlik krizi geldiğinde ne yapılacağına dair hala bir fikrim yok. Mesela Salı gecesi saat 11 olmuştur. TV karşısında biranız ılımış, uykunuz hafiften çökmüş, koltukta yamuk oturmaktan beliniz ağrımış ama kalkıp postunuzu düzeltmeye dahi takatiniz yokken niyeeeaahh, bizimki çıkagelir, elinde tozbezi ve fısfıs camsillerle. Ovar ovar ovar. Ya da bir elektrikli süpürgeye biner gelir; emirler yağdırır. Kalk oradan, şuraya geç. Süpürür, süpürür, süpürür. Şimdi oradan kalk, buraya geç. Arada kızgın bakışlar. Kitlenirsen yandın. Söylenir, söylenir, söylenir. O saçını süpürge ederken biz yan gelip yatarız. O sorumlu, biz sorumsuz. O aklıbaşında, biz deli. Anahtar kelime neydi? Susmak!

Geçenlerde Moguz geldiğinde anlatmıştı. Evindeki halıları yıkamış haftasonu diye. Öyle bir şaşkınlık indi bize. Sonra Pansiyon’un harita halılarına baktım, içim karardı. Oya kocasına geri döndü de temizliğe yeniden başladı, allahtan. Şövalye’nin Bezar’ı temizlikte ‘bir inci’ ama organizasyonda ‘son uncu’ydu zira. Oya’ya dedim, silsek ya şunları? Bu halılar ölmüş, dedi. Ruş hatun Amerikalar’da halılar dövüyor,siliyor da biz burda elimizin altında arapsabunları, ucuz işgücü, yalanız yani.

Ruş hakkında hala aklıma gelip de haşla güldüğüm üç beş satırı ekliyim, size daha iyi fikir verir belki arızalarına dair:

DC’ye ilk taşındığında acilen ev lazımdı, çok da bakınmadan daire kiraladığı apartmanda bol miktarda Ortadoğulu, zenci, Hintli, Çinli falan vardı. Ne bileyim işte, DC’nin klasik demografisidir ki bu zaten. Bizimki sonradan bir burun kıvırmak, bir beğenmemek. Aynen şunu dedi bana asansörde evine çıkarken: “Höfff, minority apartmanına düştüm, çok fena”. Dedim, sen doğma büyüme Virginalı mısın başıma? Allahın Adanalısı. Şapti koko.

Bir de sen böyle güzel ve bakımlı bir hatun ol, çıktığın herifler senin güzelliğinle ters orantılı olsun. Yok böyle bir şey. Pansiyon’un kilo aldığı bir dönemdi de diyorduk ona, kilo ver diye. Niye, dedi. Sağlık mağlık, dedik. Yerim sağlığınızı, dedi. Devam etti. Erkekler için kasıyormuşuz aslında spor, diyet, sağlık falan. Onun öyle erkek bazlı derdi yokmuş. Kaldı ki, Ruşen kasıyormuş öyle, her bir yerine ayrı kremler sürerek, 100 gram alsa dert ederek, sporlar, saunalar felan sonunda da çirkin çocuklarla beraber oluyormuş. Sonuç buysa o yatar yuvarlanır, daha iyiymiş. Yatıp yuvarlanarak bile daha güzel oğlanları bulabilirmiş. Doğru söze bir şey diyemedik, tabii.

Şimdi ille de klasik bir tanımlama, tanışlama diye tutturursanız, Ruşen’le 1994’ten beri beraberiz. Pelinat’la -ki o da yakında nasibini alacak bu sütünlardan- bölüm arkadaşımız çıktı. Öyle de kaldı. Amerika’ya Türkiye’den transferlerimin sonuncusudur. Bir sene Georgia’daydı. İki yıldır DC’de yaşıyor. Bu aralar buraya geri döndürmeye çalışıyorum. Gel, dedim, geeeel!

8 yorum:

rusen dedi ki...

Valla, dogru soze ne denir? Hafya guzel yazmis. Var biraz cadilik iste.. Gurur duydum yalniz. Kimse benim icin makale yazmamisti daha once:)

Ben yakinda TR'ye degil ama New York'a tasiniyorum..

Baby steps. Yavas yavas arayi kapatiyorum. Artik direk ucus menzilinde olacaksiniz.

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

hafiye korkulur valla senden.. diline dustu mu, kurtulus yok galiba... butun kagitlar dokulmus meydana.. Allahtan sanal arkadasiz... yoksa benim OCD tavirlarim seni de cileden cikarirdi.. Bak Rusen Ny'a tasiniyormus, belki sen de gelirsin gezmelere, Rusen'i, Muhtari ziyarete.. (Belediyeden komisyon aliyorum ya gelen her turk turistten :-)

rusen dedi ki...

Kizim halilari kendim yikamadim bu arada... Hic isim olmaz. Kol gucu falan gerek ona.

Cirkin deyip begenmediginiz cocuklar gelip hali yikiyorlar evimde, el-ayak masaji yapiyorlar, kul kole falan oluyorlar.. Bilmem haberiniz var mi?

Adsız dedi ki...

rusen gercekten iyi kul kole eder adami. guzel konusmus.

Cozie Ozie dedi ki...

Rusen, anacim blog'lardan ogreniyoruz, NYC isi kesinlesti mi??? Karar verdin yani? Anlat anacim, bak haftaya Halloween, Cumartesi G'town'da party var. Umarim buralarda olursun da gorusuruz. Bu arada, helal dedim HAFIYE, yazilarin super. :) Herkese iyi haftalar,

-Moguz Yangin!

rusen dedi ki...

kim ayol bu anonymous densizi? adini soylesene kardesim.

Onur dedi ki...

Rusen superdir!!!! DC'nin en guzel kadini ve partilerde ic gecirerek anacagim dans partnerim... Ben soyle beraber ev keyfi yapmayi bile ozledim.

Arada cadilastigi da dogru, iste baharati olsun. 2 senede ben cok ender gordum oyle cadi hallerini.

Adsız dedi ki...

Rus'un yeni sevgilisi yakisikli canim bir kere. Hatta kiskanc bir erkek-Rus kim oldugunu tahmin edecektir- soyle bir yorum yapti, "bu cocuk aptal, Rus yakisikli diye begeniyor". Ben de, "ustume iyilik saglik, Rus pek sallamaz oyle seyleri" demistim netekim. Bu arada Hafiye, seni aramaya korkuyorum vallahi, bloguna duserim diye. Sonra tekrar eden karakter olurum, adima entry girersin falan. Aaaa, dusuncesi bile fena etti beni. Dak.