Salı, Nisan 04, 2006

Mind Eraser

Bourbon'daki karaoke barda bir yandan coluk cocugun soyledigi 80li yillarin sarkilarini dinliyorduk, bir yandan da pina colada'larimizi hupletiyorduk. Agzimdaki asiri sekerli alkolden de, yapis yapis nemden de bayilmistim. Alex daraldi, basti gitti. Karsi taraftaki barlardan birinde olucam, dedi. E, iyi, dedik. Sikintidan yine Dülla'ya satastim. Otelle Bourbon arasi on dakikalik yuruyuse mizik yapmisti. Ustelik seyri bol Canal Street'e ragmen yurumek istemiyordu. Otel cok uzakta diye soylendi. O on dakikada yine yeniden cisi de geldi. Gunlerdir su iciriyoruz ona zorla. Bunyesi tutmuyor suyu. Yol boyunca kervan gecmez Mississippi benzinliklerinde yarim saatte bir cis molasi vermek durumunda kaldik. Onu yolda birakmakla tehdit ettim. Bu fikir hosuna gitti. Mississippi'nin gulu olurum, dedi. Sonra da su icmemekle bizi tehdit etti. Hayrina ne yapsak bize giriyor zarari. Ustune de mizik. Olsun. hadi, cikalim, dedim. Alex'i bulalim.

Karsidaki ilk bara girdik. Ismi Oz. Gey, lezbiyen bariymis. Iceri girer girmez zincirli izbandut bir hatun Düella'nın kolunu oksadi. Gayriihtiyari Düella'ya sokuldum. Bizi cift sandilar. Rahat biraktilar. Bara oturduk. Barmaid de izbandut. Bira istedik. Bosverin, size bir kokteyl hazirliyim, dedi. Tezgahin uclarinda Amerikan bayrakli tangalariyla tuysuz ve tas oglanlar dans ediyor. Arsiz bir gorgusuzlukle bayraklarin dalgalanmasini izliyoruz. Bir tanesi nasil bir elektrik aldiysa bizimkinden barin tepesinden indi ve Düella'yı omzundan optu. Bu sirada kokteylimiz hazirlandi. Bardakta kahverengi bir sivi. Icine uc pipet koymus hatun. Bir hupte bitirilmeliymis. Raconu oymus.

Hafiye: Ismi ne bunun?
Barmaid: Mind eraser
Hafiye: Ne var icinde?
Barmaid: Votka, kahlua, tonik
Düella: Neymis neymis?
Hafiye: Mind eraser
Düella: Eraser neydi?
Hafiye: Silgi. silen sey. Hafiza silici yani
Düella: Hafizamiz mi silinecek? Sabah kadinin yatagindan cikarmisiz, hatirlamazmisiz, hehe.

Barmaid bizimle sicak bir dostluk pesinde. Ucumuz birden huplettik ickiyi. Tadini sevmedim. Ozlem yine sordu, "Ismi neydi bunun?". Mind eraser, dedim. Gercekten ise yariyor galiba. Ha bire unutuyorsun adini. Gece boyunca en az 15 kez daha unuttu ickinin adini. Bazen 'mind'i unutuyor, bazen 'eraser'i. Alex'i bulamadik. Gunun ucuncu posta beignet ve cafe au lait'sini icmek uzere zorla Cafe du Monde'a surukledim onu. Karsiliginda otele yurumeyecegini deklare etti. Taksiye binip donduk uc adim mesafeyi.

Odaya girdik, yorgunluktan pestil olmustum, uyumak uzereydim ki laranlik odada Düella'nın kisik sesi yükseldi:

Düella: Ne 'eraser', ne 'eraser'di????
Hafiye: Mind eraser, Düella. MIND ERASER.

6 yorum:

OzlemPansiyon dedi ki...

süper:)
ben yazsam aynen böyle yazardım...
ve vallahi de billahi de hatırlıyordum içkinin adını.

Hafiye dedi ki...

Yalanciktan mi soruyordun peki? Hani iki yildir bu ickinin adi soruluyor. Ismimden cok bu ickinin adi soruldu galiba bana. Sayende :)

OzlemPansiyon dedi ki...

Duzeltme yapmak istiyorum: Fesimiz uctu, sallanan amerikan tangalarini gorunce. Hic de oyle arsiz bir gorgusuzlukle bakmadik. Aaaa. Kamuoyunu yaniltmayalim!

Norleans'tan dondugumde 5$'a aldigim boncuklari dagitmistim is arkadaslarima. Herkes o boncuklari hala bilegimin hakkiyla kazandigimi sanir:)

Hafiye dedi ki...

Seni mi kiricam? Oyle olsun. Gormemistik oyle bisi. Gorgusuzduk iste. Sonra da arsizliga vurduk gibi 'geldiydi' bana.

Diydiy.

Adsız dedi ki...

Alex ile daha sonra ancak oglen gorusebildiginizi de anlataydin. Alex'in de hafizayi bi kazimisti hafiften Norlians.

Hafiye dedi ki...

Onu da anlatiriz. Alex'i mi kiricaz?