Çarşamba, Ekim 04, 2006

Ne Dedim Ben Şimdi?

Kıl oldun mu bana iyice? Çok güzelim, çok kokoyum, çok bir taneyim, çok jöntürküm, akıllı bıdığım ve herkesler peşimde diye gözüne gözüne sokuyorum diye her dakka. Bir rahatla, ey şapşi okur! Belki burada histerinin haritasını çıkarıyorumdur. Belki eğleniyorum sadece. Çoğunlukla da dalga geçiyorum. Boş işleri hayatın. Bu blog da boş. Satır aralarına incelikler sıkıştırabiliyorum bazen. Kafam iyiyse.

Pansiyon'a laf sokuyorum. Sokuyorum yani. Kavga etmeyi severim. Gazı da yedim ama devam edemedim şimdi kıstırmışlar falan kızı And Dağları'nda. Bir tekme de ben vurmayayım. Ama bir yandan kaşıntı sonsuz. Ne işin var dağın başında? Hıı? Ne? Burda pansiyonda kozi kozi yaşardık kırmızı polar battaniyemizin altından uzattığımız ayaklar koltuğun kırık yanlarını devirerekten. Aliye'nin yeni sezonuna takılırdın . Çok sosyal içerikli olmuş. Eski feministsin, severdin sen. Kadın sığınma evlerinin falan altı çiziliyor. Koko manken kadın oyuncular var. Çok inandırıcılar o boy pos, makyaj ve süsle varoş kadınlıkları. Armutlu gecekondularında yaşıyorlar rol icabı. Bıyıklı adamlardan dayak yiyip sokağa atılıyorlar dizide. Sonra diziyi tanıtmak için aynı kanalın şapti sokak muhabirleri gelene geçene soruyor. Kadına şiddet hakkında ne düşündüklerini. Herkes çok medeni. Herkes çok uzak şiddete. Yen içinde kalsın utancımız. Dışarıya mis gibi. Miş gibi. Mış gibi.

Sonra Pazar günü. Şövalye'nin kankaları beni duyuyor ama sadece bir gönül eğlencesiysem görücüye çıkmasam da olurmuş. Şövalye'ye dedim. Benle eğlen yani. Ciddi olma. Eğlendir gönlünü. Nesi tu kaka ki bunun? Eğlenemedi galiba. Kalktık buluşmaya gittik . Daha doğrusu, gitmeye kalktık. Yolda araba durup dururken bozuldu. Dibi delinmiş arabanın. Salı günü de park halindeki bir başka aracın sol tarafını biraz azaltmıştım. Özetle 5000 km'ye varmadan arabayı dağıttım. İstanbul'a bu kadar dayanıyor benim direksiyon. Obur-söken derdi anneanne. Azman yani bir nevi. Mal dayanmayan. Çabuk eskitip atan.

Çekici geldi artık. Sorduk abiye. Karşıya geçiyormuş. Biz de! Israrla Şövalye'nin arkadaşlarıyla buluşcaz. Bindik çekici kamyonuna. Tır tır. Haaan. Haaaaan. Karşıya geçtik. Emniyet kemerimi bağlamak istedim. Kemer var ama kilidi yok. Öyle omzuma doladım artık. Bu haliyle çalışır mı diye şöyle bir iki deneme de yaptım kendi kendime. Sanki ani fren yapmışız gibi hoh diye kendimi öne atmalar falan.

'Aldırma, minnom. İlla ki bağlaman gerekmiyor'

Gerekiyor ama gerekiyor işte! Hava güzel, boğaz güzel, yukardan yukardan seyir güzel ama uf işte. Kemer takılı değil, kilit kapalı değil sıkıntısı fena. Çok fena.

2 yorum:

Kubilay dedi ki...

ne oldu hafiye?
Cok sIkIlmIssIn sen bu hafta.

Seni bir daha bi Dubai'ye gonderelim.

OzlemPansiyon dedi ki...

and daglarini birakali cok oldu; manaus´tayim. amazon beni bekler:)
senin laflari bana komaz canim. egleniyoruz ne guzel. ozledim.